Üye DuyurularıDuyurularGenelHaberlerKomisyon ve Komite HaberleriSlider

ODTÜ MD DANIŞMA KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

ODTÜ MD Danışma Kurulu Toplantı Tutanağı

(Özet-16 Mayıs 2020)

Katılımcılar:

1.     Mustafa ÇOBANOĞLU (YK Başkanı)

2.     Bayraktar BAYRAKTAR (II. Başkan)

3.     Ahmet SEVÜK (DK Üyesi)

4.     Avni Yılmaz SÜRMELİ (DK Üyesi)

5.     Metin GER (DK Üyesi)

6.     Levent TOSUN (DK Üyesi)

7.     Mahir BARUTÇU (DK Üyesi)

8.     Süreyya Yücel ÖZDEN (DK Üyesi)

9.     Uğur TOLA (DK Üyesi – Dis. Kur. Bşk)

10.  Zeki SAGAY (DK Üyesi)

 

Gündem:

YK Başkanı Mustafa Çobanoğlu YK çalışmaları ve Derneğin güncel durumu hakkında bilgi vermiş, son dönemde dışa yansıyan YK içi sorunlar ve İK nın görevden alınması ile sonuçlanan süreci değerlendirmiştir. Arkasından İkinci başkan Bayraktar Bayraktar değerlendirme yapmıştır.

Danışma Kurulu Üyeleri sıra ile söz almış ve aşağıda özetlenen görüş ve önerilerini iletmişlerdir. Çok çeşitli konularda görüşler ve öneriler ortaya çıkmıştır.

 

Ağırlıklı ve üzerinde mutabık kalınan ortak başlıklar;

–       Yönetim içi ayrılıktan herkes üzüntü duymakta ve zamanın ruhu gereği uzlaşmazlıkların çözülerek yeniden birliğin sağlanması ve yola devam edilmesi isteniyor.

–       Bir önceki dönemde ortaya çıkan YK içi uzlaşmazlıkların bu YK da da ortaya çıkmasının derneğin itibarını ve üyenin güven duygusunu ciddi şekilde zedelediği, bunun endişe verici bir durum olduğuna vurgu yapıldı.

–       Çeşitli yazışma gruplarında yapılan tartışmaların hem içerik hem üslup olarak üzüntü verici, utandırıcı olduğuna vurgu yapılıyor ve bu tartışmaların bir an önce son bulması, üslup ve içerikte özeni koruyarak YK nın yaratacağı bir tartışma platformunda derneğin geleceğinin tartışılması ve Genel Kurula ortak somut çözüm önerileri ile gidilmesi önerisi yapıldı.

–       İçinde bulunduğumuz dönemin zorlukları dikkate alınarak YK nın çabalarına destek verilmesi, derneğimizin sıkıntılarından kurtarılıp düze çıkması için YK çevresinde birlik sağlanması ve farklı görüşlerin Genel Kurula saklanmasına vurgu yapıldı.

–       İşletmenin maliyetleri dikkate alındığında mevcut sistemin revizyona/reforma muhtaç olduğu, işletmenin belirgin şekilde küçültülerek giderlerin kontrol edilebilir seviyelere indirilmesi önerildi.

–       İşletmenin yıllar içinde fiziki koşullar, menü ve sunum açısından kendini yenileyemediği ve bu nedenle işletmeye ilginin azaldığına da vurgu yapıldı ve alternatifler üzerinde çalışılması gerektiği belirtildi.

–       Dernek aidatının çok yetersiz kaldığı, artırılması gerektiğine vurgu yapıldı.

–       Toplantıda konuşulanların tutanak olarak hazırlanıp yayınlanmasına karar verildi. Bunun mezun topluluğu içinde güven ortamının sağlanmasına katkı yapacağı belirtildi.

 

Danışma Kurulu Üyelerinin Görüşlerinin özeti

 

Süreyya Yücel ÖZDEN:

İçişleri Bakanlığı’ndan edindiğimiz bilgiye göre dernek genel kurullarına yalnızca Ağustos ayı içinde izin verilecektir. Tamamlayamazsınız, 31 Ağustos itibariyle yeniden yasak koyulacaktır. Genel Kurul programınızı buna göre yapmanızda fayda vardır.

Dernek ile ilgili konuları biz daima meşru araçlarla ele almalıyız. Hiçbir yetkisi ve sorumluluğu olmayan arkadaşların hakaretlerle dolu içeriklerle birbirleri ile ve yönetimle tartışmaya girmeleri doğru değildir.

Mademki bir yönetim kurulumuz var, mademki sayın başkan siz varsınız. Bana göre siz Derneğin içinde bulunduğu durum ve çıkış yolları hakkındaki görüşlerinizi hazırlayıp herkesin erişebileceği bir resmi platformda sunarsınız. Danışma kurulu üyeleri, eski başkanlar neyse ama esas itibariyle üyeler olarak görüşlerimizi orada söyleriz. Değişiklik önerimiz orada yaparız. Bu konunun böyle whatsApplarda veya başka platformlarda kavga haline getirilip de dışarıdan bakanlara; “Bakınız şu ODTÜ Mezunları Derneği ne halde” dedirtmeyi pek doğru bulmuyorum. Onun için siz biran önce yönetim kurulu deklarasyonunuzu yapmalısınız. Ne zaman genel kurul yapacaksanız yapabilirsiniz Genel kurul için yaptığınız hazırlıkları içeren dokümanları, düşündüğünüz, planladığınız genel kurul tarihi itibariyle bugünlerde üyelere gönderebilirsiniz. Dolayısıyla tamamen sessiz kalıp da orada bazı çevreler tarafından dayak yer halde olmazsınız. O nedenle ben bir yönetim kurulumuz varsa o yönetim kurulumuz çalışsın, önerilerini ortaya koysun, tarihini belirlesin, biz de ona göre davranalım veya üyeleri ona göre davranmaya davet edelim derim.

Bir diğer küçük bir hususa değinmek istiyorum. Evet, borçlar azalıyor. Bu yapılacak hazırlık da bana göre bu işletme olayını olabildiğince küçük olarak düşünmek lazım. Çünkü bu kadar büyük bir lokantayı bu kadar büyük bir konser ile şarkıcısı ile sanatçısıyla bir gazino halinde yürütmek pek mümkün değildir. Nitekim de olmadı. İşte gördük bu hale bu durum nereden geldi? Dolayısıyla hazırlık yapılırken işletmenin anlamlı bir şekilde küçülmesi ama anlamlı kelimesine önem veriyorum. Kapatalım demiyorum fakat anlamlı bir şekilde küçültelim. Yönetilebilir hale geldikten sonra tekrar olumlu pozitif muhasebe kriterlerine göre o tekrar kendini büyütürse, büyütür ve bu husustaki işletme hususundaki görüşüm budur.

Yönetim kurulu var. Yönetim kurulu çalışsın önerilerini raporlarla ortaya koysun. Dokümanların genel kurul yapacakmış gibi hazırlasın, göndersin, icap ediyorsa biz de onları inceleyelim. Onlara göre konuşursun. Böyle bilinmeden, etmeden birbirimizi boş yere eleştirmeyelim.

Bundan böyle de danışma kurulu toplantılarımızı belirli aralıklarla yapalım diye öneriyorum.

Demokratik ortamda işletme komitesi önerilerini yapar. Ama günün sonunda sorumlu kimdir? Yönetim kuruludur. Bunun kabul edilmesi lazım.

 

Uğur TOLA:

Dernekte uzun süredir büyük bir karmaşa var, kaos var ve bundan son derece rahatsız oluyorum.

Burada ortada bir güven sorunu var ve bu güvensizlik ortamında üyelerden artık hiçbir şey isteyecek veya hiçbirini yanımıza çekecek yüzümüz kalmadı.

Sayın Yücel Özden’in de söylediği gibi derneğin bir kurumsal yapısı var. Bu yapının içerisinde yönetim kurulu var, denetleme kurulu var ve de disiplin kurulu var. Dolayısıyla bu çerçevede hareket etmemizde yarar var. Bunun dışında dışarıdan konuşmalara veyahut da biliyorsunuz ODTÜ’lüler bu konularda ne kadar heyecanlı olduğunu, her gün yazılan maillere itibar ederek bu derneği yönetmemiz mümkün değil. Bu derneğin başkanı gerektiği zaman bu konulardaki bilgileri ve uyarıları alacak. Bunları da kendi kafasında yoğurup, Derneği başarılı bir şeklide götürmeye çalışacak.

Dolayısıyla ben merkezi yönetim dışında yönetime destek olmaya, aklıselim sahibi olmaya, çevreye güven vermeye ve maksimum özveriyle de bu olayı desteklemeye davet ediyorum. Aksi takdirde derneğimize yazık olacak. Bu kadar güzel imkânlarımız ve topluluğumuz pusuda bekleyen insanlar tarafından ziyan edilecek.

Bu toplantıdan sonra bence bu güven ortamını arttıracak şekilde güzel bir toplantı tutanağı yazın ve bunu da yayınlayın. Toplum içerisindeki uyumu destekleyecek bir şeydir.

 

Ahmet SEVÜK:

Martta Genel Kurul olur olmaz derken bu korona her şeyi mahvetti. Dolayısıyla bu dönemde özverili, sahiden özverili çalıştılar. Yani birçok insan belki de bilmiyorum bu direnci gösteremeyip ben yokum da diyebilirdi. Dolayısıyla her şeye rağmen çalışmaları ve gösterdikleri gayret, doğrudur yanlıştır buralara girmeyeceğim, bunlar oluşacak genel kurullarda ve çeşitli platformlarda tartışılacaktır.

Direksiyonun başında YK varsa, Yönetim kurulu varsa, ben şimdi gidip de şoförüm gözünü bağlayamam, elini tutamam. Ayağını frene basarken oradan çekip gazına yüklenemem. Ya da gaz verip tam birini sollayacaksa o arada frene basıp şarampole yuvarlayamam. Dolayısıyla her seferinde şunu söylüyorum: Biz ne konuşursak konuşalım onlara eğer göremedikleri bir yeri aydınlatmak ve ilham vermek ile ilgili yapabiliyorsak yapalım. Ama yapamıyorsak o zaman şunu yapmayalım: Direksiyondaki insanın bizi selametle bir yere kadar götürmesine mani olacak tavırlardan kaçınalım. Türkiye’nin nereye gittiği belli değil. Dünya nereye gidecek belli değil. Daha birisi bitmeden bir dalga daha geliyor deniyor.

Dolayısıyla burada ortak akla ihtiyaç var. Çünkü hem detayda uğraşıyorlar. Yönetim kuruluna bu konuda ben haksızlık yapmak istemiyorum. Yani hepimizin bir odağı var ama yönetim kurulunun 10 tane odağı var herhalde. Yani öyle düşünüyorum. Dolayısıyla sahiden şunu bırakalım: Artık birbirimizi istesek de, sevsek de, sevmesek de saygı duymalıyız.

Bir şeyi iyi düşünelim. Bundan sonra hiçbir şey aynı olmayacaksa bizim burayla ilgili de mutlaka yeni bir projeksiyon yapmamız şart gibi geliyor bana. Yani bunu a şeklinde mi yaparız b şeklinde mi yaparız? Önce azaltılır, küçülür, sonra mı büyürüz, sonra büyürken yanımıza bir takım arkadaşlarımızı yani kendi bünyemizde insanları mı alırız, onlardan ekstra bir dönem için daha mı yardım isteriz? Bunları da yeni baştan düşünmeliyiz ve özellikle bu platformda dillendirmeliyiz.

Bakın bize para lazım. Paranın olduğu yerde sorunların birçoğu halledilir.

Çoğalmamız lazım.

 

Mahir BARUTÇU:

Göreve geldiğinde dernekte olumlu bir hava yaratan grubu görünce umutlanmış ve sevinmiştik. Ama bu sıkıntılar içerisinde bu grup daha yeni başlamışken, bir anda bazı ayrışmaların olması da gerçekten üzücü. Bu grupta da daha önceki gibi 4 kişi ayrıldık 5 kişi kaldı gibi şeylerin oluşması hakikaten üzücü olur. Grup olarak yürütmeyi beraber devam ettirmenizde çok büyük yarar var. Gelelim ne yapılabileceğine: Açıkçası Türkiye’de bu imkanlarla ortaya çıkmış başka bir dernek yapısı görmüyorum. Eksiklerine rağmen güzel imkanları var ve bu yapı zarar etmez.

Hatta geçmişte bir ara 105 civarında personel oldu ve en büyük gider de personel masrafı oldu. Demin sevgili Mustafa’nın da belirttiği gibi yani bu rakam herhalde 40 45 ler seviyesinde götürülebilir ve büyük ölçüde tasarruf da edilebilir hatta eski borçlar da kapatılabilir. Bağış kampanyaları açarız. Bu arada muhakkak genel kurulda aidatların arttırılmasını gündeme getirmeliyiz. Yani artık bu dönemde 20 lira aylık aidatla bu işlerin yürümesi mümkün değil. Bunu belki biraz zorlama olunacak ama minimum 50 liraya çıkarmamız lazım. Evet, belki daha az sayıda insan ödemeye kalkar ama dernekteki güzel gelişmeleri gördükçe daha çok insan katkı verecektir. Derneğin yapısında bizi büyük sıkıntıya sokan, zarar eden yer lokanta. Bir de kafe grubu var. Orayı çok rahatlıkla kiraya verebiliriz. Yani mesela Kahve Dünyası filan gibi veya Starbucks gibi bir grup orayı işletirse hem para kazanırız hem ciddi bir genç gruba hitap eder hale getiririz. Lokanta nedir? Lokanta bugünkü yapısıyla, yani Ankara’da böyle her çeşit yemeği yapan bir lokantanın para kazanması çok zor. Yani Ankara’da bırakın böylesine finedining yapanlar bile yüzde 90’ı kapandı. Kimler ayakta kalıyor? Tek cins yemek yapanlar ayakta kalıyor. Uludağ kalıyor, bir tek döner yapıyor. Bir de ne bileyim lahmacun satan ayakta kalabiliyor. Bir de kebap yapan ayakta kalabiliyor. Çeşit yapanların hepsi ortadan kalktı. Çok zor bir iş. O zaman çeşit yapan yerlerin içinde biraz para kazanan, ayakta olanlar var. Kavaklıdere Tenis Kulübü’ndeki şeye bakıyorum. Onlar şöyle bir düzenle gidiyorlar. Öğlenleri veya akşamları belirli bir yemekleri var diyor. Şefin de tavsiyesi: Üç çeşit, dört çeşit yemek ve onu makul fiyatı var. İlle de farklı bir şey isteyene de birkaç kebap verilebilir. Ama bizim şu andaki dernekteki yapımız olduğu gibi böyle 40 çeşit elli çeşit yemekle bunu götürmemiz mümkün değil. Oranın biraz ambiyansının da düzeltilmesi lazım. Gerçekten şu andaki bizim lokanta düzenimiz pek ODTÜ camiasına yakışır havada değil. Açık söylemek gerekirse biraz ayıp belki ama hani böyle karayollarının, Devlet Su İşleri’nin filan misafirhane yeri vardır şehirlerde biraz o havada, orada biraz para harcayarak düzenleme yapabiliriz. Güzelleştirebiliriz, ışıklandırmayı halledebiliriz, ses düzenini halledebiliriz. Dolayısıyla yani kısa vadede olmasa bile belirli bir orta vadede hiçbir zaman zarar etmeyen bir yapıya dönüşebiliriz.

Benim tek temennim bu birlikteliğin devam ettirilmesi. Yani daha ortada herhangi bir çok büyük bir şey yokken bu kurulun kendi içinde kavgaya düşmemesi, arkadaşların bir şekilde gönül bağının devam etmesi. Bırakalım dışarıdan başka gruplar şunu ister bunu ister ama bu hepimizin uygun gördüğü düzgün bir grup dediği, tamam biz bu gruba güveniyoruz dediği bir grup. Bizi mahcup etmemeli bu grup. Yani yarın genel kurul olacak. Nasıl olacak yani ağustosta filan mı? Kolay mı bu iş? Kimler katılabilir? Ağustos’a kadar her şey halledilebilecek mi? Ben pek imkân görmüyorum. Ama Genel Kurul’a ne zaman gidilirse gidilsin sağlam aslan gibi durarak güçlü bir şekilde ortaya çıkmalısınız. Bütün veriler ortaya çıkar. Tamam, şimdiye kadar bazı hatalar yapılmış olabilir, gelirlerimizde falan ama bizim derneğimizin overall olarak zarar etmesi mümkün değil. Bütün dava: Birlikte olalım, gönül birliğimizi sağlayalım ve işe devam edelim.

 

Zeki SAGAY:

Birincisi bu güven ortamının çok hızlı tesis edilmesi lazım. Bence birincil öncelik çünkü WhatsApp gruplarındaki yazışmalar ciddi bir imaj bozukluğu yaratıyor. Bunun için her ne olursa olsun sonuçta bizim bir yönetim kurulumuz var. Yönetim kurulu üyeleri hesap vermekle yükümlü. Dolayısıyla yönetim kurulu hangi öngörüleri doğrultusunda tüm sistemi yönetmeye amir olmalı. Bunun tartışılacak bir tarafı da olmamalı. Çünkü sonuçta sorumluluğu arkadaşlarımız taşıyorlar ki o kısa zaman ortaya çıkan bu iç anlaşmazlığın dışarıya yansıtılması iyi olmadı. O yüzden de taraflardan artık bu tartışmaları gündeme getirmeyecek şekilde bir tavır sergilemelerini, bunun sulh oluşmuş durum içinde ve uyum içerisinde devam ettiğini gösterecek bir açıklamanın bir deklarasyonun yapılmasının çok önemli olacağını düşünüyorum.

İkincisi, biz habire arkadaşlar biz ODTÜ Mezunları Derneği’yiz, biz bir lokanta sahibi değiliz. Bütün tartışmaların işletmenin zarar etmesi, kar etmesi, şu yemeğin verilesi, işte bu yemeğin sunulması ile sınırlı kalması çok sığ. Hele hele ülkenin içinde bulunduğu bu ortamda iyicene sığ. İşletmeci falan değiliz. Biz ODTÜ Mezunları Derneği’yiz ve bizim bu topluma karşı da bir sorumluluğumuz var. ODTÜ Mezunları Derneği olarak toplumda yaşanan bu olağanüstü ortama fı̇krı̇ katkıda bulunabiliriz. Bir STK olarak hani bir fayda üretebiliriz. Konsantre olmanız gereken temel şeylerin hani bu çerçevede ele alınması gerektiğini düşünüyorum. O nedenle de genel kurula kadar uyumlu bir görüntü sergilenmesinden çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu işletmenin de lokantanın, gerek kafenin gerekse işte her neyse bunların da profesyonel işletmecilere kiraya verilerek diyerek devam ettirilmesi bana sanki daha uygun, daha bizim hareket alanımızı artıracak büyük fayda getireceğini düşünüyorum. Eminim değerlendiriyordur arkadaşlarımız. Bu beklenmedik zorluklar karşısında yönetim kurulundaki bütün arkadaşları, bütün komisyondaki arkadaşlara özverili çalışmalarından ötürü çok teşekkür ediyorum.

Güveni tesis edelim. Var olan yapıyı sağlıklı biçimde yürütme gücümüzü üyelerimize gösterelim. Derneğimizin varlık amacından uzaklaşmayalım diye önermek istiyorum.

 

A. Metin GER:

Bildiğim bir şey var şu anda içinde bulunulan, global krizden bahsediyorum. Derneğin krizinden değil, global krizler genellikle çözüm üretme konusu için çok iyi fırsatlar haline dönüştürülebilen zamanlardır. O yüzden biz de belki dernek olarak içine düşürülmüş bulunan bu durumdan bir şekilde yararlanma fırsatını değerlendirebiliriz.

Bu nedir? En azından 1 yıl, 2 yıl için, bir süre için şimdiden bir strateji planlamak. Ancak stratejiler hepinizin takdir edeceği gibi başlangıç noktasındaki konumla çok ilgili. Başlangıç noktasındaki konum bir mali assetler vesaire olarak tanımlandığı gibi bir de bu işleri gerçekleştirecek stratejiyi geliştirecek olan iradenin kendi içinde tutarlı ve anlaşmış olmasıyla gerçekleşebilir. Bu yüzden benden önceki konuşmacıların, sayın başkanlarımın yaptığı katkı katkılara ben de katılıyorum.

Öncelikle nasıl oluştuğundan bağımsız olarak ama belli bir iradeyi temsil ederek de seçilmiş. Yani bir fikir birliği içinde gelmiş olan yönetim kurulunun, bir kere bir araya gelip mutlaka aralarındaki problemleri çözmeseler bile ortak bir tavır takınması, benimseyecek bir anlaşma yapmalarını el sıkışmaları gerekli.

Bugünkü konuşmalardan anladığım kadarıyla bu tarafları temsil eden iki kişi de burada. Yani bir kere mutlaka biraraya gelip bir el sıkışma ve ileriye dönük bir iki yıl falan bir stratejiyi beraber hazırlamaları gerekli.

Bizim dernek olarak bir araya geliş nedenimiz aslında hiçbir zaman bir lokantacılık yapmak değildi. Asıl amacı derneğimizin tırnak içinde ODTÜlülük ruhu dediğimizi, mezunların sesi olarak da ülke sorunları, eğitim sorunları ve benzeri bir takım konularda görüşlerimizi derleyip toparlayıp paylaşmak, toplumu yönlendirmek. Birtakım kültürel faaliyetleri yapmak olmalı. O yüzden işletme kısmı aslında bence Mahir abi galiba ilk önce söyledi bunu tamamen işletmeyi kapatalım. Yani bu stratejiyi oluştururken, bunu düşünerek işletmeyi tamamen kapatalım ve işletmeyi belki bir kafeye ve bir de fast food gibi iş yapan birine verelim. Yani oraya gelenler bir şeyler yiyebilsinler, birşeyler içebilsinler. Ama biz dernek olarak, yönetim olarak aynı zamanda lokantacılık işine soyunmayalım. Esas Yönetim kurullarının yapacağı iş biraz önce söylediğimiz sosyokültürel etkinlikleri düzenlemek olmalı.

Şu gerçeği de unutmamamız lazım. Bizlerin öğrenci olduğu yıllardan bu yana. Mezun olanların politik karakterleri, politik yapıları, olaylara bakış bakışları çok fazla değişti. Yani bizler aslında fikren. Temsil ettiğimiz yaklaşımlarla onların hayata bakışları ve temsil ettikleri görüşler çok farklılaştı, yabancılaştı. Eğer biz derneğimizin devamlılığını düşünüyorsak, o yüzden olabildiğince bu gerçeği de göz önünde bulundurarak tırnak içinde kötü bir konatasyon olmasına rağmen apolitik bir yapılanmaya doğru da gitmemiz lazım. Yani yönetim kurullarını oluştururken bu yönetim kurullarının içinde her türlü görüşün beraberce yer alabildiği ve böylece fikri tartışmaların, politik anlamda fikri tartışmaların yapılmadığı ama her şeyin temsil edildiği bir yapıya da geçişi sağlamak lazım.

Avni Yılmaz SÜRMELİ:

Metin Hocamla yalnız bir noktada biraz ters düşüyoruz. Biz başından beri ODTÜlü ruhu diye devamlı yani bu karşı çıkmak değil, ODTÜlü ruhu. Olayları doğru değerlendirmek, doğru araştırmak olarak yetiştirildik. Öyle de devam etmek isteriz. Başından beri burada illa solcu bir kesim seçildi, şu seçildi diye bir şey bu süresinde değiliz. Onun için bunu özellikle vurgulamak istiyorum.

Öğrendiğimiz kadarıyla Ağustos ayında ikinci toplantı olacak şekilde hazırlık yapmak gerekiyor. Ancak bizler çoğumuz Ağustos ayında Ankara da olmayabiliriz. Bu nedenle ikinci toplantıyı Ekim ayına atabiliriz.

Mustafa’yla Bayraktar’ı ama burada en önemlisi Metin hocamın vurguladığı gibi stratejik bir plan hazırlayıp bu  plan çerçevesinde 2 senelik bir yapıyla, mümkün olursa ki canı gönülden temennim bu günkü yönetimin çok yapısını bozmadan, mecburiyetten ayrılanlara hariç tutarak söylüyorum stratejik bir tatbikatçılığa soyunmasını isterim.

Bizim aidatlarımızın ilk genel kurulda gündeme koyarak senelik 600 liraya çıkmasının ise büyük bir katkı yaratan bir kaynak yaratabileceğini de göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum.

Levent TOSUN:

Sivil toplum kuruluşları diğer kuruluşlardan, özel sektörden, siyasetten vesaire falan farklıdır. Gönüllülük esasına göre çalışılır, hobilerimiz için, arkadaşlarla buluşmak için, kimimiz siyasi görüşlerimiz için dernek şemsiyesi altına gireriz. O zaman bu amaçlar için ve bu derneğe ait olduğumuzu bildirmek için aidat ödememiz bir zorunluluk.

WhatsApp gruplarında her birine ayrı ayrı değer verdiğim YK dan arkadaşların birbirlerine karşı kırıcı tartışmalara girdiklerini duyuyor ve üzülüyorum.

Özetle yönetim içinde yapabileceğimiz bir şey varsa aklı başında insanlar olduğu için ben de az evvel Yılmaz’ın dediği gibi söylemeye çalışıyorum. Bu küçük olabilecek, kişisel olan sorunların halledilmesinin pek çok konuyu halledebileceğini düşünüyorum. İşletmemiz önümüzdeki günlerde çok büyük bir avantajı olacak. Çoğu insan açık hava istiyor birbiriyle mesafeli falan. Ben daha ilk başlarda konuşmalar daha buralara gelmeden evvel onu da söylemiştim. Daha şimdiden insanlara bizim birtakım arkadaşlarımız söylüyorlar. Ne güzel Vişnelik’te buluşuruz diye. Çünkü işte havadar şöyle mesafeler var. Bazı önlemleri aldığımızın reklamı şimdiden yapılırsa ki eğer oraya açacaksak açalım diye öneriyorum.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

error: İçerik Kopyalanamaz !!
Close