ODTÜ Bileşenleri

  • 2019- 2020 Güz Şenliği’ne Davetlisiniz!

    Mavi Otobüsümüz geldi.

    Tüm ODTÜ bileşenleri ile birlikte binelim ve yerlerimizi alalım. Geçmişten bugüne uzanarak; bilimselliğin, özgürlüğün ve devrimci mücadelenin vazgeçilmez değerlerini bugüne taşıyarak geliyor Mavi Otobüsümüz.

    ODTÜ Mezunları Derneği;
    2019/2020 öğretim yılının açılışını Güz Şenliği ile kutluyor.

    ede0e50c-5461-4e11-9f13-0b3e57347dec 

    Tüm ODTÜ bileşenlerini, özellikle öğrenci arkadaşlarımızı 20-21 Eylül tarihlerinde şarkılarımızı birlikte söylemeye davet ediyoruz.

    Bir bütün olduğumuzu, özgür güzel bir gelecek için hep “var olacağımızı” vurgulamak için bir araya geliyoruz.

    ÖĞRENCİLER, ÖĞRETİM ÜYELERİ, MEZUNLAR, ÇALIŞANLAR, AİLELER, ARKADAŞLAR
    20-21 EYLÜL’DE ÇİM AMFİYE…

    *Girişler herkese açık ve ücretsizdir.

    Saygılarımızla,
    ODTÜ Mezunları Derneği

  • Kamuoyuna Çağrımızdır

    Son günlerde ODTÜ’de yaşanan olumsuzluk ülke genelinde hakim olan hukuksuzluğun çirkin bir uzantısıdır.

    ODTÜ’de başka bir kurumun otoritesi, ODTÜ’ye polis girmesi, kapılarda kontrol yapması kabul edilemez.

    Gelinen noktada; KYK protokolü iptal edilmeli, ODTÜ Bileşenlerinin katılımı ile belirlenecek alanda Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının önerisi değerlendirilerek yurt yapılmalıdır.

    Biz ODTÜ Mezun Dernekleri Konseyi olarak başlatacağımız kampanyayı; ODTÜ Bileşenleri, DKÖ, meslek örgütleri ve destekçi belediyelerden oluşacak bir platform yönetiminde yürütmeyi öneriyoruz.

    ODTÜ hakkında karar verme hakkı ODTÜ’lülerindir.

    Sayın Rektör’ü de bu çağrıya kulak vermeye davet ediyoruz.

    ODTÜ MEZUNLAR KONSEYİ

  • ODTÜ yerleşkemize KYK tarafından yapılması ve işletilmesi protokole bağlanan öğrenci yurdu hakkında açıklama

    Değerli Üyelerimize ve Saygıdeğer Kamuoyuna

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi; özgür düşüncenin, bilimin, ilerlemenin, çağdaşlığın ve sömürüsüz bir dünya yaratma umudunun yaşatıldığı, kıraç topraklarda yeşertilen köklü bilim ağacının adıdır.

    Bu bilim ağacı; öğrencileri, mezunları, çalışanları, akademisyenleri ve çorak bir arazinin ortasında yaratılan ekosistemiyle bir bütündür ve ancak bu bütünsellik içinde, toplumdaki saygın ve etkin varlığını sürdürebilir ve sürdürecektir.

    Son dönemde, ODTÜ yerleşkesi içinde, “Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından inşa edilecek ve işletilecek öğrenci yurdu” konusu, yazılı ve görsel medyada ilgili ya da ilgisiz kesimlerin yorumları ile yer almaktadır. Yaklaşık 14 ay önce başlayan söz konusu yurt inşası sürecinin, yönetime geldiğimiz tarihten (10 Haziran 2018) yaklaşık 2 ay önce (10 Nisan 2018) Üniversite Yüksek Kurulu’nun (ÜYK), KYK ile imzalanacak protokolü onaylaması ve nihayet 21 Mayıs 2018 tarihinde de KYK ile ODTÜ Rektörlüğü adına protokolün imzalanması ile tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu süreçte Rektörlük, kurumsal olarak ODTÜ bileşenleri ile bilgi paylaşmamıştır.

    Konu kamuoyuna yansıdıktan sonra yapılan görüşmelerde ise Rektörlük, “konunun aylardan beri tüm dekanlarla paylaşıldığını ve ÜYK’nın onayının alındığını” belirtmiştir. Öğretim Elemanları Derneği (ÖED) de üniversite bileşenlerinin ODTÜ içindeki akademisyenlerinin yetkili kuruluşu olmasına karşın, (protokol aleniyet kazanana kadar) protokol içeriğinin, Rektörlük tarafından kendileri ile paylaşılmadığını belirtmektedir. Mezunlar Derneğimiz, Sendika ve ÖTK ile de protokol imzalanana kadar, bir bilgi paylaşımı yapılmadığı anlaşılmaktadır.

    Protokol imzalandıktan sonra göreve gelen Yönetim Kurulumuz, yurt konusu gündeme geldiğinden bu yana, tüm ODTÜ bileşenleri nezdinde günü gününe konunun takipçisi olmuştur. Spekülasyonlara yol açmayacak biçimde doğru bilgi edinebilmek ve ODTÜ’nün hiçbir biçimde zarar görmemesi için en doğru yöntemle mücadele etmek adına, titiz ve sorumlu bir yaklaşım içinde olmuştur.

    ODTÜ yerleşkemize KYK tarafından yapılması ve işletilmesi protokole bağlanan öğrenci yurdu ile ilgili görüşlerimiz şöyledir:

    ODTÜ’de okuyan öğrencilerimizin yurt gereksinimi vardır ve artmaktadır. Rektörlük açıklamasına göre; halen 400’den fazla ODTÜ öğrencisi, ODTÜ yerleşkesi dışındaki KYK yurtlarında barınmaktadır. Yapılacak yeni yurt, hem bu öğrencilerin hem de talepte bulunan yeni öğrencilerin (yaklaşık 1400 kişi) gereksinimine yanıt verecektir. Dolayısıyla, yaklaşık 2000 öğrenci için yurt gereksinimi olduğu anlaşılmaktadır. Arzu edilen, yurtların ODTÜ olanakları ile ve/veya mezunlarımızın ODTÜ ruhuna uygun bir biçimde böylesi bir gereksinimi, KYK’ya bırakmadan karşılayabilmesidir. Bu yapılamadığı takdirde, yurt inşaatının KYK ya da bir başka kurum tarafından inşa edilmesine (bunun karşılığında kabul edilmez bir talep olmadığı sürece) bir itirazımız söz konusu değildir.

    İnşa edilecek yurtta, 2000-2500 civarında ODTÜ öğrencisinin barınacağı gene Rektörlük tarafından ifade edilmektedir. Protokolün 3. Maddesinde “… sadece ODTÜ öğrencilerinin barınacağı, … yurtların dolmaması durumunda dahi ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği …” hususu hükme bağlanmıştır.

    Mezunlar Derneği olarak en büyük kaygı ve itirazlarımız, protokolün 5. ve 6. maddelerinde yer alan hususlarla ilgilidir. ODTÜ yerleşkesi içinde yer alan yurtlara (her ne kadar ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği taahhüt edilmiş olsa da) “yerleştirme ve barındırma kriterlerinin KYK tarafından belirleneceği” hususu (6. Madde), kabul edilebilir bir husus değildir. Bu kriterlerin ODTÜ Yönetimi tarafından belirlenmesi, şeffaf biçimde tüm ODTÜ Bileşenleri ve kamuoyu ile paylaşılması, asgari talebimizdir. Benzer biçimde, ODTÜ yerleşkesinin içinde yıllardır tüm yurtlar ODTÜ Rektörlüğü’nün ilgili birimlerince işletilirken, yurt inşa etti diye, işletmenin de KYK’ya bırakılması, gene kabul edilemez bir husustur.

    Bu düşüncelerimizi paylaşmak üzere, Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanımızın, yönetim kurulumuz ve Konsey adına (tüm ODTÜ Mezunları Dernekleri ve Şubelerini bir çatı altında toplayan Konsey Dayanışma Komitesi – KDK); ODTÜ Rektörü’ne yaptığı görüşme başvurusu, Sayın Rektör tarafından kabul edilmemiştir. Bu tavır, ODTÜ bütünlüğü ve asgari nezaket kuralları ile bağdaşmadığını düşündüğümüz bir husustur. Randevu talebi kişisel değil, kurumsal nitelik taşımakta ve diyalog kapısını açık tutma sorumluluğu ile yapılmaktadır.

    Sayın Rektörün bu tutumu, Mezunlar Günü dolayısı ile Rektörlük ile Yönetim Kurulu Başkanımız ve Konsey’de yer alan Başkanlar arasındaki sabah kahvaltısında, Başkanımız Sayın A. İrfan Türkkolu tarafından Sayın Rektör’e iletilmiştir. İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği başkanımız da “bu randevu başvurusunun Konsey adına yapıldığını ve bundan böyle de daha önce olduğu gibi, ODTÜ’nün çıkarlarını savunmayı sürdüreceğimizi” ifade etmiştir.

