basın açıklaması

  • MOĞOLLAR KONSERİ İPTALİ HAKKINDA AÇIKLAMA

    Sayın Üyemiz,

    Mezunlar Günü etkinlikleri içinde düşünülen konserin iptal edilmesinin bu denli “konu”  edilmesini ibretle izliyoruz.

    Organizasyon firması ile aramızdaki eksik veya yanlış bilgilendirme/bilgilenme sonucu oluşan olumsuz durum nedeni ile elbette üzgünüz.

    Ancak konseri iptal edilen bir sanatçı ya da grubun açıklama yapmasını ve bir kısım medyanın bunu muhatabına sorma gereği duymadan haber yapmasını garipsediğimizi de belirtmek zorundayız.

    Konserin Derneğimize mali yükü olmayacağı doğrultusundaki bilgilenmenin/bilgilendirmenin yanlış olduğunun anlaşılması üzerine konser, tarafımızdan değil, organizasyon firması tarafından iptal edilmiş ve durum üyelerimizle paylaşılmak zorunda kalınmıştır. Elbette bu konu, organizasyon firması ile değerlendirilecektir.

    Bizim kusurumuz olmasa da yaşadığı bu olumsuzluktan dolayı Moğollar Grubu’ndan ve bu seçkin grubu dinlemek için beklentiye giren üyelerimizden özür dileriz.

    Keyfiyeti saygılarımızla duyururuz.

    ODTÜ Mezunları Derneği

  • Demokrasiye Sahip Çıkmaya Davet Ediyoruz. Mülkiyeliler Birliği – ODTÜ Mezunları Derneği

    Basına ve kamuoyuna,

    31 Mart yerel seçimleri sonuçlarının iktidar tarafından kabullenilmemesinin ardından, Yüksek Seçim Kurulu İstanbul Büyükşehir Belediyesi için seçimin yenilenmesi kararı almıştır.

    Bu kararın zemini, iktidar çevrelerince yapılan açıklamalarla, yürütülen tehdit politikasıyla, KHK’li belediye başkanlarına mazbatalarının verilmemesiyle, KHK ile ihraç edilen seçmenlerin “oy hakkının” tartışmaya açılabilmesiyle bilinçli biçimde oluşturulmuştur.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun kararının ardında, mantığın ve hukukun çizdiği sınırları tanımamakta ısrarcı olan, kendi çıkarını her şeyin üzerinde gören siyasal bir gücün olduğu aşikardır. Demokrasi, en basit anlamıyla iktidarın seçimler yoluyla değiştirilebildiği bir düzendir, seçimleri iptal eden bu karar bu nedenle açıkça sivil bir darbedir, milli iradeyi dilinden düşürmeyen yeni rejimin, halkın iradesi karşısındaki gerçek yüzüdür!

    Bizler biliyoruz ki demokrasi ancak ve ancak örgütlü toplumun geliştirdiği tutum ve reflekslerle varlığını koruyabilir. Bu nedenle, bugünümüzü ve yarınımızı tehdit eden, halkın iradesini ve hukukun üstünlüğünü yok sayan her uygulama karşısında demokrasiden yana olmak kurumsal sorumluluğumuzdur. Yurttaşın en temel hakkı olan oy hakkının gasp edilmesi karşısında demokrasinin safında olmak sadece kurumların değil, tüm yurttaşların sorumluluğudur. Herkesi bu sorumlulukla demokrasiye sahip çıkmaya davet ediyoruz.

     

    Saygılarımızla,

    Mülkiyeliler Birliği Yönetim Kurulu
    ODTÜ Mezunları Derneği Yönetim Kurulu

  • ŞENLİK ODTÜ’NÜN ODTÜ BİZİMDİR! OLANAK YOKSA BİZ VARIZ!

    ODTÜ öğrencileri 33. Uluslararası Bahar Şenliği’nin öğrencilerin istediği şekilde ve geleneksel haliyle yapılmasına engel çıkaran ODTÜ Rektörlüğü önünde basın açıklaması yaptı. ODTÜ Bileşenleri de oradaydı.
    ODTÜ öğrencileri yine orantısız zekâ ürünleriyle geldiler. Birbirinden güzel afiş ve pankartlarla yine pek çok yere pek çok mesaj gönderdiler. Basın açıklaması “öğrenci işlerinin elektriğinin kesilmesi” sebebiyle yaklaşık yarım saat gecikmeli şekilde jeneratör gelince başladı. “ODTÜ ayakta”, “Olanak yoksa biz varız”, “Şenlik ODTÜ’nün ODTÜ bizimdir” sloganları atan öğrenciler basın açıklamasıyla büyük coşku yaşadılar.

    BAHAR ŞENLİĞİ MEZUNLARI İLGİLENDİRMEZMİŞ!

    Basın açıklamasının ardından ODTÜ Bileşenleri rektörlükten toplantı talep ettiklerini ancak cevap alamadıklarını belirterek yeniden rektörlük ile görüşmeyi talep ettiler. Rektörlük önünde uzun süren bekleyişin sonunda rektörlük yetkilileri (Genel Sekreter olduğu söylendi) Eğitim-Sen ve ODTÜ MD’nin bahar şenlikleri ile ilgili olmadığını bu yüzden sadece ÖED ile 2 adet öğrencinin alınacağını belirtti.

    Bunun üzerine ODTÜ MD Başkanı A. İrfan Türkkolu bu garip anlayışı kınayan bir açıklama yaptı. Ve ODTÜ’nün Bahar Şenliğini DEVRİM stadında yapacağını bir kez daha belirtti.  Ardından ÖED’den İnci Gökmen ve öğrenciler rektörlükle görüşmek üzere içeri girdiler.

    ODTÜ Öğrencileri adeta şenliği Rektörlüğün önünde başlatmışcasına Rektörlüğü protestoyu bir şenliğe dönüştürdüler.

    ODTÜ Öğrencileri basın açıklamalarında:

    Bizler yaratmaya çalıştığınız karanlığın karşısındayız, bizler rengarengiz. Tüm Türkiye’ye, diğer üniversitelere, umuduz, bilinciz, ışığız, aydınlığız. Biz ODTÜ’yüz, ODTÜ Öğrencileriyiz. Biz, bu okulun gerçek sahipleriyiz. Bizler şenliğimiz için, kapatılan medya topluluğu için, evrim konferansımız için, mezuniyet yürüyüşündeki pankart sansürleri için, sebepsiz yere tutuklanan arkadaşlarımız için, toplulukların saymakla bitmeyecek sorunları için, ihmalleriniz yüzünden kaybettiğimiz arkadaşlarımız için buradayız. Biz bugün yalnızca Devrim’i geri almak için değil, bizim olanı geri almak için buradayız, kültürümüz için buradayız, bir aradayız. Bahanelerinize, imkansızlıklarınıza, olanaksızlıklarınıza inanmıyoruz.

    Şenliği rektörlük olanaksızlıklarıyla yapamıyoruz algısını yıkmak için buradayız, şenlik yönetimin ürünü değil, öğrencinin üretimidir.

    ŞENLİK ODTÜ’NÜN ODTÜ BİZİMDİR.
    ……….
    Talebimiz açık ve nettir. Buradan bir kez daha yineliyoruz, en başından beri istediğimiz Devrim Stadyumu hala şenlikte etkinlik kullanımına kapalı durumda. ODTÜ ruhunu sürdürmek adına peşinden koştuğumuz en önemli alanımızın hala şenlik kapsamında olmayışı kabul edilemez. ODTÜ ruhunu yürekten hisseden, bu bilince sahip olan herkes şenliğimizin Devrim Stadyumu’ndan çıkarılamayacağı noktasında hemfikirdir. Biz, bize destek veren tüm dostlarımızı KKM otoparkında değil Devrim Stadyumu’nda ağırlamak istiyoruz.

    Diğer alanlarımızı aldığımız gibi Devrim Stadyumunu da almak için buradayız. Mesai saati bitimine kadar bekleyeceğiz.
    Bu noktada desteğini bizden esirgemeyen tüm dostlarımıza tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz.
    Dediler.
    ODTÜ bileşenleri de Bahar Şenliğini ODTÜ öğrencilerinin her zaman olduğu gibi ODTÜ’nün gücü ile yapabileceğine inandıklarını, bu konuda her türlü desteği vereceklerini belirttiler.

  • Emin Çölaşan Hakkında Açıklamamızdır!

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde basın ve demokrasi tarihine kara leke olarak geçecek yeni bir gelişme daha yaşandı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, Derneğimiz kurucularından ve önceki Başkanlarımızdan (18.09.1968 – 14.05.1969) Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan hakkında “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendiğini basından öğrenmiş bulunmaktayız.

    Uzun yıllardır çeşitli gazetelerde yazarlık yapan Sayın Emin Çölaşan’a karşı yapılan bu suçlamaların nedenleri mutlaka Bağımsız Yargıçlar tarafından da değerlendirilecektir. Devlet baskısı ve korkusu ile yaşayan bir basın, kamunun avukatlığı görevini yerine getiremez, toplumsal yararları savunamaz.

     

    ODTÜ Mezunları Derneği olarak;

    Basın özgürlüğüne yapılan her türlü baskıyı kabul edilemez buluyoruz. Derneğimizin kurucularından ve önceki Başkanlarımızdan gazeteci yazar Emin Çölaşan’a karşı uygulanan baskıcı ve sindirmeci politikaları bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Yargının olması gereken bağımsız bir şekilde, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra durumun açıklığa kavuşmasını bekliyoruz.

    ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

    YÖNETİM KURULU

  • ODTÜ yerleşkemize KYK tarafından yapılması ve işletilmesi protokole bağlanan öğrenci yurdu hakkında açıklama

    Değerli Üyelerimize ve Saygıdeğer Kamuoyuna

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi; özgür düşüncenin, bilimin, ilerlemenin, çağdaşlığın ve sömürüsüz bir dünya yaratma umudunun yaşatıldığı, kıraç topraklarda yeşertilen köklü bilim ağacının adıdır.

    Bu bilim ağacı; öğrencileri, mezunları, çalışanları, akademisyenleri ve çorak bir arazinin ortasında yaratılan ekosistemiyle bir bütündür ve ancak bu bütünsellik içinde, toplumdaki saygın ve etkin varlığını sürdürebilir ve sürdürecektir.

    Son dönemde, ODTÜ yerleşkesi içinde, “Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından inşa edilecek ve işletilecek öğrenci yurdu” konusu, yazılı ve görsel medyada ilgili ya da ilgisiz kesimlerin yorumları ile yer almaktadır. Yaklaşık 14 ay önce başlayan söz konusu yurt inşası sürecinin, yönetime geldiğimiz tarihten (10 Haziran 2018) yaklaşık 2 ay önce (10 Nisan 2018) Üniversite Yüksek Kurulu’nun (ÜYK), KYK ile imzalanacak protokolü onaylaması ve nihayet 21 Mayıs 2018 tarihinde de KYK ile ODTÜ Rektörlüğü adına protokolün imzalanması ile tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu süreçte Rektörlük, kurumsal olarak ODTÜ bileşenleri ile bilgi paylaşmamıştır.

    Konu kamuoyuna yansıdıktan sonra yapılan görüşmelerde ise Rektörlük, “konunun aylardan beri tüm dekanlarla paylaşıldığını ve ÜYK’nın onayının alındığını” belirtmiştir. Öğretim Elemanları Derneği (ÖED) de üniversite bileşenlerinin ODTÜ içindeki akademisyenlerinin yetkili kuruluşu olmasına karşın, (protokol aleniyet kazanana kadar) protokol içeriğinin, Rektörlük tarafından kendileri ile paylaşılmadığını belirtmektedir. Mezunlar Derneğimiz, Sendika ve ÖTK ile de protokol imzalanana kadar, bir bilgi paylaşımı yapılmadığı anlaşılmaktadır.

    Protokol imzalandıktan sonra göreve gelen Yönetim Kurulumuz, yurt konusu gündeme geldiğinden bu yana, tüm ODTÜ bileşenleri nezdinde günü gününe konunun takipçisi olmuştur. Spekülasyonlara yol açmayacak biçimde doğru bilgi edinebilmek ve ODTÜ’nün hiçbir biçimde zarar görmemesi için en doğru yöntemle mücadele etmek adına, titiz ve sorumlu bir yaklaşım içinde olmuştur.

    ODTÜ yerleşkemize KYK tarafından yapılması ve işletilmesi protokole bağlanan öğrenci yurdu ile ilgili görüşlerimiz şöyledir:

    ODTÜ’de okuyan öğrencilerimizin yurt gereksinimi vardır ve artmaktadır. Rektörlük açıklamasına göre; halen 400’den fazla ODTÜ öğrencisi, ODTÜ yerleşkesi dışındaki KYK yurtlarında barınmaktadır. Yapılacak yeni yurt, hem bu öğrencilerin hem de talepte bulunan yeni öğrencilerin (yaklaşık 1400 kişi) gereksinimine yanıt verecektir. Dolayısıyla, yaklaşık 2000 öğrenci için yurt gereksinimi olduğu anlaşılmaktadır. Arzu edilen, yurtların ODTÜ olanakları ile ve/veya mezunlarımızın ODTÜ ruhuna uygun bir biçimde böylesi bir gereksinimi, KYK’ya bırakmadan karşılayabilmesidir. Bu yapılamadığı takdirde, yurt inşaatının KYK ya da bir başka kurum tarafından inşa edilmesine (bunun karşılığında kabul edilmez bir talep olmadığı sürece) bir itirazımız söz konusu değildir.

    İnşa edilecek yurtta, 2000-2500 civarında ODTÜ öğrencisinin barınacağı gene Rektörlük tarafından ifade edilmektedir. Protokolün 3. Maddesinde “… sadece ODTÜ öğrencilerinin barınacağı, … yurtların dolmaması durumunda dahi ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği …” hususu hükme bağlanmıştır.

    Mezunlar Derneği olarak en büyük kaygı ve itirazlarımız, protokolün 5. ve 6. maddelerinde yer alan hususlarla ilgilidir. ODTÜ yerleşkesi içinde yer alan yurtlara (her ne kadar ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği taahhüt edilmiş olsa da) “yerleştirme ve barındırma kriterlerinin KYK tarafından belirleneceği” hususu (6. Madde), kabul edilebilir bir husus değildir. Bu kriterlerin ODTÜ Yönetimi tarafından belirlenmesi, şeffaf biçimde tüm ODTÜ Bileşenleri ve kamuoyu ile paylaşılması, asgari talebimizdir. Benzer biçimde, ODTÜ yerleşkesinin içinde yıllardır tüm yurtlar ODTÜ Rektörlüğü’nün ilgili birimlerince işletilirken, yurt inşa etti diye, işletmenin de KYK’ya bırakılması, gene kabul edilemez bir husustur.

    Bu düşüncelerimizi paylaşmak üzere, Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanımızın, yönetim kurulumuz ve Konsey adına (tüm ODTÜ Mezunları Dernekleri ve Şubelerini bir çatı altında toplayan Konsey Dayanışma Komitesi – KDK); ODTÜ Rektörü’ne yaptığı görüşme başvurusu, Sayın Rektör tarafından kabul edilmemiştir. Bu tavır, ODTÜ bütünlüğü ve asgari nezaket kuralları ile bağdaşmadığını düşündüğümüz bir husustur. Randevu talebi kişisel değil, kurumsal nitelik taşımakta ve diyalog kapısını açık tutma sorumluluğu ile yapılmaktadır.

    Sayın Rektörün bu tutumu, Mezunlar Günü dolayısı ile Rektörlük ile Yönetim Kurulu Başkanımız ve Konsey’de yer alan Başkanlar arasındaki sabah kahvaltısında, Başkanımız Sayın A. İrfan Türkkolu tarafından Sayın Rektör’e iletilmiştir. İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği başkanımız da “bu randevu başvurusunun Konsey adına yapıldığını ve bundan böyle de daha önce olduğu gibi, ODTÜ’nün çıkarlarını savunmayı sürdüreceğimizi” ifade etmiştir.

    Değerli üyelerimiz ve saygıdeğer kamuoyu,

    ODTÜ’nün devrimci ve çağdaş ruhunu yaşatmak, sadece bizim değil, tüm bileşenlerinin ve ODTÜ ruhuna inanan yurtsever kamuoyunun da görevidir. Rektörlük dahil tüm yönetim görevleri, gelip geçicidir. Bu nedenle tüm eylemlerimiz, söz konusu görevler sona erdiğinde, parçası olduğumuz ODTÜ bileşenlerini, üniversitemiz adına ve ODTÜ ruhuna yaraşır biçimde temsil edip etmediğimiz noktasında değerlendirilecektir. Konsey bileşeni olarak bizler, tüm görüş ve uygulamalarına katılmasak bile, attığımız adımlarda, üniversite yönetimine karşı değil, ODTÜ’den yana olma kaygı ve sorumluluğu ile hareket ediyoruz; diyalog kapısını açık tutmaya özen gösteriyoruz.

    Bu düşüncelerle; üniversite yönetimini, protokolün 5. ve 6. maddelerindeki hususları, kaygıları giderecek biçimde yeniden düzenlemeye davet ediyoruz.

    Söz konusu yurdun inşası için tüm mezunlarımızı, akademisyenlerimizi, çalışanları ve öğrencileri; yurdun KYK yerine bizlerin katkısı ile yapılabilmesi ve işletilmesi için seferberliğe çağırıyoruz.

    Saygılarımızla,

    ODTÜ Mezunları Derneği
    Yönetim Kurulu

  • Kamuoyu’na,

    Üniversiteler, özgür düşüncelerin yeşertildiği ve ifade edildiği bilim yuvalarıdır. Bu nedenle de hakaret içermeyen görüş ve eleştirilerin, ODTÜ geleneğine yakışır biçimde çok daha hoşgörülü biçimde değerlendirilmesi gerekirdi. Bir şölen havası içinde tamamlanması beklenen diploma töreninin, özel güvenlik görevlilerinin orantısız güç kullanmalarına olanak veren bir ortama dönüştürülmesi kesinlikle kabul edilemez.

    Olayların büyümesini ve özel güvenlik görevlileri dahil kimsenin zarar görmemesini sağlayan; başta veliler, öğretim elemanları, öğrenciler, özetle tüm ODTÜ bileşenleri bir kez daha ODTÜ’lülük duruşunu gösterdiler.

    Gene aynı törenlerde; 13 sene önce yayınlanmış ve beraat etmiş bir pankart, binlercesi içinden seçilmiş ve 3 mezun arkadaşımız gözaltına alınmıştır. İfade özgürlüklerini kullanan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.

    Bizler özerk ve demokratik üniversite mücadelemizi en temel insani hakları savunmak noktasından başlatmak zorunda kalsak da; ODTÜ’ye, ODTÜ’nün devrimci geçmişine sahip çıkarak mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

    En temel insani hak olan eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğüne katlanamayan bir anlayışın ODTÜ’ye egemen olamayacağı açıktır.

    ODTÜ Mezunları Derneği
    Yönetim Kurulu

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı