ODTÜ mezunları olarak öğrencilik yıllarımızda kendimizi gerçekleştirme yolunda en önemli alanlardan biri olan öğrenci topluluklarının hayatımızdaki yerini hiçbir zaman unutmadık. Topluluklar, yalnızca ilgi alanlarımız doğrultusunda etkinlikler düzenlediğimiz yerler değil; yaşamı birlikte kurduğumuz, sosyal ve düşünsel alanda üretimlerde bulunduğumuz, dayanışmayı ve ortaklaşmayı öğrendiğimiz alanlar oldu.
Sistemin dayattığı amansız “rekabet” ortamında, bireysellik ve yalnızlık kıskacında nefes alabilmenin; insan kalabilmenin ve toplumsal sorumluluğumuzu hatırlayabilmenin en güçlü imkanlarından biri bu alanlardı.
Mezuniyetimizin ardından da hayatımızın her alanında bu dayanışma ve ortaklaşma kültürünü sahiplenmeye devam ettik; bugün de aynı kararlılıkla sahip çıkıyoruz.
Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci kulüplerine yönelik müdahaleyi tam da bu kültüre yönelik bir saldırı olarak görüyoruz.
Mekan hafızanın taşıyıcısıdır. Kulüp odalarının tahliye edilmesi, yalnızca fiziksel alanların boşaltılması değil; o mekanlarda biriken kolektif hafızanın, emeğin ve birikimin silinmesi girişimidir. Kolluk gözetiminde gece gerçekleştirilen tasfiye ise Boğaziçi Üniversitesi’nin demokratik ve özerk kimliğini aşındırmaya yönelik uygulamaların devamı niteliğindedir.
Öğrencilerin yaşam alanlarından elinizi çekin.
Düşünen, üreten, eyleyen, eleştiren, itaat etmeyen ve kulüplerine sahip çıkan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin yanındayız.
Asla yalnız yürümeyeceksiniz!
Saygılarımızla,
ODTÜ Mezunları Derneği