    Değerli üyelerimiz ve saygıdeğer kamuoyu,

    ODTÜ’nün devrimci ve çağdaş ruhunu yaşatmak, sadece bizim değil, tüm bileşenlerinin ve ODTÜ ruhuna inanan yurtsever kamuoyunun da görevidir. Rektörlük dahil tüm yönetim görevleri, gelip geçicidir. Bu nedenle tüm eylemlerimiz, söz konusu görevler sona erdiğinde, parçası olduğumuz ODTÜ bileşenlerini, üniversitemiz adına ve ODTÜ ruhuna yaraşır biçimde temsil edip etmediğimiz noktasında değerlendirilecektir. Konsey bileşeni olarak bizler, tüm görüş ve uygulamalarına katılmasak bile, attığımız adımlarda, üniversite yönetimine karşı değil, ODTÜ’den yana olma kaygı ve sorumluluğu ile hareket ediyoruz; diyalog kapısını açık tutmaya özen gösteriyoruz.

    Bu düşüncelerle; üniversite yönetimini, protokolün 5. ve 6. maddelerindeki hususları, kaygıları giderecek biçimde yeniden düzenlemeye davet ediyoruz.

    Söz konusu yurdun inşası için tüm mezunlarımızı, akademisyenlerimizi, çalışanları ve öğrencileri; yurdun KYK yerine bizlerin katkısı ile yapılabilmesi ve işletilmesi için seferberliğe çağırıyoruz.

    Saygılarımızla,

    ODTÜ Mezunları Derneği
    Yönetim Kurulu

  • Öğretim Elemanları Derneği Yönetim Kurulu’nu ziyaret ettik

    9-10 Haziran 2018 günlerinde gerçekleştirdiğimiz Olağan Genel Kurulumuz sonrası 26 Haziran Salı günü saat 10.30’da Güneş Evinde ÖED Yönetim Kurulu ile keyifli ve verimli bir toplantı yaptık.

    ODTÜ ve ODTÜ’lülüğü savunan ODTÜ bileşenleri olarak yeni dönemde birlikte neler yapabileceğimizi konuştuğumuz toplantıya ODTÜ Mezunları Derneği adına Yönetim Kurulu Başkanımız A. İrfan Türkkolu, Başkan yardımcısı Şölen Şen, Başkan Yardımcısı Mete Mutlu, Sekreter üye Nüket Özdemir ve Yönetim Kurulu üyelerimiz Tülay Tay ile Selçuk Güzeloğlu katılırken, Öğretim Elemanları Derneği adına; Prof. Dr. İnci Gökmen, Ataman Özdemir, Pelin Bayındır, Salih Özçubukçu, Besim Can katıldı.

    ODTÜ bileşenleri ile yapacağımız görüşmeler sonrası tüm bileşenleri bir araya getirerek; ODTÜ’yü tüm bileşenleri, doğası ve kültürüyle savunmak, özerk ve demokratik üniversite mücadelesini yükseltmek için neler yapabileceğimizi planlamayı hedeflediğimizi belirttik.

    Ortak etkinlik başlıklarını sıraladığımız toplantı başarılı bir dönem geçireceğimize olan inancın vurgulanması ile sona erdi.

  • ODTÜ Bileşenleri Basın Açıklaması Çağrısı

    ODTÜ Bileşenleri olarak herkesi, üniversitelere yapılan saldırılara karşı yapacağımız açıklamaya katılmaya davet ediyoruz.

  • ODTÜ’deki Disiplin Soruşturmalarına İlişkin Bilgilendirme

    ODTÜ Bileşenleri olarak 29 Ekim 2016 Cumartesi günü yayınlanan son iki KHK ile akademik özgürlüklere dair daha da derinleşen kaygılarımızla, son dönemde okulumuzdaki disiplin soruşturmalarının olası hukuki ve toplumsal sonuçlarına dair hazırladığımız bilgilendirme notunu sunuyoruz.

    Bilgi notunun genel çerçevesini aşağıda, hukuki yorumları içeren ayrıntılı belgeyi ise ekte bulabilirsiniz.

    Saygılarımızla,

    Eğitim Sen Ankara 5 No lu Şube ODTÜ İşyeri Temsilciliği
    Orta Doğu Ögretim Elemanları Derneği
    ODTÜ Mezunları Derneği

     

    *ODTÜ Bileşenlerinden Kamuoyumuza Bilgilendirme Notu ve Tutum Almaya Davet:*

    Üniversite yönetiminin gündeme dair yapmakta olduğu bilgilendirmeleri yönetimin üniversite mensuplarını alınan kararlar ve uygulanışları konusunda katılımcı olmaya daveti olarak anlıyoruz.

     Bu bağlamda 24 Ekim tarihli Gündemdeki Konularla İlgili Bilgilendirme başlıklı e-postayla gönderilen belgenin sonuç kısmında belirtilen ifadeyi ODTÜ kamuoyunun dikkatine sunarız:

    Üniversitemiz idari ve akademik personeli hakkında başlanmış ancak henüz sonuçlandırılmamış disiplin soruşturmaları ile açılacak disiplin soruşturmaları, mevcut yasal düzenleme yapılıncaya kadar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 vd. maddelerinde yer alan usul ve cezalar esas alınarak yürütülmektedir.

    Bu bilgilendirme üniversitemizin yetkili sendikası olan Eğitim Sen in üye ve yöneticileri hakkında açılmış ve usulden kaynaklı sorunlarla YÖK ten geri çekilmiş soruşturmaların tamamlanması süreci ile ilgilidir.

    ODTÜ bileşeni kurumlar olarak hukuki danışmanlıklar vasıtasıyla da süreci başından itibaren takip etmekteyiz. Dolayısıyla, üniversite yönetiminin bu soruşturmalar bağlamında aldığı hukuki tavrın gerek bu soruşturmalar özelinde gerekse ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal koşullarda üniversitemizin akademik özerkliği güvenceye alan özgürlükçü ortamını bozacak ve üniversite kamuoyunun adalet duygusunu zedeleyecek yeni gelişmelere yol açacağından kaygılıyız.

    Üniversitemizde katılımcı karar alma mekanizmalarına verilen öneme güvenerek söz konusu soruşturmalar hakkında Üniversite Yönetim Kurulu üyelerine hukuk danışmanlarımızın hazırladığı bilgi notunu ileteceğiz. Bunun ötesinde, üniversite kamuoyunu üniversitemiz yönetimince 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun disiplin işlemlerinde kullanılmaya başlamasının yaratacağı sorunlar konusunda bilgilendirmek isteriz.

    Bu görüşümüzün gerekçelerini açıklayabilmek amacıyla hukuki sürecin gelişimini ve mevcut hukuki durumu özetleyen kısa bir bilgi notunu aşağıda dikkatinize sunuyoruz.

    Bu notun sonuç olarak bize söylediği, mevcut hukuki boşluğun esas olarak TBMM’nin onayı ile 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa disiplin ile ilgili gerekli maddelerin eklenmemesinden kaynaklandığı; siyasi nedenlerden kaynaklanan bu durumun yarattığı sorunların, yasa koyucu gibi iş görmeye çalışan yargı (burada Danıştay 8. Dairesi) tarafından giderilmeye çalışıldığı; bütünsellikten uzak bir biçimde idare edilmeye çalışılan bu durumun, pek çok belirsizlik, *de facto*/fiili çözüm, dolayısıyla da hak ihlali ve karşı davayı gündeme getirdiği ve getireceği; bunlar sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü hak kaybının tazminin ise, mevcut hukuki belirsizlikler içinde bu kararları almayı tercih edenler tarafından karşılanmak durumunda kalınacağıdır.

    Hukuki belirsizliklerin olduğu bir durumda üniversite mensuplarını akademinin özerk alanından çıkarıp devlet memurluğu çerçevesine sokmak, ülkemizdeki başka üniversitelerin mensuplarını baskılamak için sıklıkla uyguladığı bir yöntemdir. Ne var ki, ODTÜ bilimsel özerkliği, özgürlükçü ve baskıdan uzak ortamı ile en zor koşullarda bile ülkemize umut veren, öncü bir kurum olmuştur.

     657 Sayılı Kanunun disiplin işlemlerinde uygulanması hakkında duyduğumuz endişeler ilk elden Eğitim Sen üye ve yöneticilerine açılan soruşturmalarda belirgin hale gelmekte olsa da gündemdeki bu uygulama aslında tüm üniversite çalışanlarımız için bağlayıcı olacaktır. ODTÜ bileşenleri ve temsil ettiği değerler bakımından ODTÜ’yü sahiplenen kamuoyu için önemli ve ciddi sonuçları olabilecek meselelerde aceleyle davranılması da telafisi güç hukuki yanlışlara düşülmesine zemin hazırlayacaktır.

    Üniversitemiz hukukçuları ve yönetimi ile konuyu yakından takip eden kurumlarımızın hukukçuları ve temsilcilerinin ivedilikle konu üzerinde fikir alışverişinde bulunmak üzere bir araya gelmelerinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Hukuki belirsizlik giderilene kadar da üniversite yönetimini var olan soruşturmaları durdurmaya davet ediyoruz.

    ODTÜ kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

    Eğitim Sen Ankara 5 No lu Şube ODTÜ İşyeri Temsilciliği

    Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği

    ODTÜ Mezunları Derneği

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı