altın

  • SÖYLEŞİ: ALTIN MADENCİLİĞİ VE GERÇEKLER

    24 Eylül 2019 Salı günü, saat 19.00’da Salon 56’da;  Dr. Bülent Şentürk’ün (MINE’ 84) katılımıyla ‘‘Altın Madenciliği ve Gerçekler’’ üzerine söyleşi gerçekleştirilecektir.

    Doğal kaynaklar, altın, siyanür, çevre, sömürge madenciliği ve toplumsal fayda başlıklarını konuşacağımız söyleşimize tüm üyelerimiz davetlidir.  

    Saygılarımızla,
    ODTÜ Mezunları Derneği

  • Gezi Şimdi Kazdağları’dır

    Gezi için “Bu daha başlangıç demiştik” şimdi Kazdağları’nda devam ediyor, edecek!

    Anımsayın bundan tam altı yıl önce, “yetti bee” deyip sokağa döküldüğümüz, omuz omuza verip zorbaların sadece barikatlarını değil, dikta hayallerini de yıktığımız bir destandı.

    Gezi ruhu şimdi Kazdağları’nda.

    Yıllardır sürdürülen vurgun ve talan politikaları sonucu ülkede satılabilecek ne varsa emperyalistlerin sömürüsüne açan siyasal iktidar güzel ülkemizin altını üstünü yağmalatmaya devam ediyor.

    Bergama’dan Fatsa’ya, Hasankeyf’ten Cerattepe’ye, Bakırtepe’den Salda Gölü’ne dek tüm ülkeye yayılan yağma hareketi şimdi Edremit körfezinde Kazdağları’na yöneldi.

    Bölgede 2000’li yıllarda başlayan madencilik baskısı, bugün Türkiye’nin doğal ormanlarının olduğu Kazdağları’nın ormanlarını, yaban hayatını, yaşamı tehdit eder hale gelmiştir.

    Geleceğimizin garantisi doğal varlıklarımız, toprağımız, akarsularımız, dağlarımız, tarım alanlarımız, kıyılarımız ulusal ve uluslararası sermayenin çıkarları için geri dönüşü olamayacak şekilde talan edilmektedir.

    Antik çağların “İda Dağı”, oksijen deposu olarak bilinen Kazdağları, Marmara Denizi, Çanakkale Boğazı ve Edremit Körfezi ile çevrelenen Biga Yarımadası’nın deniz, kıyı, akarsu, orman, dağ ekosistemleri ile iç içe geçmiş zeytinlikler ve kırsal yaşam biçiminin yüzyıllardır oluşturduğu ekosistemler bütününün bir parçasıdır.

    Kazdağları’nın da içerisinde yer aldığı ekosistemin parçası olan Kirazlı Balaban Tepesi’nde bulunan altın madeni tüm bölge için büyük bir tehdit oluşturmaktadır.

    Madenden çıkartılan altının ayrıştırılmasında kullanılacak siyanür bölgenin doğası, canlı varlığı ve su kaynakları açısından ölümcül risk taşımaktadır. Madenin bulunduğu tepe, Çanakkale’nin tek su kaynağı durumundaki Atikhisar Barajı havzasında yer almaktadır. Bu baraja herhangi biçimde siyanür bulaşması, insan sağlığı açısından öngörülemez sonuçlar doğuracaktır.

    Tam da bu nedenle binlerce insan “Gezi ruhu” ile Kazdağları’nda.

    Ülkemize, suyumuza, toprağımıza sahip çıkmak için,

    Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için,

    Zorbaların sömürüsüne karşı çıkmak için

    Kazdağları’na sahip çıkacağız.

    Kavaklık’tan Kazdağları’na selam götüreceğiz.

    Yalnız olmadığımızı, milyonlar olduğumuzu, haklı olduğumuzu ve de güçlü olduğumuzu biliyoruz.

    İşte bu yüzden Gezi başlangıçtı Ve Kazdağları’nda devam ediyor.

    Ve devam edecek taa ki zorbaların düzeni yıkılana dek.

     

    Saygılarımızla,

    ODTÜ Mezunları Derneği

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı