DuyurularHaberlerSlider

Ankaralı Kadınlar: “Ölmek İstemiyoruz”

Ankaralı kadınlar Emine Bulut’un eski eşi tarafından öldürülmesini ve kadın cinayetlerini protesto etmek amacıyla dün (23 Ağustos 2019) 19.00’da Kuğulu Park’ta buluştu.

Ankara Kadın Platformu’nun çağrısı ile toplanan kadınların ellerinde, Emine Bulut’un kulaklarımızdan gitmeyen “Ölmek İstemiyorum” feryadına istinaden “Ölmek İstemiyoruz” yazılı dövizler vardı. Basın açıklamasının okunmasının ardından kadınlar; “Emine Bulut İsyanımızdır”, “Kadın, Yaşam, Özgürlük”, “Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz”, “Hiç Kimsenin Namusu Olmayacağız” gibi sloganlar eşliğinde oturma eylemine başladı. Oturma eyleminin ardından sona eren toplanmadan geriye kadınların öfkesi ve isyanı kaldı.

Ankara Kadın Platformu’nun basına ve kamuoyuna okuduğu açıklamasının tam metni:

Emine BULUT’un çığlıkları kulaklarımızda sabahtan beri. ‘Ölmek istemiyorum’ diyen sesi bizi buraya getiren, ülkenin dört bir yanında aynı bizim yaptığımız gibi kadınları sokağa döken. Bir kız kardeşimizi daha aramızdan aldılar. Bir kız kardeşimiz daha boşandığı kocası tarafından öldürüldü.

Öfkeliyiz, kızgınız, üzgünüz. Emine’nin ölümüne neden olanları bildiğimiz için ama en çok. Kadınların şiddete uğradığı, cinayetlerin hiç hız kesmediği bu ülkede, kadınlara ısrarla boşanmayacaksınız denildiği için öldürüldü. Dünyanın en normal şeylerinden biri olan boşanmak bu ülkede aile üzerinden inşa edilen politikalar nedeniyle adeta suçmuş gibi konuşuluyor.

Boşanan kadınları sapkın hayatlar yaşamakla suçlayan, boşanmaları ne pahasına engellemek için Meclis’te komisyonlar kuran, aileleri parçalatmayacağız diye dört bir yerden açıklamalar yaptıran, nafakayı kaldırmak için yasa hazırlıkları yapan, şiddete ilişkin koruma kararları almamızı sağlayan 6284 sayılı yasayı kaldırmak isteyen, İstanbul Sözleşmesi’nden devletin imzasını çekmesi için uğraşan siyasal iktidar Emine BULUT’un ölümünün sorumlusudur.

Şiddeti hayatlarımızın ayrılmaz bir parçası yapıp, şiddet dilini ve erkekliği her açıdan güçlendirenler suçludur. Cani eski koca, sinirli adam laflarına karnımız tok. Bu ne münferit bir cinayettir ne de sadece erkeğe verilecek ceza üzerinden konuşulacak bir meseledir.

Hayatlarımızı şiddet cenderesine, aileye sıkıştıran, bütün politikasını bu erkek egemen kurguyla yapan siyasal iktidar ülkedeki bütün kadınlara hesap vermelidir. Devlet cenahından yapılan açıklamaların hiç birini bu nedenle kabul etmediğimizi, ciddiye almadığımızı buradan söylemek isteriz.

On sekiz yıllık AKP iktidarı biz kadınlar için içinde güvenle yaşayabileceğimiz bir ülke bırakmadı. Şiddet yaşamın kendisi haline getirilirken uygulanan muhafazakar politikalar kadınlara eşitliğin olmadığı bir ortam sundu. Bizzat Cumhurbaşkanı tarafından sürekli söylenen eşit olmadığımıza dair vurgu, bizlere şiddet, taciz, tecavüz, yoksulluk ve ölüm olarak döndü.

Bir devletin kadınları ısrarla sıkıştırdığı şiddet cenderesinin sonuçları bunlar. Kadınları korumayan, uğradığı ya da uğrayabileceği şiddetle onları baş başa bırakan, hatta ve belki de daha önemlisi şiddeti bizzat yaratan ve körükleyen sisteminiz öldürdü Emine’yi.

O yüzden şimdi siyasal iktidarın bütün temsilcileri susun. Tek bir kelime bile etmeyin. Söyleyeceklerinizi  biliyoruz ve artık duymak istemiyoruz.

Bugün Emine’nin, kız kardeşimizin yasını tutacağız. Ama susmayacağız. Tıpkı daha önce yaptığımız gibi diğer kadın cinayetlerinde olduğu gibi…

Emine’nin ‘ölmek istemiyorum’ diyen çığlıkları kulaklarımızda, yaşam hakkımızı savunacağız. Nafaka ile ilgili değişiklik yapmanıza izin vermeyeceğiz, 6284 sayılı Yasaya dokunamayacaksınız, İstanbul Sözleşmesinden çekilmenize engel olacağız. Aile içinde çizdiğiniz o sınırda yaşamayı kabul etmeyeceğiz.

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Close