açıklama

  • Üyelerimize ve Kamuoyuna Zorunlu Açıklama

    Üyelerimize ve Kamuoyuna Zorunlu Açıklama

    10 Ekim 2019

    ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik tesislerinde, 11-13 Ekim 2019 tarihleri arasında yapılması planlanan müzik festivaline ilişkin olarak; İyi Eğlenceler (Atlantis) şirketi tarafından, sosyal medyada 09 ve 10 Ekim 2019 tarihlerinde yapılan açıklamalar, baştan aşağı yanlış ve gerçek dışı beyanlar içermektedir. Bunun yanı sıra, bazı sosyal medya yazışma gruplarında yer alan bilgi ve sorumluluktan yoksun yorumlar da haksız olmalarının ötesinde, farklı nedenler ve beklentilerle olsa da derneğimizi ve “ODTÜ” değerlerimizi kirletmekten öte bir sonuç sağlamamaktadır. Bizim için değerli olan ise ODTÜ’lülük kimliği ile bütünleşmiş, duyarlı üyelerimizin, doğru bilgi alabilmeleri ve hayal kırıklığı yaşamadan emanetlerinin hala emin ellerde olduğunu bilmeleri ve Derneğimize güvenmeleridir.

    Yalın biçimde ifade etmek gerekirse, ODTÜ Mezunları Derneği, bu festivalin tarafımıza İyi Eğlenceler (ATLANTİS) şirketi tarafından 1.115.000,- TL olarak bildirilen ve abartılmış olduğunu değerlendirdiği, ayrıntıdan yoksun gider “bütçesini” ONAYLAMAMIŞTIR. Oysa İYİ EĞLENCELER ORGANİZASYON ŞİRKETİ ile imzalanmış olan Çim Amfi Sözleşmesindeki amir madde “3.1. Her etkinlik, için ayrı bir bütçe taslağı hazırlanacak, karşılıklı onay olduktan sonra tüm işlemler Bütçe üzerinden yürütülecektir. Taraflar bu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek her bir etkinlik için ayrı bir bütçe taslağı hazırlayacaklardır… …Her bir etkinlik için ayrı ayrı hazırlanarak, Taraflarca yazılı olarak onaylanan Bütçeler onay yazıları ile birlikte ve bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak saklanacaktır…” biçimindedir. Buna karşın “Festival” bütçesi, Yönetim Kurulumuz tarafından onaylanmadan, bilet satışına ve ilan yapılmaya başlanmış ve ayrıca bilet fiyatları için de Yönetim Kurulu’muzun onayı alınmamıştır. Sonuç olarak; festivale, derneğimizin yetkili kurulu olan Yönetim Kurulu tarafından yazılı onay verilmemiştir. Keyfiyet ilgili firmaya zamanında bildirilmiştir.

    İyi Eğlenceler (İE) şirketi tarafından yapılan açıklamada yer alan, “festivalin gerçekleştirilmesi için tüm akılcı yolların denendiği” iddiası da gerçek olmadığı gibi, tarafımıza İE’den hiçbir görüşme talebi gelmemiştir. Festival organizasyonu ve bilet satışına başlandığı öğrenildiği zaman, kendilerine konser bütçelerinin onaylanmadığı ve bu kadar yüksek bir gider bütçesinin kabul edilemeyeceği yazılı olarak bildirilmiştir. Zira bu yüksek giderli bütçe onaylandığı takdirde Dernek, etkinlik sonucu oluşabilecek zarar nedeniyle, gelir kaybına uğramış olacaktır. Firmaya; isterlerse, festivalin 3 günlük Çim Amfi kira bedeli karşılığında gerçekleştirilebileceği seçeneği önerilmiştir. Bu doğrultuda, Çim Amfi kirası da oldukça makul düzeyde; 3 gün (11 konser için) 200.000,- TL olarak belirlenmiştir. Bizim adımıza ve İyi Eğlenceler (Atlantis) tarafından yapılan önceki konserlerdeki, konser başına kiralama bedeli olan 25.000 TL göz önüne alındığında, 11 konser için teklif ettiğimiz kiralama bedelinin makul ölçülerde olduğu görülecektir. Öneri, kendilerine e-posta yoluyla bildirildiği halde, firmadan hiçbir geri dönüş olmamış; dolayısıyla kira sözleşmesi yoluyla festivalin gerçekleştirilmesi yönündeki çözüme yönelik bu makul önerimiz, kabul edilmemiştir.

    Bu arada, 2019 yılı başından beri yürürlükte olan ODTÜ Mezunları Derneği ile İyi Eğlenceler (Atlantis) Organizasyon Şirketi arasında imzalanmış ÇİM AMFİ SÖZLEŞMESİ kapsamında imzalanacağı sözü verilen “Üçüncü taraflarla yapılacak Sponsorluk Sözleşmesi”, sürekli geciktirilmiş ve halen imzalanmamıştır. Bu kapsamda, sözleşme hükmü olan ve 31 Mart 2019 tarihine kadar, İyi Eğlenceler şirketi tarafından derneğimize ödenmesi gereken 300.000,- TL Sponsorluk Avansı ile İyi Eğlenceler (Atlantis) Şirketinin talebi üzerine yaptırılan Çim Amfi çevresindeki panolar için tarafımıza ödenmesi gereken 150.000,- TL bedel de tarafımıza yapılmamıştır. En son, 26 Ağustos 2019 tarihinde sponsor firmanın yetkilisi, Başkan ve Sayman üyelerimizle telefonla yaptıkları görüşmede “o haftanın sonuna kadar sözleşmenin imzalanacağını ve ödemenin yapılacağını” kesin olarak söz verdiği halde sponsorluk sözleşmesi imzalanmamıştır. Bu hususların tamamı belgelidir ve Yönetim Kurulu kararları ile kayıt altındadır. Bir başka ifade ile bizim açıklamalarımız, İyi Eğlenceler (Atlantis) şirketinin iddiaları gibi, hamasi ve dayanaksız değildir.

    Söz konusu Sponsorluk Sözleşmesi için, Çim Amfi Sözleşmesi’nde Yönetim Kurulu’muzun onayı dışında başka bir ön koşul olmadığı halde; Çim Amfi Sözleşmesi için İE tarafından bir “ek protokol” hazırlandığı ve 16 Eylül 2019 günü, (her nedense) sadece BAZI Yönetim Kurulu üyelerimize gönderildiği, tam 14 gün sonra öğrenilmiştir. YK Başkanı, Sayman üye ile birlikte (yetki aşımı yaparak) 16 Eylül 2019 tarihinde imzaladıkları anlaşılan  “ek protokolü”, 1 Ekim 2019’da tüm YK üyelerine göndermiştir. Sözleşmenin amir hükümlerine göre Yönetim Kurulu’nun yetkisindeki bir protokol onayının, sadece bir kısım üye ile paylaşılmış olması ve bunun ardından da YK kararı olmadan, usulsüz ve yetkisiz biçimde imzalanmış olması, ahlaken de hukuken de kabul edilebilir bir husus değildir. Daha da vahimi, söz konusu “Ek Protokol”de, çok daha önceden imzalanmış olması gereken Sponsorluk Sözleşmesi’nin imzalanmasının, ÖN KOŞULU OLARAK; birdenbire ortaya çıkarılan “Vişnelik Festivali”, olmazsa olmaz koşul olarak belirtilmiştir. Oysa Çim Amfi sözleşmesinde, sponsorluk hususu, “Madde 3.3.3. Etkinliklerinden biri, bazıları veya tamamı için sponsorluk anlaşması yapılması her iki tarafın da yazılı olarak onaylaması ile mümkündür” biçiminde yer almaktadır. Yani “ODTÜ MD YK kabul ederse işlerlik kazanır” hükmünden başka bir “ön koşula” bağlanmamıştır. Ayrıca bu ek protokolle, Derneğin sözleşmeden kaynaklı alacak ve haklarından Dernek aleyhine feragat edilerek Dernek; açıkça ve kasten zarara uğratılmaya çalışılmıştır. Yönetim Kurulumuz, bu tehdidi görerek, tüm bütçelerin reddedildiği hususunu karara bağlamıştır. Eğer onaylamış olsaydık, yaklaşık 15 konser için derneğimize bırakmak istedikleri konser gelirlerinin 100 bin TL’yi bile bulmadığını kabul etmiş olacaktık! Oysa Çim Amfi kiralama bedeli, etkinlik başına 25 bin TL’dir. Yiyecek ve içecek satışlarının, etkinlik başına ortalama karı ise gene 15 bin TL civarındadır. Eğer bu yöntem uygulansaydı; 15 etkinliğin derneğimize yaklaşık getirisi (sponsorluk gelirleri hariç) 600 bin TL olacaktı.

    Derneğimizi büyük sıkıntıya sokan (hukuken “mutlak butlan, yani yok” hükmündeki) bu yetki aşımı nedeniyle, Sayman üye görevden alınmış ve Başkan’ın da YK kararı olmaksızın herhangi bir belgeye imza atamayacağı karar altına alınmıştır. Durum Denetleme Kurulu’na da aksettirilmiştir. İlgililer hakkında yasal girişim de ayrıca yapılacaktır. Kanımızca, camiamızın asıl sorgulaması ve üzüntü duyması gereken husus, söz konusu YK üyelerinin bu sorumsuz ve fütursuz eylemleri olmalıdır.

    Sonuç olarak; söz konusu Festivalin, tarafımızdan İPTALİ söz konusu değildir. Biz, derneğimizi zarara sokacağını gördüğümüz, abartılmış olduğunu değerlendirdiğimiz, ayrıntıları belirsiz, 1.115.000 TL’lik festival bütçesini onaylamadık. Üyemizin hakkını ve hukukunu korumak için, yapılması gerekeni yaptık. Festival İPTALİNİ yapan, ATLANTİS/İyi Eğlenceler şirketidir. Bu konuda elimizde ilgili şirket yöneticisine ait 6 Ekim tarihli kayıtlar da mevcuttur. Kiralama yöntemi ile diğer organizasyon firmaları gibi festivali gerçekleştirebilecekken, festivali tek taraflı İPTAL EDEN Atlantis/İyi Eğlenceler firmasıdır.

    Keyfiyet, ilgili ve duyarlı kesimlere saygı ile duyurulur.

     

    Saygılarımızla,

    ODTÜ Mezunları Derneği

  • Demokrasiyi Savunmaya Devam Edeceğiz

    İktidar, bütün yönetimlerde; muhalefet, sadece demokrasilerde vardır…

    “Milli İrade, Demokrasi” söylemlerini ağzından düşürmeyen iktidarın, her fırsatta muhalefeti sindirmeye, yok etmeye çalıştığını, ibretle izliyoruz.

    Demokrasinin gereği olarak yapılan seçim sonrasında göreve gelen Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının yerine kayyum atanması seçmen iradesini yok saymaktır.

    Kendi gücünü sandıktan aldığını, söylerken; kendisinden olmayan seçilmişleri, hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle hapse atan, görevden alan bu iktidarın, ülkenin hem bugününe hem de geleceğine yıkıcı zararlar verdiği, herkes tarafından görülmelidir.

    Yaşanan bu hukuksuzluğu, bu keyfiliği kabul etmiyoruz.

    Saygılarımızla
    ODTÜ Mezunları Derneği

  • 17 Ağustos Depreminin 20. Yılında

    17 Ağustos 1999’dan bugüne 20 yıl geçmesine rağmen afete dayanıklı, nitelikli yapı stoğu için kayda değer hiçbir adım atılmadı. Aksine, ardı ardına çıkarılan imar barışı olarak adlandırılan imar afları ile bilime aykırı yapılaşma, kentleşme adeta teşvik edildi.

    Benzer felaketleri yaşamamak, depreme hazırlıklı olmak için bir an önce; deprem ülkesi olduğumuz gerçeğini unutmadan, bilime ve hukuka uygun yapılaşma yolunda gerekli adımların atılmasını talep ediyoruz.

    Bundan 20 yıl önce kaybettiğimiz canlarımızı, dostlarımızı saygıyla anıyoruz.

    Saygılarımızla,
    ODTÜ Mezunları Derneği

     

  • MOĞOLLAR KONSERİ İPTALİ HAKKINDA AÇIKLAMA

    Sayın Üyemiz,

    Mezunlar Günü etkinlikleri içinde düşünülen konserin iptal edilmesinin bu denli “konu”  edilmesini ibretle izliyoruz.

    Organizasyon firması ile aramızdaki eksik veya yanlış bilgilendirme/bilgilenme sonucu oluşan olumsuz durum nedeni ile elbette üzgünüz.

    Ancak konseri iptal edilen bir sanatçı ya da grubun açıklama yapmasını ve bir kısım medyanın bunu muhatabına sorma gereği duymadan haber yapmasını garipsediğimizi de belirtmek zorundayız.

    Konserin Derneğimize mali yükü olmayacağı doğrultusundaki bilgilenmenin/bilgilendirmenin yanlış olduğunun anlaşılması üzerine konser, tarafımızdan değil, organizasyon firması tarafından iptal edilmiş ve durum üyelerimizle paylaşılmak zorunda kalınmıştır. Elbette bu konu, organizasyon firması ile değerlendirilecektir.

    Bizim kusurumuz olmasa da yaşadığı bu olumsuzluktan dolayı Moğollar Grubu’ndan ve bu seçkin grubu dinlemek için beklentiye giren üyelerimizden özür dileriz.

    Keyfiyeti saygılarımızla duyururuz.

    ODTÜ Mezunları Derneği

  • CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANINA YAPILAN SALDIRIYI KINIYORUZ

    Sayın Üyemiz, 

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı, tüm demokrasi güçlerine yapılmıştır. Bu saldırıyı kışkırtanlar ve yapanlar bilmelidirler ki: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Ve o satıh, bütün vatandır!”

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, şehit cenazesi sırasında yapılan alçak saldırı, demokrasiyi bir türlü içine sindiremeyen, baskıcı zihniyetlerin cesaretlendirdiği, planlı bir eylemdir. Bu saldırı, Sayın Kılıçdaroğlu’nun şahsında, yerel seçimlerde iktidarın sınır tanımaz baskısına “dur” demek için güçlerini birleştiren tüm güçlere göz dağı vermek için yapılan bir saldırıdır.

    Ülkemizin hemen tüm büyük kentlerinde yerelde iktidarı yitiren AKP, istihdam ve para kaynağı olarak gördüğü en büyük “kale” olan İstanbul’u teslim etmemek için, akla hayale gelmeyen, hukuku ayaklar altına alan çabaları sonuç vermeyince, korku salarak, YSK’yı ve tüm demokrasi güçlerini sindirmeye yeltenmektedir.

    Bu ülkenin “akıllı” olduğu kadar, demokrasi sevdalısı, özgürlük tutkulusu ODTÜ Mezunları, bu hain saldırı ve tehditlere karşı, tüm demokrasi güçleri ile birlikte mücadeleye hazır olduğunu, kamuoyuna haykırmaktadır. Bu saldırıyı kışkırtanlar ve yapanlar bilmelidirler ki: “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Ve o satıh, bütün vatandır!”

     

    Saygılarımızla,
    ODTÜ Mezunları Derneği

  • ÜYELERİMİZE VE KAMUOYU’NA DUYURU

    ODTÜ Mezunları Derneğimizin, son Genel Kurulumuzdan bu yana olan dönemdeki çalışmalarını ve tüzük değişikliklerini kapsayan Seçimsiz Genel Kurulu, 16 – 17 Mart 2019’da ODTÜ MD Vişnelik Tesisleri’mizde; Derneğimizin Kurucu Başkanları, diğer eski Başkanları ve üyelerinin de geniş katılımıyla yapıldı.

    ODTÜ’lü olmanın doğal sonucu olarak, rutin gündemin ötesinde ülke ve toplum sorunlarının tartışılması beklenirken; Divan oluştuktan sonra yaratılan yapay gerilim sonrasında, 147 üyeye ulaşan katılımcılar arasından, 24 kişi salonu terk etti. Böylece Genel Kurul’da yüz yüze, tabloları ekrana yansıtarak tartışma olanağı ortadan kalkarken, isimsiz ve kimliksiz bir takım yazılar ortalıkta dolaşmaya başladı.

    Son Genel Kurul’da seçimi kaybeden ve bunun yarattığı travmayı hala aşamadıkları anlaşılan bu dar grubun, ODTÜ ruhu ve örgüt bilinciyle bağdaşmayacak şekilde yarattığı yapay gerilim ve ardından da Genel Kurulu terk etmeleri bile, Genel Kurulumuzun çalışma azim ve kararlığını, etkilememiştir.

    Genel Kurul’da ülkemizin, üyelerimizin, Derneğimizin içinde bulunduğu durum ve bunların ODTÜ mezunlarına yüklediği görevlerin değerlendirilmesi ışığında sürdürülen, yorucu ama son derece verimli çalışmalarla; çözümleyici, yapıcı ve geleceğe ışık tutacak kararlar alındı. Derneğimizin gereksinimi olan ve son Genel Kurulumuzda yapılması kararı alınan tüzük değişiklikleri yapıldı, hedefler belirlendi, ortak aklımızın ve birlikteliğimizin, sorunların üstesinden geleceğine olan güven pekiştirildi.

    Yönetim Kurulumuz, Genel Kurulumuzun ve Derneğimizin doğru bilgilenmesine, isabetli kararlar almasına hizmet edici, şeffaf, katılımcı, kucaklayıcı; Derneğimizin idari ve mali durumunun tespitine yönelik titiz, zahmetli ve sistemli bir çalışma gerçekleştirdi. Gerçek tabloyu tüm ayrıntıları ve belgeleriyle, Genel Kurulumuzun bilgisine sundu.

    10 Haziran 2018’de Genel Kurul’un bize verdiği yetki doğrultusunda çalışan Yönetimimiz; bugüne dek yaptıklarını anlatmak ve yapacaklarını konuşmak isterken; kimliksiz iddiaları ciddiye almaksızın, üyelere geçmişe ve geleceğe dönük kapsamlı bilgi vermeyi gerekli görmüştür ve gereğini yapacaktır. Ancak, Dernek Yönetim Kurulu’nu, göreve geldiği 10 Haziran 2018 tarihinden beri, asılsız dedikodularla karalayıp aşağılamaya çalışan, hakaret eden ve böylelikle hem bütün derneği, hem de tüm ODTÜ camiasını rahatsız eden ve şiddetini her geçen gün artıran bu tarzın daha fazla kabul edilemeyeceği tartışmasızdır.

    Derneğin (İşletme ile birlikte) uzun yıllardan beri mali darboğaz yaşadığı, dernekle ilgilenen tüm üyelerimizin malumudur. BİZ, Dernek Yönetimi’ne geldiğimizden beri, önceki yönetimlerin çalıştırdığı personelle çalıştık ve bu personele, bizden önceki yönetimin 10 Haziran 2018’deki Genel Kurul’un hemen öncesinde apar topar imzaladıkları ücret sözleşmeleri kapsamında ödeme yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. Benzer biçimde, gene bizden önceki yönetimlerin imzaladığı yüksek kota taahhütlü ve uzun yıllar alım garantisi verilmiş (bira, içki, kola, vb.) tedarik sözleşmeleri ile alım yapmak zorunda kaldık ve bu durumun uzun yıllar sürmesi söz konusu… Dolayısı ile yaşanmakta olan mali sorunların temel nedenleri olan ve bizden önce imzalanmış olan söz konusu sözleşmelerde, karşılıklı anlaşmaya dayalı bir iyileştirme ya da fesih söz konusu olmadıkça, yaşanmakta olan darboğazın sürmesi kaçınılmaz görünmektedir. Yönetimimiz, söz konusu sözleşmelerin tarafları ile hukuki ve kurumsal bazda görüşmelerini sürdürmektedir.

    Sürekli gündeme getirilmeye çalışılan burs fonunun kullanımı konusunda ise, tüm yönetimler yıllardır aynı yöntemi kullanmış ve aynı duyarlılığı göstermiştir. Bu durum, Vişnelik’teki yüzme havuzunun yapımından beri böyledir. Buradaki duyarlılık, bursiyerlere yapılan ödemelerin asla aksatılmaması ve bankaya ödenecek faizi de üzerine ekleyerek, fonu yerine koymak şeklindedir. Vişnelik ile asgari ilişkisi olan her üyenin bildiği bu gerçek üzerinden söz söylemek için, “Ben kullanmadım” diyebilmek gereklidir.

    10 Haziran 2018’de söylediğimiz gibi; ODTÜMD’yi birilerinin arka bahçesi yaptırmayacağız; kimsenin Dernek üzerinden ailesine rant sağlamasına izin vermeyeceğiz. ODTÜMD’nin tüzel kimliğine sahip çıkacağız, sosyal medya hesaplarına, üyelerin e-posta adreslerine, kişisel verilerine sahip çıkacağız.

    ODTÜ’lüler sorunlarını ve sorularını üç aylık, altı aylık faaliyet raporu sunumlarında, 16-17 Mart 2019 tarihlerindeki Genel Kurul’da sordu ve tartıştı. Tartışmaya da devam edecek… ODTÜMD Yönetim Kurulu’nun muhatabı bu kurullardır;  kimliksiz ve kişiliksiz sosyal medya mesajları değil…

    Yönetime geldiğimizden beri; “Bu Dernek, bütün ODTÜ mezunlarınındır” ilkesi doğrultusunda; Derneğe kırgınlığı, küskünlüğü olan herkesi yeniden kazanmaya, bunların nedenlerini anlamaya ve ayrımsız bütün ODTÜ camiasını kucaklamaya çalıştık ve çalışıyoruz. Tüm etkinliklerimizi, şeffaf biçimde üyelerimizle paylaşmayı ve tüm üyelerimizin Yönetim Kurulu toplantıları dahil katılımına açık olduğunu ilan ettik. Kısaca; polemiklerden ve sataşmalardan uzak durarak, bütün enerjimizi Derneğe harcamayı ve Dernek için çalışmayı tercih ettik.

    Üyelerimizin geçmişte yaşananlar, günümüzün gelişmeleri ve geleceğe yönelik projelerimiz adına daha iyi bilgilendirilmeleri için gerekli duyarlılığı göstereceğiz. Geçmişin birikimi olan ekonomik darboğazdan, ülke çapındaki krize rağmen çıkacağız. ODTÜMD’yi borç konuşan değil, mezunlarının, öğrencilerimizin, ODTÜ bileşenlerinin ve toplumun konularını tartışan ve çözüm önerileri sunan bir platform haline getireceğiz.

    Bu anlamda en büyük güvencemiz BİZ olma anlayışına sahip çıkan üyelerimizdir. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp, ODTÜ’lülük değerleri doğrultusunda ortak akıl, kolektif yönetim anlayışı ile büyüyeceğiz.

    Saygılarımızla,

    ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

    YÖNETİM KURULU

  • Emin Çölaşan Hakkında Açıklamamızdır!

    10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde basın ve demokrasi tarihine kara leke olarak geçecek yeni bir gelişme daha yaşandı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, Derneğimiz kurucularından ve önceki Başkanlarımızdan (18.09.1968 – 14.05.1969) Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan hakkında “FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendiğini basından öğrenmiş bulunmaktayız.

    Uzun yıllardır çeşitli gazetelerde yazarlık yapan Sayın Emin Çölaşan’a karşı yapılan bu suçlamaların nedenleri mutlaka Bağımsız Yargıçlar tarafından da değerlendirilecektir. Devlet baskısı ve korkusu ile yaşayan bir basın, kamunun avukatlığı görevini yerine getiremez, toplumsal yararları savunamaz.

     

    ODTÜ Mezunları Derneği olarak;

    Basın özgürlüğüne yapılan her türlü baskıyı kabul edilemez buluyoruz. Derneğimizin kurucularından ve önceki Başkanlarımızdan gazeteci yazar Emin Çölaşan’a karşı uygulanan baskıcı ve sindirmeci politikaları bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Yargının olması gereken bağımsız bir şekilde, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra durumun açıklığa kavuşmasını bekliyoruz.

    ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

    YÖNETİM KURULU

  • ODTÜ yerleşkemize KYK tarafından yapılması ve işletilmesi protokole bağlanan öğrenci yurdu hakkında açıklama

    Değerli Üyelerimize ve Saygıdeğer Kamuoyuna

    Orta Doğu Teknik Üniversitesi; özgür düşüncenin, bilimin, ilerlemenin, çağdaşlığın ve sömürüsüz bir dünya yaratma umudunun yaşatıldığı, kıraç topraklarda yeşertilen köklü bilim ağacının adıdır.

    Bu bilim ağacı; öğrencileri, mezunları, çalışanları, akademisyenleri ve çorak bir arazinin ortasında yaratılan ekosistemiyle bir bütündür ve ancak bu bütünsellik içinde, toplumdaki saygın ve etkin varlığını sürdürebilir ve sürdürecektir.

    Son dönemde, ODTÜ yerleşkesi içinde, “Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından inşa edilecek ve işletilecek öğrenci yurdu” konusu, yazılı ve görsel medyada ilgili ya da ilgisiz kesimlerin yorumları ile yer almaktadır. Yaklaşık 14 ay önce başlayan söz konusu yurt inşası sürecinin, yönetime geldiğimiz tarihten (10 Haziran 2018) yaklaşık 2 ay önce (10 Nisan 2018) Üniversite Yüksek Kurulu’nun (ÜYK), KYK ile imzalanacak protokolü onaylaması ve nihayet 21 Mayıs 2018 tarihinde de KYK ile ODTÜ Rektörlüğü adına protokolün imzalanması ile tamamlandığı anlaşılmaktadır. Bu süreçte Rektörlük, kurumsal olarak ODTÜ bileşenleri ile bilgi paylaşmamıştır.

    Konu kamuoyuna yansıdıktan sonra yapılan görüşmelerde ise Rektörlük, “konunun aylardan beri tüm dekanlarla paylaşıldığını ve ÜYK’nın onayının alındığını” belirtmiştir. Öğretim Elemanları Derneği (ÖED) de üniversite bileşenlerinin ODTÜ içindeki akademisyenlerinin yetkili kuruluşu olmasına karşın, (protokol aleniyet kazanana kadar) protokol içeriğinin, Rektörlük tarafından kendileri ile paylaşılmadığını belirtmektedir. Mezunlar Derneğimiz, Sendika ve ÖTK ile de protokol imzalanana kadar, bir bilgi paylaşımı yapılmadığı anlaşılmaktadır.

    Protokol imzalandıktan sonra göreve gelen Yönetim Kurulumuz, yurt konusu gündeme geldiğinden bu yana, tüm ODTÜ bileşenleri nezdinde günü gününe konunun takipçisi olmuştur. Spekülasyonlara yol açmayacak biçimde doğru bilgi edinebilmek ve ODTÜ’nün hiçbir biçimde zarar görmemesi için en doğru yöntemle mücadele etmek adına, titiz ve sorumlu bir yaklaşım içinde olmuştur.

    ODTÜ yerleşkemize KYK tarafından yapılması ve işletilmesi protokole bağlanan öğrenci yurdu ile ilgili görüşlerimiz şöyledir:

    ODTÜ’de okuyan öğrencilerimizin yurt gereksinimi vardır ve artmaktadır. Rektörlük açıklamasına göre; halen 400’den fazla ODTÜ öğrencisi, ODTÜ yerleşkesi dışındaki KYK yurtlarında barınmaktadır. Yapılacak yeni yurt, hem bu öğrencilerin hem de talepte bulunan yeni öğrencilerin (yaklaşık 1400 kişi) gereksinimine yanıt verecektir. Dolayısıyla, yaklaşık 2000 öğrenci için yurt gereksinimi olduğu anlaşılmaktadır. Arzu edilen, yurtların ODTÜ olanakları ile ve/veya mezunlarımızın ODTÜ ruhuna uygun bir biçimde böylesi bir gereksinimi, KYK’ya bırakmadan karşılayabilmesidir. Bu yapılamadığı takdirde, yurt inşaatının KYK ya da bir başka kurum tarafından inşa edilmesine (bunun karşılığında kabul edilmez bir talep olmadığı sürece) bir itirazımız söz konusu değildir.

    İnşa edilecek yurtta, 2000-2500 civarında ODTÜ öğrencisinin barınacağı gene Rektörlük tarafından ifade edilmektedir. Protokolün 3. Maddesinde “… sadece ODTÜ öğrencilerinin barınacağı, … yurtların dolmaması durumunda dahi ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği …” hususu hükme bağlanmıştır.

    Mezunlar Derneği olarak en büyük kaygı ve itirazlarımız, protokolün 5. ve 6. maddelerinde yer alan hususlarla ilgilidir. ODTÜ yerleşkesi içinde yer alan yurtlara (her ne kadar ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği taahhüt edilmiş olsa da) “yerleştirme ve barındırma kriterlerinin KYK tarafından belirleneceği” hususu (6. Madde), kabul edilebilir bir husus değildir. Bu kriterlerin ODTÜ Yönetimi tarafından belirlenmesi, şeffaf biçimde tüm ODTÜ Bileşenleri ve kamuoyu ile paylaşılması, asgari talebimizdir. Benzer biçimde, ODTÜ yerleşkesinin içinde yıllardır tüm yurtlar ODTÜ Rektörlüğü’nün ilgili birimlerince işletilirken, yurt inşa etti diye, işletmenin de KYK’ya bırakılması, gene kabul edilemez bir husustur.

    Bu düşüncelerimizi paylaşmak üzere, Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanımızın, yönetim kurulumuz ve Konsey adına (tüm ODTÜ Mezunları Dernekleri ve Şubelerini bir çatı altında toplayan Konsey Dayanışma Komitesi – KDK); ODTÜ Rektörü’ne yaptığı görüşme başvurusu, Sayın Rektör tarafından kabul edilmemiştir. Bu tavır, ODTÜ bütünlüğü ve asgari nezaket kuralları ile bağdaşmadığını düşündüğümüz bir husustur. Randevu talebi kişisel değil, kurumsal nitelik taşımakta ve diyalog kapısını açık tutma sorumluluğu ile yapılmaktadır.

    Sayın Rektörün bu tutumu, Mezunlar Günü dolayısı ile Rektörlük ile Yönetim Kurulu Başkanımız ve Konsey’de yer alan Başkanlar arasındaki sabah kahvaltısında, Başkanımız Sayın A. İrfan Türkkolu tarafından Sayın Rektör’e iletilmiştir. İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği başkanımız da “bu randevu başvurusunun Konsey adına yapıldığını ve bundan böyle de daha önce olduğu gibi, ODTÜ’nün çıkarlarını savunmayı sürdüreceğimizi” ifade etmiştir.

    Değerli üyelerimiz ve saygıdeğer kamuoyu,

    ODTÜ’nün devrimci ve çağdaş ruhunu yaşatmak, sadece bizim değil, tüm bileşenlerinin ve ODTÜ ruhuna inanan yurtsever kamuoyunun da görevidir. Rektörlük dahil tüm yönetim görevleri, gelip geçicidir. Bu nedenle tüm eylemlerimiz, söz konusu görevler sona erdiğinde, parçası olduğumuz ODTÜ bileşenlerini, üniversitemiz adına ve ODTÜ ruhuna yaraşır biçimde temsil edip etmediğimiz noktasında değerlendirilecektir. Konsey bileşeni olarak bizler, tüm görüş ve uygulamalarına katılmasak bile, attığımız adımlarda, üniversite yönetimine karşı değil, ODTÜ’den yana olma kaygı ve sorumluluğu ile hareket ediyoruz; diyalog kapısını açık tutmaya özen gösteriyoruz.

    Bu düşüncelerle; üniversite yönetimini, protokolün 5. ve 6. maddelerindeki hususları, kaygıları giderecek biçimde yeniden düzenlemeye davet ediyoruz.

    Söz konusu yurdun inşası için tüm mezunlarımızı, akademisyenlerimizi, çalışanları ve öğrencileri; yurdun KYK yerine bizlerin katkısı ile yapılabilmesi ve işletilmesi için seferberliğe çağırıyoruz.

    Saygılarımızla,

    ODTÜ Mezunları Derneği
    Yönetim Kurulu

  • Tekirdağ’da Tren ‘Kazası’nın Nedeni Bilimsel Teknik Gerekliliklerin Ranta Kurban Edilmesidir

    Öncelikle Edirne Uzunköprü-İstanbul Halkalı demiryolu hattı üzerinde, Tekirdağ Muratlı-Balabanlı bölgesinde vagonların raydan çıkması sonucu yaşamını yitiren 24 yurttaşımızın ailelerine başsağlığı, yaralanan yaklaşık 338 yurttaşımıza da acil şifalar diliyoruz.

    Kamuoyuna yansıyan görüntülerden de anlaşılacağı üzere olayın yaşandığı yerdeki demiryolu hattı tarım arazilerinin, dere yatağının ve yağışlı bir alanın üzerindedir. Ne var ki yağmur yağdı böyle oldu türünden açıklamalar her türlü bilimsellikten uzak, gerçeği yansıtmayan bahanelerdir.

    Bilim ve teknik ülke ve halk yararına kullanılmak yerine siyaset ve ranta kurban edildiğinde böylesi facialar kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu ve olası faciaların gerçek sorumluları; yeterli altyapı yatırımı yapmayan, teknik ve bilimsel gerçekleri göz ardı eden, meslek odalarının ikazlarına kulaklarını tıkayanlardır.

    Hepimizin başı sağolsun.

    ODTÜ Mezunları Derneği
    Yönetim Kurulu

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı