KHK

  • KHK Muhatabı Akademisyenlerle İkinci Buluşmamızı Gerçekleştirdik

    KHK muhatabı arkadaşlarımızla ikinci buluşmamızı 24 Nisan 2019 tarihinde Derneğimizde gerçekleştirdik. Derneğimiz Yönetim Kurulu Başkanı A. İrfan Türkkolu ile Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Bayrak’ın katıldıkları toplantıda bulunan KHK muhatapları ise Selda Arit, Beyza Sümer Aydaş, Zöhre Koçkan, Ali Rıza Güngen ve İlker Urlu oldu. Derneğimiz ile ilişkilerimizin gelişmesi için ortak bazı çalışmalar yapılması kararına vardık. Görüşmemizin sonunda dayanışma ve mücadele kararlılığı ile en kısa zamanda yeniden görüşmek üzere vedalaştık.

  • ODTÜ’LÜ KHK MUHATAPLARI İLE BULUŞTUK

    Son dönem ülkemizde yaşanan en acı kıyımın muhatabı olan tüm KHK mağdurlarına sahip çıkma gerekliliğini en azından kendi üniversitemiz mensuplarına ulaşarak gerçekleştirme doğrultusunda; konuyu bir kampanyaya dönüştürmeden bu konuda araştırma yapan kurumlarla, yayın yapan kitapevleri ile iletişime geçerek ulaşabildiğimiz ODTÜ’lü KHK muhataplarını 27 Şubat 2019 Çarşamba akşamı ODTÜ MD Vişnelik tesislerinde bir araya getirdik.
    Yönetim Kurulu Başkanımız A. İrfan Türkkolu, Yönetim Kurulu üyelerimiz; Nihal Uysal ve Selçuk Güzeloğlu ile KHK muhatabı Yönetim Kurulu üyemiz Yusuf Bayrak ve Disiplin Kurulu üyemiz KHK muhatabı Ahmet Haşim Köse’nin katıldığı toplantıya akademisyenlerin yanında KHK ile işlerinden edilen iki ODTÜ mezunu kamu çalışanı da katıldı.
    15 Temmuz sürecinde KHK ile işinden edilenler yanı sıra atanmayan arkadaşlarımızın da aynı kaderi paylaştığına dikkat çekilerek önceliğin dayanışma ve gündelik hayatın örgütlenmesi olduğu vurgulandı.
    Çalışmanın ODTÜ’lü KHK muhatabı arkadaşlarımızın mümkünse hepsine ulaşana dek devam ettirilmesine, Dernekte kurslar açılması, Dayanışma gecesi yapılması, Mülkiye başta olmak üzere diğer mezun dernekleri ile işbirliği yapılmasına dek birçok konuda öneriler oluşturuldu.
    Toplantı; dayanışma ve mücadeleyi sürdürme kararlılığı ile; bir dahaki toplantıya daha çok KHK muhatabını bir araya getirmek üzere bitirildi.

  • Doğal Ürün Yelpazemiz Genişliyor

    Boğatepe ürünleri ile başladığımız Doğal Ürün satışlarımız sürüyor. Listemize Kars’tan gelen peynir ürünlerimize Otlu Peynir ve Koyun Tulum Peynir yanı sıra mevsim itibarı ile Kaz satışları da başladı.

    Bunun dışında, KHK ‘dan ihraç edilen  Suat Özcan tarafından Derneğimize gönderilen ürünler listemize eklendi.  Diğer üretici grupları ile de temaslarımız sürüyor. Önümüzdeki günlerde yeni Doğal Ürün dayanışma noktalarımızı üyelerimizle paylaşıyor olacağız.

  • Basına ve Kamuoyuna

    Basına ve Kamuoyuna;

    15 Temmuz darbe girişimi sonrası, OHAL kapsamında çıkarılan KHK’lar ile herhangi bir soruşturma ya da kavuşturmaya gerek duyulmayan birçok uygulama sürdürülmektedir. Terörle mücadele adı altında yapılan bu uygulamaların, sıklıkla özgürlükleri kısıtlayan ve demokrasi bilincinde tabanı olmayan uygulamalara dönüşmesi son derece kaygı vericidir.

    Son çıkan KHK ile özerk, bağımsız ve demokratik üniversitenin temelini oluşturan üniversite rektörlerinin, üniversite öğretim üyelerince seçilmesi anlayışı tamamen ortadan kaldırılmıştır. Her fırsatta gücünü demokrasiden ve sandıktan aldığını söyleyen mevcut iktidar anlayışı, 29 Ekim 2016 tarihli 657 Sayılı KHK ile Cumhurbaşkanı’na atama için gönderilecek rektör adayları listesinin YÖK tarafından belirlenmesini kanunlaştırmıştır. Böylece öğretim üyelerinin seçme ve seçilme hakları elinden alınmış; “demokrat” iktidar üniversitelerdeki özgür ve demokratik eğitim anlayışını rafa kaldırmıştır.

    Son olarak Cumhuriyet Vakfı ve Gazetesinin basılması, yöneticilerinin ve yazarlarının “terör” örgütlerine müzahir oldukları ve üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştır.

    Gazetecilerin haberleştirdikleri olaylarla, yaptıkları yayınlarla, köşelerinde yazdıklarıyla “terör” örgütüne destek sağlandığı iddiası, mevcut iktidarın, hükümetin destekçisi ve yandaşı olmayan muhalif seslerin her an “terör örgütüne müzahir olmaktan” susturulabileceğini işaret etmektedir. Her muhalif sesi “terör” kisvesiyle ötekileştirme girişimi, Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğünün ne durumda olduğunun göstergesidir.

    Çağdaş, laik ve demokratik bir toplum için, ifade özgürlüğü, yayın özgürlüğü ve haber alma özgürlükleri vazgeçilmez üç unsurdur. KHK’lar ile her geçen gün törpülenen hak ve özgürlüklere, bu üç özgürlük de ciddi boyutlarda eklenmiştir. Özgürlükler alanının “terör” kisvesiyle daraltıldığı böyle bir ortamda, ülkeyi aydınlık bir geleceğin beklediği inancı gerçekçi temellerden yoksundur.

    Mevcut İktidar  özgürlükler alanına yaptığı müdahalelerden vazgeçmelidir. İfade özgürlüğü ve düşünce özgürlüğü evrensel hukuk standartları çerçevesine tekrar oturtulmalı ve haksız yargı süreçleri sonlandırılmalıdır. Üniversite rektörlerinin nasıl atanacağı veya üniversite personelinin nasıl yargılanacağında dair yeni yollar bulmak yerine, üniversitelerin nasıl gerçek anlamda özgür ve bilimsel eğitim vereceğine; üniversitelerin özerk ve demokratik bir yapıya nasıl kavuşturulacağına odaklanılmalıdır.

    ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

    YÖNETİM KURULU

  • ODTÜ’deki Disiplin Soruşturmalarına İlişkin Bilgilendirme

    ODTÜ Bileşenleri olarak 29 Ekim 2016 Cumartesi günü yayınlanan son iki KHK ile akademik özgürlüklere dair daha da derinleşen kaygılarımızla, son dönemde okulumuzdaki disiplin soruşturmalarının olası hukuki ve toplumsal sonuçlarına dair hazırladığımız bilgilendirme notunu sunuyoruz.

    Bilgi notunun genel çerçevesini aşağıda, hukuki yorumları içeren ayrıntılı belgeyi ise ekte bulabilirsiniz.

    Saygılarımızla,

    Eğitim Sen Ankara 5 No lu Şube ODTÜ İşyeri Temsilciliği
    Orta Doğu Ögretim Elemanları Derneği
    ODTÜ Mezunları Derneği

     

    *ODTÜ Bileşenlerinden Kamuoyumuza Bilgilendirme Notu ve Tutum Almaya Davet:*

    Üniversite yönetiminin gündeme dair yapmakta olduğu bilgilendirmeleri yönetimin üniversite mensuplarını alınan kararlar ve uygulanışları konusunda katılımcı olmaya daveti olarak anlıyoruz.

     Bu bağlamda 24 Ekim tarihli Gündemdeki Konularla İlgili Bilgilendirme başlıklı e-postayla gönderilen belgenin sonuç kısmında belirtilen ifadeyi ODTÜ kamuoyunun dikkatine sunarız:

    Üniversitemiz idari ve akademik personeli hakkında başlanmış ancak henüz sonuçlandırılmamış disiplin soruşturmaları ile açılacak disiplin soruşturmaları, mevcut yasal düzenleme yapılıncaya kadar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 vd. maddelerinde yer alan usul ve cezalar esas alınarak yürütülmektedir.

