
25 Kasım, dünya genelinde kadınlara, kız çocuklarına ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığa maruz bırakılan tüm bireylere yönelik şiddetin önlenmesi için ortak bir farkındalık ve kararlılık günüdür. Bugün, Mirabal Kardeşlerin direniş mirasından güç alan, kapitalizmin ve ataerkil devlet şiddetinin iç içe geçtiği yapıları sorgulayan bir mücadele günüdür.
Kadına yönelik şiddet bireysel bir “öfkeden” ya da “tartışmadan” ibaret değildir; toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle, sömürü ilişkileriyle, emek güvencesizliğiyle, militarizmle ve patriyarkal kültürle beslenen politik bir meseledir. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin hedefi yalnızca şiddeti durdurmak değil, şiddeti üreten tüm sistemleri dönüştürmektir.
Bugün bir kez daha ifade etmekten geri durmuyoruz; hiçbir kadın, hiçbir çocuk, hiçbir LGBTİ+ yalnız değildir. Evde, işte, sokakta, kampüste, fabrikada, göç yollarında… Hayatın her alanında eşitlik, adalet ve özgürlük talebi meşrudur.
Bu anlamlı günde; haklarını savunan, adalet arayışını sürdüren ve dayanışmayı büyüten tüm kadınların ve tüm toplumsal kesimlerin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ederiz.
Asla yalnız yürümeyeceksin!
Yaşasın eşitlik, özgürlük ve dayanışma!