    Bu bilgilendirme üniversitemizin yetkili sendikası olan Eğitim Sen in üye ve yöneticileri hakkında açılmış ve usulden kaynaklı sorunlarla YÖK ten geri çekilmiş soruşturmaların tamamlanması süreci ile ilgilidir.

    ODTÜ bileşeni kurumlar olarak hukuki danışmanlıklar vasıtasıyla da süreci başından itibaren takip etmekteyiz. Dolayısıyla, üniversite yönetiminin bu soruşturmalar bağlamında aldığı hukuki tavrın gerek bu soruşturmalar özelinde gerekse ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal koşullarda üniversitemizin akademik özerkliği güvenceye alan özgürlükçü ortamını bozacak ve üniversite kamuoyunun adalet duygusunu zedeleyecek yeni gelişmelere yol açacağından kaygılıyız.

    Üniversitemizde katılımcı karar alma mekanizmalarına verilen öneme güvenerek söz konusu soruşturmalar hakkında Üniversite Yönetim Kurulu üyelerine hukuk danışmanlarımızın hazırladığı bilgi notunu ileteceğiz. Bunun ötesinde, üniversite kamuoyunu üniversitemiz yönetimince 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun disiplin işlemlerinde kullanılmaya başlamasının yaratacağı sorunlar konusunda bilgilendirmek isteriz.

    Bu görüşümüzün gerekçelerini açıklayabilmek amacıyla hukuki sürecin gelişimini ve mevcut hukuki durumu özetleyen kısa bir bilgi notunu aşağıda dikkatinize sunuyoruz.

    Bu notun sonuç olarak bize söylediği, mevcut hukuki boşluğun esas olarak TBMM’nin onayı ile 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa disiplin ile ilgili gerekli maddelerin eklenmemesinden kaynaklandığı; siyasi nedenlerden kaynaklanan bu durumun yarattığı sorunların, yasa koyucu gibi iş görmeye çalışan yargı (burada Danıştay 8. Dairesi) tarafından giderilmeye çalışıldığı; bütünsellikten uzak bir biçimde idare edilmeye çalışılan bu durumun, pek çok belirsizlik, *de facto*/fiili çözüm, dolayısıyla da hak ihlali ve karşı davayı gündeme getirdiği ve getireceği; bunlar sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü hak kaybının tazminin ise, mevcut hukuki belirsizlikler içinde bu kararları almayı tercih edenler tarafından karşılanmak durumunda kalınacağıdır.

    Hukuki belirsizliklerin olduğu bir durumda üniversite mensuplarını akademinin özerk alanından çıkarıp devlet memurluğu çerçevesine sokmak, ülkemizdeki başka üniversitelerin mensuplarını baskılamak için sıklıkla uyguladığı bir yöntemdir. Ne var ki, ODTÜ bilimsel özerkliği, özgürlükçü ve baskıdan uzak ortamı ile en zor koşullarda bile ülkemize umut veren, öncü bir kurum olmuştur.

     657 Sayılı Kanunun disiplin işlemlerinde uygulanması hakkında duyduğumuz endişeler ilk elden Eğitim Sen üye ve yöneticilerine açılan soruşturmalarda belirgin hale gelmekte olsa da gündemdeki bu uygulama aslında tüm üniversite çalışanlarımız için bağlayıcı olacaktır. ODTÜ bileşenleri ve temsil ettiği değerler bakımından ODTÜ’yü sahiplenen kamuoyu için önemli ve ciddi sonuçları olabilecek meselelerde aceleyle davranılması da telafisi güç hukuki yanlışlara düşülmesine zemin hazırlayacaktır.

    Üniversitemiz hukukçuları ve yönetimi ile konuyu yakından takip eden kurumlarımızın hukukçuları ve temsilcilerinin ivedilikle konu üzerinde fikir alışverişinde bulunmak üzere bir araya gelmelerinin faydalı olacağını düşünüyoruz. Hukuki belirsizlik giderilene kadar da üniversite yönetimini var olan soruşturmaları durdurmaya davet ediyoruz.

    ODTÜ kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.

    Eğitim Sen Ankara 5 No lu Şube ODTÜ İşyeri Temsilciliği

    Orta Doğu Öğretim Elemanları Derneği

    ODTÜ Mezunları Derneği

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı