ODTÜ'LÜLER BÜLTENİ Sayı 57 - Kasım 1996

 


ODTÜ'LÜLER BÜLTENİ

ODTÜ Mezunları Derneği Aylık Yayınıdır

Sayı: 57 - Kasım 1996

 

Dernek Adına Sahibi

Zeki Sagay

Yayın Sorumlusu

Özcan Yalçınkaya

 


YAYIN KURULU

Başkan

Süreyya Yücel Özden (CE'64)

Tülay Ünlüevcek (PSY'83)

Kubilay Dündar (SOC'92)

Elmas Arısoy (ENVE'89)

Fügen (Selçuk) Çetiner (ARCH'72)

Filiz Bal (ARCH'89)

Basın-Yayın Halkla İlişkiler

Kerime Kartaloğlu (MATH'95)

 

Ayda bir yayınlanır ve üyelere ücretsiz gönderilir. İmzalı yazılardaki görüş ve düşünceler yazarlarına ait olup Derneği ve Bülteni sorumlu kılmaz.

 


ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

YÖNETİM KURULU

Başkan

Zeki Sagay (EE'79)

Başkan Yardımcısı

Prof. Dr. Çetin Hoşten (MINE'73)

Genel Sekreter

Filiz Bal (ARCH'89)

Sayman

Özcan Yalçınkaya (MINE'82)

Üyeler

İklil Kın (CHE'87)

Nezihi Çift (CP'78)

Süreyya Yücel Özden (CE'64)

 

DENETLEME KURULU

Turhan Erdoğan (CE'62)

İ. Hakkı Burçoğlu (ME'78)

Cengiz Karaçalık ((IE'81)

 

Dernek Müdürü

Ayhan Gülsoy (CHE'93)

 

Banka Hesap No:

T. İş Bankası Akay Şubesi 4201 0498820

Posta Çeki No: 106130

Burs ve Yardımlar Fonu Hesap No:

T. İş Bankası ODTÜ Şubesi 4229 0422059

 

Yayına Hazırlayan: MaviElma (312) 433 90 16

Baskı: METU Press

 

Dernek Adresi:

Şerefli Sk. 35 Beşevler 06580 Ankara

Tel: (312) 212 38 39 - 212 33 27 - 223 75 59

Fax: (312) 212 33 26

e-mail: odtumd@rorqual.cc.metu.edu.tr

INTERNET WWW Sayfaları: http://www.metu.edu.tr/˜wwwgrad/

WWW Tasarım: Aydın Tiryaki(ChE'81)


BİZDEN SİZE

Sevgili ODTÜ'lüler,

Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri ile süslenen anlamlı bir ayı geride bıraktık. Genç Cumhuriyetimizin erdemini bir kez daha içimizde hissettik.

Atatürk'ün ve arkadaşlarının 73 yıl önce Cumhuriyeti ilan ederek, yeni medeni kanun ve kadınla erkeğin yan yana eşit olarak yer aldığı yeni hukuk düzeniyle ortaçağın teokratik izlerini silişini coşkuyla kutladık. Bireylerin kulluktan vatandaşlığa yükseldiği bu onurlu değişim, ülkemizin çağdaşlaşma ve çağı yakalama hamlesini ne denli başarılı kıldığı ve hızlandırdığı kuşku götürmez bir gerçek.Ancak, içinde yaşadığımız bugünlerde, ülkemiz önemli bir darboğazdan geçiyor. Birtakım karanlık beyinler, Atatürk'ün, Cumhuriyet'in temel ilkelerine aymazca saldırıyorlar. 73 yıl önce gerçekleştirilen mucizevi değişimi yoketmeye, ülkeyi ortaçağ karanlığına gömmeye çabalıyorlar. Bu çabalar karşısında tepkisiz kalmamalıyız. Arkadaşlar bu ülke bizlere çokşey verdi. Şimdi sıra bizlerde. Umursamaz kalarak geçirdiğimiz hergün ülkemizin, çocuklarımızın yarınlarını yok ediyor.

Hepinizi, dernek bünyesinde faaliyet gösteren Mustafa Kemal Çalışma Grubu'na aktif katılıma çağırıyoruz. MK Çalışma Grubu tüm çağdaş dernek ve topluluklar ile yakın ilişki içerisinde faaliyetlerini sürdürüyor. ODTÜ içerisinde, Atatürkçü Düşünce Topluluğu ile bağlantılı olarak, sadece parasal nedenlerle şeriatçıların eline düşme tehlikesi yaşayan fakir gençlere sahip çıkıyoruz. Burs ve Yurt fonları ile bu tür gençleri çağdaş yaşamın yılmaz bekçileri yapmayı hedefliyoruz. Unutmayalım ki, gelecek, genç nesiller tarafından biçimlendirilecektir. Burs fonuna yapacağınız en ufak bir katılım geleceğe yönelik bir katkıdır.

Sosyal tesisimiz ile ilgili kampanyalarımız hızla sürüyor. Yeni katılımlar için Aralık sonuna kadar katkı payını sabitledik. Bu olanaktan yararlanmanızı öneriyoruz. Tesise isim yarışmamızın süresi 29 Ekim'de bitti. Katılımcıların önerileri Kasım ayında değerlendirilerek sonuç gelecek ay duyurulacak.

İnternet üyeliği için başlattığımız kampanya büyük ilgi gördü. Hepinizi çağımıza damgasını vuran bu iletişim ağına çağırıyoruz. Bu olanak, aramızdaki iletişimi daha da güçlendirecek. Aynı çalışma kapsamında, ODTÜ'lü firmaları da internet üzerinde tanıtmaya başlıyoruz. Bu faaliyetlerin tüm geliri tesis inşaatında ve Burs Fonunda kullanılacaktır.

Dernek bünyesinde bir İŞ MERKEZİ kurma çalışmalarımız devam ediyor. Bu iş merkezi tüm üyeler arasında iş ilişkilerine yardımcı olacak, bürokrasi ile bağlantılarda yardımcı olacaktır. Altyapısını tamamen oluşturduğumuzda bu konuda sizlere ayrıntılı bilgileri gelecek aylarda ileteceğiz.

Sevgili arkadaşlar, hepinizi çalışma gruplarımıza aktif katılıma davet ediyor, çağdaş, aydınlık yarınlar diliyor, Cumhuriyet bayramınızı kutluyoruz.

 

ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

Yönetim Kurulu

 


 

ODTÜ'lüler

BU ZİNCİR KOPMAZ...

HERGÜN BİRAZ DAHA GÜÇLENİR !

 

Sosyal Tesisimizin gerçekleşmesine destek veren arkadaşlarımıza,

23 Eylül - 28 Ekim tarihleri arasında 49 arkadaşımız daha katıldı. İsimlerini aşağıda verdiğimiz bu arkadaşlarımızın katılımları ile;

 

TOPLAM KATILIMCI SAYISI : 1418

KATILIMIN PARASAL MİKTARI : USD 936.497-

 

ADI SOYADI BOLUM M.Y.

ÖKE YETGİN CE 1982

ÇAĞLAYAN BODUR CE 1990

SİNAN TURHAN CE 1991

A.YEKTA NAZLI CE 1994

AYDIN KAYA CENG 1986

SUAT UNGAN CHE 1971

MURAT KARAKUŞÇU ECON 1971

İRFAN KAFDAĞLI EE 1973

METİN DEMİRBOLAT EE 1973

M. TURHAN BAŞARANKUT EE 1974

ÇETİN KAYAALP EE 1975

AYDIN ÖZKAYA EE 1985

MUSTAFA BENGİ EE 1994

METİN KORUCU GEOE 1984

SEVİM KAÇAR ME 1961

AKİL SAKARYA ME 1973

FEZA YASAV ME 1973

BAHRİ TÜRKMEN ME 1976

HAKKI SUHA ÜNSAL ME 1976

M.BÜLENT ÖZGÜR ME 1976

NESRİN DAĞ ME 1987

ATANER ERGÜL METE 1981

NİGAR KAYAALP METE 1985

NURHAN ATAMAN METE 1985

A. NECDET PAMİR PETE 1980

MUHARREM İNCE PETE 1989

C.YENAL İYİALKAN ARCH 1976

SAADET SAYIN ARCH 1988

E.NESRİN SARI CP 1979

GÜLTEN KUBİN CP 1983

DİDEM BABAN MAN 1990

ŞEFİKA KIRÇUVAL MAN 1991

BURCU MISIRLI MAN 1996

H.OYA ŞERİFOĞLU BIOL 1983

NURŞEN TELLİ MATH 1983

ÇİÇEK ÇUBUKÇU MATH 1985

ZEYNEP GÜRSU MATH 1995

ERTUĞRUL YAZICIOĞLU PHIL 1981

TUĞRUL TÜZÜNER PHYS 1980

TAYFUN ATASOYU SOC 1978

ÜLKER AYDIN STAT 1980

MERAL AKSU TURHAN ODTÜ

E.DENİZ ATİKOĞLU ODTÜ

H. ÖZTAŞ AYHAN ODTÜ

AYDIN ÇINAR EVCAN ODTÜ

A.ALEV EVREN ODTÜ

RÜYA GÜVENDİ ODTÜ

YILMAZ SERT ODTÜ

MEHMET T. ZEYREK ODTÜ

 

 

1996 MEZUNLARININ DİKKATİNE!

ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNETMELİĞİ 6. MADDESİNE GÖRE: 1996 YILINDA MEZUN OLANLAR, MEZUNİYET TARİHİNDEN İTİBAREN BİR YIL İÇİNDE, DERNEĞE DE ÜYE OLMAK KOŞULUYLA BAŞVURMALARI HALİNDE PEŞİN $ 500 TAKSİTLE $ 25 x24= 600 ÖDEME YAPABİLİRLER

 

 


SOSYAL TESİSE KATKI PAYLARI KAMPANYASI

 

Tamamıyla bir ODTÜ dayanışmasının ürünü olarak gerçekleştirilen bu esere daha çok mezunun katılımını sağlamak amacıyla Yönetim Kurulu bir kampanya başlattı. Bu kampanya kapsamında, bugüne kadar Sosyal Tesis için katkı payı ödeyen/taahhüt eden 1430 üye, henüz ulaşılamayan en az 3 üye katılımı sağlamaya davet edildi. 31 Aralık 1996 tarihine kadar sürecek bu kampanya süresince, katkı payı tutarı 660 USD olarak donduruldu.

Yönetim Kurulu kararına göre, tesisin kullanıma açılışından itibaren Sosyal Tesise katkı payı tutarının 2.500 USD olacağı açıklandı. Tesisin kullanıma açıldığı tarihten itibaren, katkı payı ile projeyi destekleyen üyelerimiz dışındaki mensuplar, tesisi kullanmak istemeleri halinde bu miktarı ödeyerek kullanım hakkını elde edebileceklerdir.

 

PEŞİNAT AYLIK ÖDEMELER TOPLAM

3 AYLIK VADELİ $ 265 $ 205 $ 675

6 AYLIK VADELİ $ 165 $ 105 $ 690

8 AYLIK VADELİ $ 140 $ 80 $ 700

12 AYLIK VADELİ $ 115 $ 55 $ 720

16 AYLIK VADELİ $ 65 $ 45 $ 740

PEŞİN $ 660

31 Aralık 1996 Tarihine

Kadar Geçerlidir

 

SOSYAL TESİS AÇILDIKTAN SONRAKİ ÜYE KATKI PAYLARI BELİRLENDİ!..

Tesisin kullanım alanının açılış tarihi olan 29 Ekim 1997'den sonra eski mezunların katılım payları 2500 $ olacaktır.

 


TESİS HABERLERİ

 

"Sosyal Tesisimiz Önümüzdeki Yıl 29 Ekim

Cumhuriyet Balosu İle Açılacak"

 

 

DAYANIŞMA ZİNCİRİNDE FİRMA KATKILARI

Sosyal Tesisimize, nakit, malzeme ve emek ile katkıda bulunan firmalara, onların sayın yöneticilerine teşekkürlerimizi bu sayfalar aracılığı ile bir kez daha iletmek istiyoruz. Aşağıdaki satırlarda ayrıntılarını açıkladığımız bu katkıların moral değeri ise belirtilenin çok üzerindedir.

Firmaların katkılarının bir bölümü doğrudan banka hesabına nakit olarak, diğer bir bölümü ise gerek malzeme gerekse iş kalemi temini şeklinde ve malzemenin piyasa koşullarının çok altında bir bedelle sağlanması şeklindedir. İnşaatın akışı sürecinde gerçekleşen bu katkıların, gerçekleşen bölümleri, iş bitişleri paralelinde devam etmektedir ve etaplarla birlikte her sayıda duyurulması devam edecektir.

 

BAYINDIR HOLDİNG 15.000 $

MENSEL JVC 10.000 $

ZAFER İNŞAAT A.Ş. 10.000 $

ERGİN AKTAN (AKTAN MOBİLYA) TÜM KAPILAR**

TEPE GRUBU AÇIK ÇEK

ZEKİ ARIKAN (ARI KAZAN) KAZANLAR**

GRUP CAM SAN. (FEVZİ SAÇAK) CAMLAR**

BURÇ AŞ. (SEFA GÖMDENİZ) ELEKTRİK TESİSATI VE AKSAMI**

ESEN ELEKTRİK LTD (K. SADİ ESEN) SES ANONS AMPLİFİKATÖRLEİR, TELEFON SANTRALİ REDRESÖRÜ DİMMER İHT.

ENERSİS A.Ş (AYDIN GÜRPINAR) GENEL ANONS VE MÜZİK YAYIN SİSTEMİ**

ÇAMSAN (M. METE GÖKNEL) KAPI MENTEŞELERİ VE AKSAMI**

BARMEK HOLDİNG TOPLAM 100.000 $ LIK AYNİ VE NAKTİ KATKI (*)

SEYHAN CENGİZ TURHAN B.A. BETONUNUN TEMİNİNDE SAĞLANAN İNDİRİM (*)

GAMA A.Ş. ÇATI ÇELİK KONSTRÜKSİYONU- MALZEME, İMALAT, MONTAJ (**)

METİŞ A.Ş. (KADİR SEVER) YOL VE OTOPARK YAPIMI - MALZEME, İŞ VE İŞÇİLİK (**)

KAREL A.Ş. TELEFON SANTRALİ- KOMPLE (**)

(*) 13.000 m3'lük makina ile kazı yapılması işi BARMEK tarafından gerçekleştirilmiş ve bu iş kalemi ile firma şu ana kadar 8.500 $'lık ayni ve 10.000 $'lık nakti katkı sağlamıştır. 1800 m3 b.a. betonunu ederini sabit tutarak Seyhan Cengiz Turhan yaklaşık 11.000 $ lık bir katkı sağlamıştır.

(**) Katkıların bedelleri iş kalemlerinin bitimleri ile kesin hesap üzerinden ayrıca bildirilecektir.

 

SOSYAL TESİSİN GERÇEKLEŞMESİNDE STANDART ÜZERİNDE BAĞIŞLARLA DESTEK VEREN ODTÜ'LÜLER

ADI SOYADI BÖLÜM M.YILI $

*** *** *** *** AÇIK

*** *** *** *** AÇIK

HASAN CANPOYRAZ CE 1969 10000

KAMİL GÜRBÜZ MAN 1973 10000

CELAL SEVER CE 1976 5100

*** *** CE 1976 5000

E. YAŞAR ALIÇLI ME 1970 5000

S. CENGİZ TURHAN MAN 1971 5000

KEMAL KURDAŞ 4000

UĞUR YAVUZ PETE 1974 3000

ERDAL EREN CE 1975 3000

ŞEVKİ NUMANOĞLU ARCH 1970 2500

F. SERMET KUZUCU CE 1971 2500

FARUK ÖZKUT ARCH 1973 2000

UĞUR TOLA CE 1969 2000

M. SUNER TUNCER CE 1969 2000

Ş. BARAN ASENA CE 1970 2000

ALİ FEHMİ ULUÇ CE 1971 2000

R. CİHAT KILIÇ CE 1971 2000

AYDINEL ALTINTAŞ CE 1972 2000

MURAT BALKAN CHEM 1969 2000

CEYHAN GÜNER MAN 1971 1500

ETHEM ATINÇ MAN 1976 1500

*** *** ARCH 1974 1500

*** *** METE 1974 1500

MEHMET YENİCİOĞLU CE 1963 1000

S. YÜCEL ÖZDEN CE 1964 1000

METE GÖKNEL CME 1968 1000

SADİ ESEN EE 1964 1000

MEHMET ARAÇ CE 1969 1000

HAYRETTİN KUBLAY CE 1969 1000

MEHMET YARIMAĞAN CE 1969 1000

MUSTAFA SELMANPAKOĞLU CE 1970 1000

ATİLLA TARMAN CE 1970 1000

AŞKIN KOCAÇİMEN CE 1973 1000

OSMAN ÖZKAN EE 1964 1000

CENGİZ KARAÇALIK IE 1981 1000

SELAMİ ONUR IE 1981 1000

SEVİM KAÇAR ME 1961 1000

ERCAN DAVUDOĞLU ME 1963 1000

ERGİL ERSÜ ME 1963 1000

CELASİN EGEL ME 1965 1000

TANERİ YONAR ME 1966 1000

MEHMET ARTUN ME 1970 1000

A. NAMIK URAL ME 1982 1000

N. KEMAL GÖKALP ME 1982 1000

(*** : ADININ AÇIKLANMASINI İSTEMEYEN ÜYELERİMİZ)

 

DESTEK VEREN FİRMALARIMIZ

KAS PAZARLAMA A.Ş. 5.000 $

MTF LTD ŞTİ 3.270 $

ATAK MÜH LTD. ŞTİ. 1.050 $

BİLGE MÜH. VE MÜŞ. A.Ş. 1.000 $

BARK MÜHENDİSLİK 1.000 $

 


YÜKSEK DANIŞMA KURULU TOPLANDI

ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Suha Sevük ve Dernek Yönetim Kurulu Başkanımız Zeki Sagay'ın çağrısı ile 6 Kasım 1996 tarihinde ODTÜ Kültür ve Konferans Merkezi'nde, 40. Yıl Yüksek Danışma Kurulu toplantısı yapıldı.

Toplantıya Üniversitemiz Rektörlüğünden; Prof. Dr. Ural Akbulut, Prof. Dr. Mehmet Çalışkan, Prof. Dr. Aybar Ertepınar, Prof. Dr. Türker Gürkan, Prof. Dr. Yıldırım Üçtuğ;

Konuk olarak; Yiğit Gülöksüz (Toplu Konut), Erol Üçer (GAMA), Ergin Aktan (AKTAN), Prof. Dr. Metin Arıkan (EBİ), Zeki Arıkan (ARIKAZAN), Prof. Dr. Doğan Altınbilek (DSİ), Baran Asena (BARMEK), Murat Balkan (REYSAŞ),Yavuz Batum (BAYINDIR), Ali Cevrem (EBİ), Bülent Çetiner (MTF), İlhan Çetinkaya (DOĞUŞ), Erdal Eren (GÖÇAY), Ercan Erol (YAPITEK), Kadir Sadi (Esen), Mete Göknel (ÇAMSAN), Sefa Gömdeniz (BURÇ), Korel Göymen (ODTÜ), Kamil Gürbüz (ORTEK), Aydın Gürpınar (ENERSİS), Cihat Kılıç (YENİGÜN), Aşkın Kocaçimen (KOCAÇİMEN), Osman Özkan (TEKAR), Ferhat Selamoğlu (SELAMOĞLU), Veysel Sever (METİŞ), Ahmet Sevük (SEA), Erkan Tapan (ALMARA), Ruhi Tarkan (Müteahhitler Bir.), Ziya Tinel (PARLAR Vakfı), Uğur Tola (AKÇELİK), Alaattin Tosunor (MNG), Seyhan Cengiz Turhan (YİBİTAŞ), Fehmi Uluç (ORTEK), Erdal Yal (KİSKA);

Dernek Yönetim Kurulundan ; Prof. Dr. Çetin Hoşten, Filiz Bal, Özcan Yalçınkaya, S. Yücel Özden, Nezihi Çift, İklil Kın; Ayhan Gülsoy (Dernek Müdürü), Kerime Kartaloğlu (Halkla İlişkiler Temsilcisi), Meltem Özkan (Proje Müdürü) ve Sosyal Tesis Tanıtım Grubundan; Lale Kocaman, Ahmet Titrek ve Demet Kiymir katıldılar.

Rektör Prof. Dr. Suha Sevük yaptığı açış konuşmasında ODTÜ'nün, 50 bine yaklaşan mezunu ile ülkemizdeki ağırlığını ve mezunların katkılarını anlattı. Mezunlardan özellikle Burs ve Yurt konusunda gelen yardımların artması için katkı istedi.

Dernek Yönetim Kurulu Başkanımız Zeki Sagay ise, tesisin son durumunu video ve bilgisayar simülasyonuyla anlattı, sağlanan finansman kaynaklarını ve bundan sonraki aşamaların ne şekilde gerçekleştirileceğini açıkladı ve bu konuda konukların düşüncelerini sordu.

Sunuşun sonunda söz alan konuklar düşündüklerini açıkladılar ve sağlayabilecekleri yardımlar hakkında bilgi verdiler.

Toplantı, Tesisimizin 29 Ekim 1997'de Cumhuriyet Balosu ile açılması için herkesin çaba sarfedeceği sözleriyle noktalandı.

 


BURS FONU 3. YILINDA...

 

EBİ A.Ş.'DEN BURS FONUNA 100.000.000 TL.

 

METİŞ Çalışanları 446.500.000 TL. ve

MESA MESKEN Çalışanları da 171.000.000 TL. ile

Burs Fonuna katkı sağlayarak örnek bir davranış sergilediler...

NİTELİKLİ, ÇAĞDAŞ VE ATATÜRKÇÜ ÖĞRENCİ yetiştirme konusunda özel bir uğraş veren üniversitemize yardım edebilmek ve çok sayıda öğrenci kardeşimizin istemeden de olsa Cumhuriyet'imizin düşmanı bazı örgütlerin yardım tuzağına düşmesini engellemek amacıyla ODTÜ Mezunları Derneği üyelerinin BURS ve YARDIMLAR FONU adı altında, oluşturdukları fon 3. yılına ulaştı.

Geçen yıldan devam eden firma bağışlarına ek olarak bu yıl ilk bağış EBİ A.Ş. den geldi. EBİ A.Ş. adına bağışı yapan Genel Müdür M. Ali Cevrem'e teşekkür ederiz.

Bu kapsamda, özellikle bazı işyerlerinde organize edilen kampanyalar bizleri çok sevindiriyor. Çünkü sorumluluğunu aldığımız bu çok önemli görev için her yere yetişememenin üzüntüsü içindeyiz. Bu konuda geçen yıl olduğu gibi örnek davranışlarıyla bize yardımcı olarak fona destek veren MESA Mesken A. Ş. Çalışanlarınının bağışlarını maaşlarından kesilmek üzere organize eden F. Bülent Bingöl ve METİŞ Çalışanlarını organize eden İsmet Ergül arkadaşlarımıza gönüllü katkılarından dolayı en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Burs Kampanyası için tüm üyelerimizi yeni dönemde burs sayısını artırıcı çalışmalar yapmaya, daha duyarlı olmaya, bu konuda fikir üretmeye ve bursu organize eden MK Grubunda çalışmaya çağırıyoruz. Dileğimiz rakamların daha da artarak ODTÜ'lülere yakışır düzeylere ulaşmasıdır.

Kampanya ile ilgili gelişmeleri ve bağışları sizlere Bülten aracılığıyla aktarmaya devam ediyoruz. Aşağıda sizlere geçtiğimiz dönemle ilgili yıllık bağış taahhütlerinin listesini ve yanda da tüm bağışlar içinde en yüksek bağışları veriyoruz. ..

 

EKİM - KASIM 1996 AYI BAĞIŞLARI

 

EBİ A.Ş. (100.000.000) Mustafa Maç (84.000.000) Timur Öztekin (72.000.000) Mehmet Yenicioğlu (72.000.000) F. Neşe Özdemir (60.000.000) Nazif Oğuz Gürer (60.000.000) Kadir Sever (52.500.000) Enver Haydaroğlu (48.000.000) R. Cengiz Ergin (42.000.000) Zeki Sagay (40.000.000) Gülnar Selamoğlu (36.000.000) Abdullah Bozdayı (36.000.000) Melih Sevgör (36.000.000) S. Taner Gücüyener (30.000.000) Ahmet Sevük (24.000.000) Bedri Sever (20.000.000) N. Emre Apaydın (18.000.000) Hüseyin Gülcan (15.000.000) İsmet Ergül (12.000.000) Özcan Yalçınkaya (12.000.000) Sinan Türkili (12.000.000) E. Lütfi Özcan (12.000.000) Korhan Özbaysal (6.000.000) Meltem Yılmaz (5.000.000) Sinan Altan (5.000.000) Dilek Hakioğlu (5.000.000) (x) (5.000.000) Fatih Kapusuz (4.000.000) Necip Taşpınar (4.000.000) Halil Yılmaz (3.000.000) Erkan Geneloy (3.000.000) Ekrem Şenyuva (3.000.000) H. Seçimer Tez (2.000.000) Can Doğanay (2.000.000) Mücahit Tütüncüoğlu (2.000.000) Caner Bakır (2.000.000) NOYA Mimarlık (2.000.000) R. Cengiz Atalay (1.500.000) (x) 500.000

 

(x) Hesaba isimsiz yatan

 

EN YÜKSEK BAĞIŞLAR (1996/97 DÖNEMİ)

 

FİRMA BAĞIŞLARI

ORTEK-Kamil Gürbüz 150.000.000

EBİ A.Ş. 100.000.000

 

İŞYERİ BAĞIŞLARI

METİŞ Çalışanları 446.500.000

MESA MESKEN Çalışanları 171.000.000

 

ŞAHIS BAĞIŞLARI

Mehmet Doğan 120.000.000

Seyhan Cengiz Turhan 100.000.000

Mustafa Maç 84.000.000

Mehmet Yenicioğlu 72.000.000

Timur Öztekin 72.000.000

F. Neşe Özdemir 60.000.000

Gürhan Türeli 60.000.000

M. Nezihi Çift 60.000.000

Nazif Oğuz Gürer 60.000.000

Kadir Sever 52.500.000

A. Fehmi Uluç 48.000.000

Enver Haydaroğlu 48.000.000

R. Cengiz Ergin 42.000.000

Ümit Munzur 40.000.000

Zeki Sagay 40.000.000

Abdullah Bozdayı 36.000.000

Gülnar Selamoğlu 36.000.000

Melih Sevgör 36.000.000

S. Taner Gücüyener 30.000.000

V. Derya Özsökmen 30.000.000

 

 


GÖRDÜKÇE - DÜŞÜNDÜKÇE

 

YILGINLIĞA HAYIR!

Süreyya Yücel ÖZDEN

 

ODTÜ'lüler Bülteni'nin bana ayrılan bu bölümünde, her sayı için, olanaklar elverdiği ölçüde, sizlere ilginç konular sunmaya çalışıyorum. Özellikle, Türkiyemiz'in gündemindeki önemli konulara değinmeye gayret ediyorum. Ancak, son dönemlerde, gündemdeki olaylar o kadar çok artış gösteriyor ki, hangisinin üzerinde duracağımı bilemiyorum. Sadece, bir önemli olgu var, o da, Türkiyemiz'in iyi yönetilmediğidir... Böylesine yönetim hatalarının yapıldığı bir ülkede, gündem de, onun öncelikleri de, gayet doğaldır, sık sık değişecektir.

Bakın geçtiğimiz günlerde neler yaşandı ve tartışma konusu oldu: Sayın Başbakan'ın Uzakdoğu gezisi. Niçin yapıldı, Ülkemize ne kazandırdı tam anlaşılamadı... Yunanistan ile ilişkiler gittikçe kötüleşti ve kötüleşmeye devam ediyor. Kıbrıs'ta Rumların çılgınlıkları, Kıbrıs olayımızı daha karmaşık hale getirdi... Güney Doğu Bölgemiz'deki terör olayları devam etti ve halen de sürüyor... Son olarak Amerika tekrar Irak'ı bombaladı. Bu olayda Türkiye'nin tutumu ve konumu ne idi, yine tam anlaşılamadı. Bu büyük sorunların yanında, enflasyon varlığını sürdürüyor, Cumhuriyetimiz'in temel ilkelerine yönelik saldırılar devam ediyor. Ne özelleştirmede bir anlamlı adım atılabiliyor, ne de KİT açıklarını azaltıcı bir ciddi önlem alınabiliyor. Özetle, çağdaş düşünen, ülkesinin uygarlık yolunda hızla ilerlemesini arzu eden bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için, üzülmek ve geleceğe dönük kaygılara kapılmak bakımından hertürlü neden var...

Sayın Cumhurbaşkanı, sık sık, Türkiye'nin güçlü olduğunu, Türk Devleti'nin hertürlü sorunu çözmeye yetecek güce sahip bulunduğunu dile getiriyor. Kendisinin katıldığı toplantı, tören ve benzeri olaylarda yaptığı konuşmaları veya zelzele ve benzeri gibi afetlerden sonra vatandaşlara hitap ederken söylediklerini dikkatle dinlerseniz, hep aynı temayı işliyor: "Devletimiz güçlüdür, devletimiz bu sorunların üstesinden gelecektir, devletimize olan güveninizi kaybetmeyin..." İnsanın içinde tam bir rahatlık uyanacakken, bu defa Başbakan Yardımcısı çıkıyor ve "Devlet çökmüştür" diyor. Hem de bu görüşünü kelimelerin üstüne basa basa haykırıyor. Peki, şimdi kime inanacağız, devletimiz güçlü mü yoksa çökük mü? Ey siyasetçiler, TBMM'nin sayın üyeleri devlet çökmüşse, siz ne yapıyorsunuz? Sayın Cumhurbaşkanımız, durum nedir, gerçek nedir? Lütfen söyler misiniz? Eğer devletimizin çöktüğünü böylece açıklarsak, bunu bir Başbakan yardımcısı yaparsa, bu ülkenin düşmanları harekete geçmez mi? Ülkesini koruyacak ordusunda, iç güvenliği sağlayacak polisinde moral kalır mı? Bu ülkeye yabancı sermaye gelir mi? Memur ve işçi doğru çalışır mı? Bunlar ve benzeri sorunların sayısı daha çok arttırabilir, ama, yerimiz sınırlı olduğu için, üst düzeyli yöneticilerin tutumlarının bazen ne kadar anlamsız hatta vahim olduğunu söylemekle yetinmek gerekiyor.

Basın, önceleri çok desteklediği siyasetçileri, özellikle köşe yazarlarının yazılarıyla şimdi çok eleştiriyor. Sayın Doğan HEPER, 20 Ağustos 1996 tarihli yazısında, "Şu anda Türkiye, tecrübesiz kürekçinin çabalamalarıyla aynı noktada yalpalayarak dönüp duran sandala benziyor... İşte şu anda, Türkiye'de işi yürüten bir iktidar, işlerin gereği gibi yapılmasını sağlayan bir hükümet yok... Onu denetleyecek, doğru yola çekecek, alternatif oluşturacak bir muhalefet de yok... Ekonomi başı kopuk tavuk gibi... Türkiye önceliklerini kaybetti..." diyor. Bekir COŞKUN ise, yazılarının birinde, olayları irdelerken, Türkiye'nin son dönemde, mafyanın, bölücülerin ve şeriatçıların işgali altında bir ülke olduğu sonucuna varıyordu.

Evet, yukarıda da belirttiğim gibi, üzülmek ve kaygılanmak istiyorsak pek çok neden var. Peki ne yapacağız? Yapacağımız şu: Asla yılmayacağız. Çok çalışacağız, çok üreteceğiz, çağdaş Türkiye kavramından, Cumhuriyet ilkelerimizden ve Atatürk'ün emanetlerinden asla taviz vermeyeceğiz. Bu devleti çöktürmeden çağdaş devlet haline getireceğiz, ekonomimizi güçlendirip, sosyal sorunlarımızı çözüp, ülkemizin bütünlüğünü koruyacağız.

İşimiz büyük, ancak muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcut. Yılmayalım, unutmayalım... Unutanlar, yılgınlığa kapılanlar gidecek, yerlerine ülkesini seven çalışanlar gelecek.... Bu durumun kanıtını arayanlar Cumhuriyet Tarihimizi bir kez daha okusunlar, yeter...

 

NOT: Bu yazı Bültenimizin 56. sayısında (Ekim) yayınlanmak üzere hazırlanmıştı. Yaptığımız bir değişiklik nedeniyle bu sayımızda yayınlayabiliyoruz.

 


BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

• Bir Amerikalı çocuk doğduğunda 30 Hintli çocuğun dünyaya gelmesine ve yaşamasına eşdeğerde katı atık ürettiğini...

• İstanbul'un içinde araba binme yasağına uymayan Sadrazam Salih Paşa'nın, Sultan Deli İbrahim tarafından idam ettirildiğini...

Böylece dünya tarihinde ilk trafik cezasının da Osmanlı'da uygulanmış olduğunu...

• Suudi Arabistan'a gider ve orada trafik kazası yaparsanız ve kazada "Erkek Müslüman" ölürse cezasının 30 bin dolar, "Kadın Müslüman" ölürse cezasının 15 bin dolar olduğunu...

Ayrıca trafik kazasında "Erkek Hristiyan" ölürse 15 bin dolar, "Kadın Hrıstiyan" ölürse de 7.500 dolar ödemek zorunda kalacağınızı...

• Türkiye'nin yeterli orman varlığına sahip olabilmesi için, yılda ortalama 130 bin hektarlık yeni orman yetiştirilmesi ve mevcut orman alanlarının hiç zarar görmemesi koşuluyla 142 yıl geçmesi gerektiğini...

• Clinton'ın Yunan asıllı danışmanı George Stefanopolos'un, "Yunanistan meseleleri, Başkan Clinton'ın kalbinde yatıyor" dediğini...

• Hindu geleneğine göre gelinin getirdiği Drahoma'yı az bulan damadın akrabalarının gelinin üzerine gazyağı döküp yakabilme hakkının olduğunu...

Bu şekilde işlenen cinayetlerin, polis kayıtlarına "mutfak kazası" diye geçtiğini...

1990-1993 yılları arasında 20 bin 537 gelinin "mutfak kazası"na uğradığını...

• Şeyhülislamlar "İnsan ölmeden yeraltına inmez" diye fetva verdiği için, dünyanın ilk üç metrosundan biri olan, İstanbul'daki "tünel"de yıllırca ancak hayvan taşınmasına izin verildiğini...

• İspanyol üniversitelerinde kan dolaşımının varlığının 18. yüzyıl sonuna kadar kabul edilmediğini...

• Tevrat'a göre bir erkek veya kadının ölümüne sebep olan öküzün ceza olarak taşlanarak öldürüldüğünü...

• Almanya'da "Solingen faciası" ile ilgili davayı, 10 ay boyunca yapılan 60'ı aşkın duruşmayı sadece 40 Türk'ün izlediğini...

Aynı dönemde Köln'deki bir Mahsun Kırmızıgül konserine 8 bin Türk izleyicinin katıldığını...

• Doğu'da, Şeyh'in ayakkabısından hastaya içirilen suyun şifa getireceğine inanıldığını...

• Kırgızistan nüfusu 4.8 milyon iken, Bişkek Ulusal Kütüphanesinde 7 milyon kitap bulunduğunu...

 

 


Cumhuriyet Bayramı Haftası Etkinliklerinden Görüntüler

 

• 3 Kasım 1996 Pazar günü ilk TBMM'ni ziyaretimizden...

 

• 24 Ekim 1996 Perşembe günü Cumhuriyet Bayramı Kutlama Kokteyli

Soldan Sağa: Necmettin Saral, Mustafa Türkyılmaz, Süreyya Yücel Özden, Suha Sevük, Filiz Bal, Zeki Sagay, Uğur Tola, Sinan Gürtunca, Çetin Hoşten t

 

• 2 Kasım 1996 Cumartesi günü Prof. Dr. Şerafettin Turan'la "Cumhuriyet Demokrasi ve Atatürk" konulu söyleşimizden... (Söyleşiyle ilgili ayrıntılı bilgiyi Aralık sayımızda yayınlayacağız.)

 

Gazeteciler Derneği Onursal Başkanı Mustafa Türkyılmaz

 

 


MK ÇALIŞMA GRUBU

Atatürk ve Cumhuriyet

 

"Hürriyet ve İstiklal benim karakterimdir" diyen Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarken Türk ulusunun tam bağımsızlığını, kendi kendine yönetmesini düşünüyordu. "Ben 1919 senesi Mayıs'ı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte bu milli kuvvete, Türk milletine güvenerek işe başladım". Bu başlangıç bile, Atatürk'ün milli güce, millet gücüne nasıl sonsuz bir güven duyduğunu göstermektedir.

Hemen sonra Milli Mücadele'nin ilk ve büyük bir belgesi olan "Amasya Tamimi"nden "Milletin durumunu ve davranışlarını göz önünde tutmak ve haklarını dile getirmek, bütün dünyaya duyurmak için, her türlü tesir ve denetimden kurtulmuş bir Milli Kurul'un varlığı..."ndan bahsederek diyordu ki: "Milleti, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." Yine burada da millet adına iş görecek bir kurul arayışı vardı.

Durum 7 Ağustos 1919 tarihli Erzurum Kongresinde daha da belirginleşecektir. Erzurum kongresi kararlarının 8. maddesi şöyledir: "Milletlerin kaderini kendilerinin çizdiği bu tarihi çağda, İstanbul hükümetinin de milli iradeye boyun eğmesi zorunludur. Çünkü milli iradeye dayanmayan hükümetlerin kendi başlarına verdikleri kararlara milletçe uyulmadığı gibi, bu kararların, dışta da itibarı olmadığı ve olmayacağı şimdiye kadarki olaylar ve sonuçları ile ispatlamıştır." Aslında Cumhuriyet, 23 Nisan 1920'de gerçekleşmiştir; çünkü, millet hakimiyetini temsil eden, Büyük Millet Meclisi'dir. Meclis ise, resmen, saraya ve dünyaya karşı, bu tarihte açılmıştır. Meclis açıldıktan sonra, milli hakimiyet gerçeği, kararlılıkla yerine getirilmiş ve hatta zaman geçtikçe güçlenerek gelişmiştir.

9 Eylül 1922'de İzmir'e ulaşıldı. Böylece Milli Mücadele zafere ulaşmış oluyordu. "Her safhası ile düşünülmüş, izhar, idare ve zaferle intaç edilmiş olan bu harekat, Türk ordusunun, Türk zabıta ve kumanda heyetin yüksek kudret ve kahramanlığını tarihte bir daha tespit eden muazzam bir eserdir. Bu eser, Türk milletinin hürriyet ve istiklal fikrinin, layemut, abidesidir. Bu eseri vücuda getiren bir milletin evladı, bir ordunun başkumandanı olduğumdan, ilelebet mesut ve bahtiyarım." Açıkça görüldüğü gibi, bu ifadelerde Mustafa Kemal Paşa, zaferi millete bağlıyordu. Millet hakimiyetini ve yine millet iradesinin her şeyin ütünde olduğunu ortaya koyuyordu.

Artık hızla Cumhuriyete doğru gidiliyordu. Meclis'te komisyonlarda saltanatın kaldırılması tartışılıyordu. Mustafa Kemal Paşa'nın komisyonda söyledikleri millet haklarının ve millet hakimiyetinin çok önemli ve vazgeçilmez olduğunu çok güzel ifade ediyor, çok güzel vurguluyordu: "... Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından, hiç kimseye, ilim icabıdır diye, müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları, zorla, Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına vaziülyet olmuşlardı. Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdi. Şimdi de Türk milleti, bu mütecavizlerin hedeflerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını, isyan ederek, kendi eline, bilfiil, almış bulunuyor. Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız meselesi değildir. Mesele, zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu behemehal olacaktır." Bu Gidişin sonu, hiç şüphesiz Cumhuriyettir.

Zaferden sonra, Lozan'da, barış masasına oturulur. Bu görüşmeler sırasında yine Mustafa Kemal Paşa şunları söylemişti: "... İstediklerimiz, apaçık ve tabii haklarımızdı. Bundan başka, hukukumuzu muhafaza ve temin için kudretimiz de vardı. Kuvvetimiz de kafi idi. En büyük kuvvetimiz, en şayan-ı emniyet dayanağımız, h/kimiyet-i milliyemizi idrak etmiş ve onu bilfiil halkın eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi fiilen ispat eylemiş olduğumuz idi".

Bundan sonra, bilindiği gibi, 73 yıl önce, 29 Ekim 1923 sabahı, Büyük Millet Meclisi toplandı ve anayasaya eklediği bir fıkra ile Türkiye devletinin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğunu ilan etti. Böylece yıllardan beri özlenen Cumhuriyet yönetimi gerçekleşmiş oldu.

29 Ekim 1996, Salı günü Cumhuriyetimizin 73. yıldönümünü kutladık. Bizlere bu Cumhuriyeti armağan eden başta Atamız olmak üzere, tüm silah arkadaşlarının, gazi ve şehitlerimizin önünde saygıyla eğiliyoruz. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun...

Kaynaklar:

1 - Atatürk Bakıyor Bize - Muzaffer Hacıhasanoğlu

2 - Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi - Kasım 1986 Sayı : 7

 

 


MUSTAFA KEMAL ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTILARI

Her Cumartesi Saat: 11.30-14.00

 


ODTÜ HOUR

 

Geleneksel "ODTÜ HOUR" ve "WINE HOUR" akşamlarımıza katılan ve yaka kartlarını bırakan arkadaşlarımızın isimlerini ve resimlerini, diğer illerde oturan ve katılmayan arkadaşlarımıza selam ve sevgilerle yayınlıyoruz.

 

CE Uğur Tola (69) Suner Tunçer (69) İbrahim Helvacı (71) Fehmi Uluç (71) Samet Ağaoğlu (72) Vahit Ekren (72) H.Avni Özdüzen (72) Bülent Pakman (72) Sedat Savcı (72) Mümtaz Turfan (72) Rayhan Ülvan (72) Erdal Yal (72) Kayhan Belen (73) M. Selçuk Ersoy (73) Aşkın Kocaçimen (73) Mehmet Öner (73) Aydın Ergülen (74) Doğan Köprülü (74) Hasan Akdemir (75) Demir İnözü (75) Ercan Mutlu (76) Munis Özer (76) Celal Sever (76) Ataman Şimşek (76) Zeki Kaymaz (77) R. Cengiz Atalay (78) M.Kudret Atay (78) Haldun Ergin (78) Ali Eryiğit (78) Fikret Gürdil (78) Haluk Sağdaş (78) Ömer Taşkın (78) Adnan Akgün (79) Bülent Güler (79) Cahit Ababay (80) Ali Alptekin (80) Atayurt Balta (80) Mert İnada (80) Serpil Işılay (80) Semih Nakip (80) Vildan Üstünel (80) E.Lütfi Özcan (81) Yüksel Büyükkağnıcı (82) Fatih Çopur (82) İsmet Ergül (82) Reşan Ergül (83) Kubilay Tatar (83) Murat Gonca (84) Mehmet Peker (84) Sinan Türkili (84) Oktay Rauf Basa (85) Ali Peköz (85) Ahmet İstemi (86) Orgün Tüzün (86) Umur Cevrem (88) Bahadır Köseoğlu (88) Bilge Orman (89) Ayhan Şahin (89) Atilla Çalışkan (90) Alp Okan Çavdaroğlu (90) Korhan Güllü (90) Hüseyin İldoğan (91) Beyhan Korkmaz (91) Demirali Akman (92) Rahşan Bilgin (95) Umut Türker (95) Farah Altidjafarbay (96) Hakan Akbulut (90)

CENG Nazan Titrek (83) Zeki Sagay (79)

CHE Aynur Taşçı (68) Songül Yeniçeri (73) M. Metin Altun (74) Emin Ersan (74) Nilgün Açıkalın (76) Funda Altun (76) Ersan Ertuğrul (77) Aygen Gümüşoğlu (78) Gülden Mayadağ (78) Emine Balta (82) İklil Kın (87) Nevzat Kader (92) Gökhan Ölmez (92) Ayhan Gülsoy (93) İrep Öğütçü (95)

EE Cengiz Yıldıran (68) Erdal Ceyhan (69) Serpil Damar (72) Ferhunde Demir (72) Merih Yal (72) Nezih Buğdaycıoğlu (76) Hatice Çam (79) Zeki Sagay (79) Ahmet Titrek (81) Sema Kendir (82) Hüseyin Kendir (82) Tansel Kendir (87) Aylan Kendir (88) Recep Taş (88) Turay Bölükbaşı (89) İbrahim Durmuş (89) Ayşe Canseven (90) Ayşe Cansever (90) Zübeyde Kın (91) Selma Palaz (91) Volkan Palaz (91) Tamer Dağ (94) Alper Çetin (95) Hakan Yıldız (95)

ENVE Zübeyde Gariboğlu (83) Elmas Arısoy (89)

FDE Esra Tüzün (89)

GEOE Hüsnü Aksoy (74) M. Ruhi Akçıl (87) Nurcan Kaplan (87) Mehmet Yılmaz (88)

IE Sait Atınç (76) Nurgün Özdeş (79) İrfan Ekici (83) Nihal Yener (83) Ramiz Giray (89) Özlem Baygın (90)

ME Tufan Bigikoçin (70) Mehmet Hazinedaroğlu (70) Yıldırım Soydan (73) İ. Hakkı Burçoğlu (78) Gürkan Önbilgin (78) Cemal Nalbant (84) Devrim Aslan (88) Alaaddin Kın (88) Yüce Alpan (89) Işık Er (89) Tuncer Kınıklı (89) Mehmet Anıl (90) Halil Eryürek (90) Reza Ghedirli (90) Sema Şahsüvar (90) Asena Baktır (95)

METE Hayri Torun (83) İlhan Bükülmez (84)

MINE Nedim Cingöz (69) Metin Özdoğan (69) B.Sami Sezgin (70) Çetin Hoşten (73) Dinçer Kara (73) Mehmet Kayadelen (73) Haluk Duman (82) Özcan Yalçınkaya (82) Emre Şahinbeyoğlu (91)

PETE E.Uğur Yavuz (74) Ruhi Yetik (76) R.Soner Çogay (82) H.Nafi İpek (82) Mehmet İzdeş (83) Rasim Yıldız (83) Erman Kağızman (84) Turgay Zorlu (84) Murat Demir (95) Hamdullah Doğan (95) Mustafa Durusu (95) Ezgi Petek Turna (95)

ARCH K.Fügen Çetiner (72) Nesrin Aygün (78) Fatih Kapusuz (80) Evinç Torlak (80) Meltem Özkan (81) Dilek Bölükbaşı (88) Filiz Bal (89)

CP Lütfü Öncel (70) Sedvan Teber (73) Orhan Beker (79) Nehare Nalbant (84) Yalçın Demirtaş (91)

ID Banu Bayram (88)

ADM İsmet Beşik (81) Arda Bayoğlu (88)

ECON Şule Albayrakoğlu (76) Hüseyin Yalçın (76) Gülnar Selamoğlu (80) A. Rasim Fırat (85) Gülfem Başçelik (92) Gamze Aydın (93) Pınar Güngör (93)

MAN Korhan Sürek (73) Dilek Hakioğlu (76) Aydın Çakmak (78) Nüvit Demiröz (79) Şahin Tezer (79) Cihan İnankur (80) Kürşat Tüzmen (81) Jale Uludağ (86) Pınar Güler (88) Berna İşseven (89) Murat Karcı (90) Canan Karalar (94)

BIOL Burçin Büyükpamukçu (88) Buket Barutçu (89) Mine Yavuzcan (89)

CHEM Aysel Buğdaycıoğlu (79) Hatice Demirtürk (83) Sibel Arkış (85) Suları Erdost (85) Levent Akar (91) S. Sevinç Ekşioğlu (91)

MATH Mehmet Pelesen (83) Ayfer Yakşi (83) Gül Öztürk (84) Nurcan Özyazıcı (85) Muhiddin Uğuz (90) Kerime Kartaloğlu (95)

PHYS Süphan Gaffaroğlu (73) Nesrin Seyhan (74)

STAT Murat Baturaygil (83) Nevidan Saraç (84) Necla Sayan (84) Belma Güngör (Saraç) (88) Ediz Giray (96)

CHED Berna Gücüm (82)

SOC Nurdoğan Arkış (80) Ceylan Tokluoğlu (81) Mehmet Kontaş (82) Duygu Yalın (93)

EDS Lütfiye Öztaş (79)

PES Arzu Ünsalan (93)

ELT I. Günseli Kaçar (95)

F Bülent Çetiner, Lale Kocaman

Misafir Shahnaz Altidjafarbay, Eralp Altınten, Uğur Aydın, Ali Bilge, Hacı Çapakuş, Evren Doğruol, Azize Ecevit, Zeynep Erkal, Meltem Erkin, Bahire Ertuğrul, Handan Es, Gizem Fidan, Cansel İnankur, Murat İnce, G. Didem İnce, Önder Karandılı, Saliha Kızıloğlu, Zehra Kocaeli, Nevin Nakip, Kemal Nalbant, Orhan Öğütçü, Aslıhan Öner, Yeşim Özen, Ahmad Reza, Nilüfer Takan, Namık Taner, Ekin Titrek, Osman Tufan, Ayşegül Tulgay, Sema Türkili, Melek Yağız, Korcan Yakşi, Aycan Yakşi

 


NOT ETTİNİZ Mİ?

Her ayın

1. Salı günü "ODTÜ HOUR"

3. Salı günü "WINE HOUR"

 

 


LOKALDEN

 

ODTÜ'lü Endüstri Mühendisi Çiftimiz

Özlem ve Hakan Eren yaşantılarını bundan böyle Kanada-Toronto'da sürdürecekler. Kanada'da ne olduğunu anlamayan arkadaşları Deniz-İsmet Bayhan, Gülsün-Mustafa Ergin, Asuman-Ahmet Yurdakul, Hilal-Kazım Erbay, İnci Dağcı, Ayda Torumtay ve Murat Selam lokalimizde düzenlenen gecede oldukça keyifli ve hüzünlü anlar yaşadılar.

 

Hayrettin-Fazilet Yücel, Timur-Gülşen Doğu, Güney - Temel Çakaloz, Duygu-Belgin Kısakürek, Dündar - Suzan Kıncal, Önder-Tülay Özbelge, Ufuk-Güngör Gündüz, Esin Tan, İsmail Tosun, Canan Özgen... ODTÜ Kimya Mühendisliğinin kurucu öğretim üyelerinden Prof. Dr. Temel Çakaloz onuruna verilen yemekte.

 

Atatürk Anadolu Lisesindeki ODTÜ mezunu öğretmenler eşleri ile 13 Ekim 1996'da dernek lokalinde müthiş eğlendiler. Gitar eşliğinde nostalji yaşadılar. Kamuran-Muhsin Koçyiğit, Figen-Yaşar Çayıroğlu, Türkan-Ertuğrul Yazıcıoğlu, Vicdan-Nadir Aksoy, Gonca-Tahir Bayraktar, Gülsen-Rasim Kocatürk, Gülay-Adil Taşkın

 

HAVELSAN (Hava Elektronik Sanayi) AR-GE grubunun geleneksel yemeği...

AR-GE müdürünün doğum günü olur da, personeli kutlamaz mı? Peki, böyle bir geceyi Genel Müdür yalnız bırakır mı? Ya diğer birimler? Muhasebe olmazsa hesabı kim öder? Gece böyle devam eder gider. Katılanlar; Prof. Dr. Emin Anarım, Doç. Dr. Hakan Çağlar, Aslı Ayşen Kandemir, Gökhan Yıldırım, Nebire Yönak, Dilek Hakkani...

 

ASELSAN'dan Murat Günay'in veda yemeğinde, Kamil Günas, Özlem Kuru, Deniz Angun, Hasan Erol, Zühre Yılmazer, Bertan Karaca, Erkan Gözpınar, Yelda Ünal, Pınar Güler (ASELSAN işyeri temsilcisi), Ferrih - Can Çoğun, Oğuz Tınaztepe

 

Eski THBT'liler Dernekteki yemeklerinde halay çekerek, gecelerine renk kattılar

 

A4 Grubu Lokalimizdeydi...

 

 


40. YILDA

GELENEKSEL ODTÜ MEZUNLARI BALOSU

 

7 Aralık 1996 Cumartesi

Saat: 20.00'den itibaren

Zengin Menü, Sınırsız Yerli İçki, Müzik, Dans, Sürprizler...

ANKARA HILTON OTELİ'NDE BİRLİKTE OLALIM.

Balo gelirleri "BURS VE YURT FONU"na aktarılacaktır.

Ankara dışından geleceklerin otel rezervasyonları için yardımcı olunacaktır.

Ayrıntılı bilgi Dernek Müdürlüğünden alınabilir.

Tel: (312) 212 38 39 - 212 33 27

 

 

 


GÖKKUŞAĞI

 

BOZKIRDA KURTLAR

Kubilay Dündar

 

İnsanların yaşadığı yerler, mekanlar orada bulunanların oluşturduğu sosyal ortamla, kültürle anlamlanıyor, değer kazanıyor.

Bu anlam zaman içinde süreklilik kazanıp, bir birikim sağladığında tarihi de başkaları için değerli olmaya başlıyor. Şöyle Batı'nın kentlerine baktığınızda birkaç yüzyılı aşkın geçmişi olan yerleşimlerde bir özelliğiyle ünlenmiş köşeleri mutlaka vardır, o yerlere kimlik kazandıran.

İşte bunlardan bazıları iki-üç yüzyıllık üniversiteleri ve kampusleridir. Hatta çoğunluğu bulundukları yöreye de isimlerini vererek tanınırlar. Bizde ise son on-onbeş yıldır çoğalan, kasaba lisesini andıranları ve özel ayrıcalıkla büyük kaynak akıtılarak kurulanları konunun dışında tutarsak; yarattığı sosyal ortamıyla, verdiği eğitimle, araştırmacı ruhla yüzyılı aşmış kaç üniversitemiz vardır?

Ülkedeki eğitimin açmazlarından, bunun yansımaları olanaksızlıklar ve benzeri birçok nedenden kaynaklanan zorlanmalarla da olsa; Yukarıda sözettiğimiz olumlu özelliklerin yerleştirilmeye çalışıldığı kuruluş yıllarındaki dinamik yapısının verdiği ivmeyle Orta Doğu Teknik Üniversitesi 40'ıncı yılına ulaştı.

Burada üniversitenin hangi düşüncelerle, kimlerin çabalarıyla, ne anlayışta kurulmaya çalışıldığı önem kazanıyor. Doğal olarak bu bir tek kişi olamaz, ancak onun oluşturduğu ekip ve yaratılan atmosfer olabilir.

Aklımıza ilk gelen isimlerden biri ise, yine Kemal Kurdaş hoca oluyor. Kendisini çeşitli anı, anekdot ve olaylar nedeniyle tanıyorduk zaten. Ancak ilk kez kampüsteki antik alanların bulunuşunu anlattığı konferansı sırasında ve Mezunlar Derneği sosyal tesisi temel atma töreninde gördük.

Ve burada ODTÜ tarihine ekleyecek bir anı da bize çıkmıştı. Çünkü yukarıda sözettiğimiz gibi bir mekan orada yaşayan insanlarla değerleniyor, anlamlanıyor. ODTÜ tarihi de yalnızca resmi belgelerin yeraldığı bir 'külliyat'dan oluşmuyor, bir de sosyal yaşama damgasını vuran tarihi var, ODTÜ'yü ODTÜ yapan...

Vişnelikte temel atma sırasında doğaya duyarlılık gösteren bazı arkadaşların endişesini gördüğünde Kurdaş hoca şöyle dedi;

"Bu ODTÜ tarihinde ilk defa oluyor, biraraya toplanıp, bu alana sahip çıkmanız, ağaca doğaya karşı duyarlılık göstermeniz beni çok mutlu etti, ben bugün çok mutluyum. Demek ki yapmak istedilerimizi gerçekleştirebilmişiz. Kampüse ilk ağaçları dikerken yerleştirmeye çalıştığımız heyecan hala ölmemiş, ODTÜ öğrencisi bugün hala sahip çıkıyor. Siz merak etmeyin, ben sorumlu arkadaşlardan söz aldım. Buranın en az üç katı alan ağaçlandırılarak korunacak. Ben takip edeceğim, siz de edin..."

Tabii olayı yeni yaşıyorduk ama bir an, küçük tepenin üzerinde bir yel eser gibi oldu ve bir parça daha gerilerde olan bir olayı anımsattı:

"ODTÜ arazisini Perkins ve arkadaşları 'Akropolü andıran bir tepe, kentin ve dağların dramatik ve uzak görüntüleri' diye tanımlamışlardır. Godfrey, oraların kışın ürkütücü olacağını söylemişti. Ankara Üniversitesi'nden Prof. Bahri Savcı, İstanbul'dan gelip ODTÜ'nün yerini soran bir meslekdaşına 'Ankara ile Konya arasında bozkırın ortasında bir yerlerde, galiba Konya'ya daha yakın' diye cevap vermişti. Eh böyle yerlerde de kurtlar, kuşlar ve başka ilginç yaratıklar bulunabilir. Nitekim ODTÜ kampüsünde kurtların görüldüğü ya da geleneksel deyimle yukarılara kurtların indiği zaman zaman söylenirdi. Bu konuda dikkate değer bir olayı ODTÜ eski Rektörü Kemal Kurdaş şöyle anlatıyor;

'O sırada biz burada (kampuste) yabancıyız, kurtlar geliyor kışın şiddetli olduğu zaman yukarılara. Bir gün bana Sadun (İllez) geldi; Efendim müteahhit bey oraya giderken korkuyormuş, kurtlar iniyor ne yapalım? dedi. 'Önüne Müteahhit yazın kaçar!' dedim. Burası (kampus) kuruldu. Çocuklar burada köpek beslemeye başladılar. Kafeterya da kuruldu, bir sürü artık oluyor. Bir ara köpeklerden şikayetler arttı ama çocuklar da dokundurtmuyorlar. Sadun geldi, efendim bunları zehirleyelim!

Olmaz yahu çocuklar isyan ederler. Bunlar genç çocuk, sonra onların gönlünde muazzam bir reaksiyon doğurur. "(1)

(1) Türk Yükseköğretiminde Bir Yeniliğin Tarihi (Arif Payaslıoğlu)

 

 


KÜLTÜR-SANAT

 

FEDORA

Lütfiye ÖZTAŞ

 

Sevgili BÜLTEN okuyucuları her sayısını severek okuduğum bültenimizden başka bir dergi daha var çok beğendiğim; Opera & Bale dergisi... Bu güzel dergiyi yine heyecan ve merakla elime alıp sayfalarını çevirmeğe başladığımda dördüncü sayfada çok güzel bir hanımefendinin içten sıcacık gülüşü ile karşılaşınca yüreğim birdenbire sevinçle doldu... FEDORA: Mirella Freni idi bu güzel sanatçı... Kompak diskinin afişleriyle bezenmiş müzik mağazasının önünden her geçişimde de bu sıcacık gülüşüyle beni ferahlatırdı yağmurlu, puslu Londra sabahlarında...

Mirella Freni, İtalyan besteci Umberto Giardano (1867 - 1948)'nun eseri olan ve İngiliz Kraliyet Operası'nda sahnelenen Fedora'da başroldeydi. Üç perdelik melodram Victorien Sardou tarafından yazılmış; Umberto Giardano 1898 yılında müziğini bestelemiş. Literatüre göre bu eser İtalyan bestecinin pek de tutulmayan operalarından sayılırmış... Operayı anlamaya çalışan, sanata ve sanatçıya sonsuz saygı sevgi duyan, meraklı, içten bir müziksever olarak bence bu eser de unutulmazlar arasındadır... Fedora operası Victorien Sardou'nun diğer çok güzel eseri Tosca'da da hakim olan dramatik, entrikalı, hüzünlü, elemli konularla bezenmiş ve bir o kadar da güzel, duygulu, içli müzik temalarıyla süslenmiş yapısı ile çok güzel bir eser. Operanın heyecanlı, dramatik, gizemli bütünlüğü ve Fedora: Mirella Freni ile Kont Loris Ipanov: Jose Carreras'ın Umberto'nun müziğini çok güzel, içtenlikle yorumlamaları ilk kez izlediğim Fedora operasını doyumsuz güzellikte sanat olayına dönüştürmüştü... Ama her opera izleyişimden sonra olduğu gibi eserle ilgili binbir türlü sorularla, araştırma, düşünme ayrıntılarına dalıp, daha çok öğrenme, daha çok eser izleme tutkusu ile ruhum kıskaca girmişti...

Prenses Fedora nişanlısı Kont Vladimir'in öldürülmesi üzerine intikam almaya and içer, oysa kont prensese olan aşkından değil onun parası için evlenmekte ve en yakın arkadaşı Loris'in karısı ile de gönül eğlendirmekteydi... Bu gerçeği kanıtlayan Loris tarafından da öldürülmüştür. Loris'in kontu öldürmesine rağmen suçsuz olması, Fedora'nın bir çok somut delilden sonra gerçeği öğrenip bu defa zaten kendisini çok seven Loris'e aşık olması, en başta Viladimir'in katilinden öcünü alacağı sözünü bozamaz. Çarlık Rusyası'nda daha pek çok entrikalarla Loris ölüme mahkum edilir. Fedora acı gerçekle karşılaşınca dayanamaz ve boynunda taşıdığı haç şeklindeki kutuda sakladığı zehirden içiverir...

Fedora'nın bu aşk, ızdırap, entrika, duygu dolu olaylarla zenginleşmiş konusu Victorien Sardou'nun ayrıntılarıyla Umberto Giardano'nun müziğiyle öyle güzel örülmüş ki üç perdelik operayı izledikten sonra heyecandan, sevinçten, mutluluktan adeta bitap düştüm, çok çok güzeldi... Gösterinin sonunda İngiliz Kraliyet Operası'nın görkemli salonunda, muhteşem sahnesinde temsil veren bu dünyaca ünlü, çok değerli sanatçıların yoğun ve terli oldukları halde pelerinlerine sarınıp, sevinçle koşup gelerek, dışarda Covent Garden meydanında taşların üzerinde, yerlerde oturarak dev ekrandan yayınlanan oyunu izleyen dünya insanı operasever izleyicileri selamlamaları tüm sevincin, müzikal tatminin doruğuydu...

Sevgili BÜLTEN okuyucuları gelin hep beraber bir hayal kuralım; Fedora operasının güzel yurdumuzda, kendi sahnelerimizde, ODTÜ Mezunları Derneği yararına sahnelendiği ve oyunun sonunda hem sanatçıların hem de izleyicilerin "Her şey ODTÜ için" nidalarıyla birbirlerini alkışladıkları bir sanat şöleni... Ne dersiniz?

 

 


REKLAM FOTOĞRAFÇILIĞI

Ebru Bilun Çevik Akyıldız (FDE'93)

 

Her gün kaç tane reklam imgesiyle karşılaştığımızı hiç düşündünüz mü? Yaşadığımız iletişim çağında, bunun sayısını yüzlerle ifade etmek hiç de yanlış olmayacaktır. Jonh Berger'ın deyimiyle "Tarihte başka hiçbir topluma böylesine kalabalık bir imgeler yığını, böylesine yoğun bir mesaj yağmuru gönderilmemiştir." Maruz kaldığımız bu imgeler yağmurunun büyük bölümünü reklam imgeleri oluşturuyor. Bu imgeler arasında fotoğraf, resim, grafik ve yazı gibi reklam dilinin en yaygın anlatım araçları arasında büyük bir farkla öne geçmiştir. Resim ve grafik imgelerin sunduğu gerçek ve düş arasındaki çeşitli mesafelere karşın fotoğraf, etkisini çoğu kez gerçeğe öykünmesinden alan reklama daha uygun bir hizmet sunar. Çoğu kez yazıya yaslanmayan fotoğraf, bizi dilini bilmediğimiz dergilerin bile sayfalarını karıştırmaya itecek kadar doğrudan verir mesajını.

Öte yandan fotoğraf, gerektiğinde grafik, resim ya da yazı ile kolayca kucaklaşabilecek kadar konforlu çalışma olanakları sunar reklamcılara. Peki, bu olanaklar kolaylıkla elde edilir denilebilir mi?

Bu sorunun yanıtı çoğu kez olumsuzdur... Bir tatil merkezinin reklamında karşımıza çıkan, havuzun yanındaki rahat şezlongta, güneş şemsiyesinin gölgesinde dinlenen keyifli adam fotoğrafı, fotoğrafta yaratılan etkinin aksine, yorucu ve gergin uzun çalışmalar sonucu oluşturulabilmiştir.

Reklam fotoğrafına harcanan emek, birçok insanın sandığından çok daha fazladır. Tam anlamıyla profesyonel, iyi çözümlenmiş, detaylı bir tasarımın üzerinde sanat yönetmeninden ışıkçıya, fotoğrafçıya, gerekiyorsa set işçilerine, asistanlara, makyözlere kadar uzanan kalabalık bir ekip çalışması gerekir. Belge fotoğrafı çekmek "saklamak için görmek" olarak tanımlanabilirse, reklam fotoğrafı için "mesajı ulaştırabilmek için oluşturmak" tanımını yapabiliriz. Perspektif, kontrast, renkler, ara tonlar, netlik ve netsizlik gibi, amaçlanan görsel mesajı fotoğrafa aktarmak için kullanılan araçların doğru seçilmesi ve kontrol edilmesi gereklidir. Bu araçlar, fotoğrafçı tarafından çoğu zaman stüdyoda bir araya getirilir. Fotoğraf, günümüzde optik, mekanik ve kimyanın sınırlarını aşmış, bilgisayar teknolojisinin getirdiği ve büyük bir ivmeyle genişleyen yeni olanaklarla yüz yüzedir. Geçmişte teknik ve hayal gücüyle sınırlı bu büyü, teknik sınırlamaların her geçen gün azalmasıyla, bilgi ve hayal gücüyle sınırlı kalmıştır. Çok hızlı seyreden bu gelişme öğrenme tembelliğine karşı hoşgörüsüz, acımasız bir sektör doğurmaktadır. Teknik bilgide ve amacını tanımlamakta yetersiz kalan fotoğrafçılar, Andreas Feininger'in deyimiyle geleneksel anlayışla sınırlı kalarak, anlatım araçlarının seçimini yapmaktan vazgeçip, sonucu rastlantıya ve şansa bırakırlar.

Bütün fotografik anlatım araçları seçildikten sonra, çekim aşamasında fotoğraflanacak objenin özelliklerinden doğan problemlerle karşılaşılabilir. Örneğin, model, bir bebek ya da bir hayvansa, çekim umulmadık gelişmelere gebedir. Bu çekimlerde ürün çoğu zaman hesapsızca aniden yakalanır. Model bir çocuk olduğunda, çocuğun fotoğrafçı ile iletişime girmeyi reddettiği ölü noktadan sonra, çekime devam etmek konusunda ısrarlı olunsa da, sonuç alınamaz. "Cansız objelerle çalışmak, canlı modellerle çalışmaktan çok daha kolaydır" diye düşünüyorsanız, yiyecek ve içecek fotoğrafları çeken fotoğrafçıların zorlu çalışmalarını; model olarak kullandıkları yiyecek ve içeceğin çekim bitiminde asla tüketilmemesi gerektiğini henüz bimiyorsunuz demektir. Çekim oldukça zorludur, çünkü fotoğrafçı, stüdyo koşullarını çekim için hazırladığında, modelin şekli hep bozulmuş olur. Ama problemler, çözümleri de doğurur. Spotların altında çekim için bekletilemeyen dondurmalar yerlerini renklendirilerek dondurma görünümü verilmiş patates pürelerine; sıcak yemeğin üzerindeki su buharı yerini sigara dumanına; buz, cam veya jelatinden yapılmış benzerlerine bırakmış, dilimlenmiş meyve ve sebzelerin üzerlerine gliserin sürülerek kurumaları ve renk değiştirmeleri engellenmiştir. Stüdyoda tam donanımlı bir mutfağı gerektiren bu fotoğraf çekimlerinin her biri, bilginin ve yaratıcı zekanın sınırlarını zorlayan sorunlar yumağıdır.

Reklam fotoğrafı, izleyiciye bir obje göstermekten çok, bir öykü yaşatmayı amaçlamaktadır. Örneğin bir fotoğrafçı, reklamı yapılan ayakkabının en güzel göründüğü anın ötesinde, o ayakkabıyı giymenin yaratacağı cazip duyguyu izleyene ulaştırmalıdır. Ancak, bu duygunun, ürünün önüne geçip onu gölgelemeyeceği hassas denge de gözetilmelidir.

Ticari kaygılarla gerçekleştirilmiş reklam fotoğrafının, fotoğraf sanatına katkılarından söz edilebilir mi? Kuşkusuz paranın, zamanın, hayal gücünün ve çeşitli detaylarla ilgilenen bir ekibin buluştuğu stüdyolar, bir sanatçının içe dönük, sakin atmosferinden çok farklı bir çalışma ortamıdır. Reklam imgesinin, Berger'ın belirttiği gibi, alıcının kendisine duyduğu sevgiyi çalması, sonra da bu sevgiyi ona, alacağı ürünün ücreti karşılığında yeniden satabilmesi için, hedef kitlesine en kestirme yoldan sızan şeytani bir sanat ürünü olması gerekmektedir. Aksi halde etkisiz, kuru, dolayısıyla başarısız bir çalışma olmaktan öteye gidemez.

Son yıllarda ülkemizdeki fotoğraf eğitiminin, üniversite düzeyine taşınması ve artan rekabet ortamındaki ürünlerin tanıtıma daha çok ihiyaç duymaları, profesyonel tanıtım fotoğraflarında, özellikle de reklam fotoğraflarında belirgin bir kalite artışına yol açmıştır.

Ama hemen her ürünün veya servisin tanıtımının hala profesyonellerin neredeyse tümünün çalışma alanına girmesi, ülkemizdeki reklam fotoğraflarının kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bir bira reklamından sonra moda çekimi gerçekleştirmek, ertesi gün bir traktör broşürü için fotoğraflar çekmek, profesyonel fotoğrafçıları zorlayarak becerilerini geliştiriyor gibi görünse de, belirli bir konuda uzmanlaşmamak, konunun inceliklerinin saptanmasını engellemektedir.

"Yeterince iyi"ye aldanmak, hemen her sektörde olduğu gibi reklam fotoğrafçılığında da, fotoğrafçının ilerleyebilmesinin en belirgin engeli olarak görünüyor.

 

Kaynaklar

Berger, J., Görme Biçimleri, (Çev. Y. Salman), İstanbul, 1990.

Blaker, A.A., Photography Art and Technique, San Francisco, 1987.

Feininger, A., "Fotoğraf Görsel Dildir", Refo Fotoğraf Sanatı Dergisi, Ağustos 1988.

Tanyerli, S., "Bir Profesyonel", Refo Fotoğraf Sanatı Dergisi, Haziran, 1988.

Ward, D., Photography For Advertising, London, 1990

 

Fotoğraflar: Christine Henseamb

Çorba önce bir aşçı tarafından taze malzemelerle pişiriliyor. Ürünün neye benzemesi gerektiğini gören fotoğrafçı, paketin içindeki malzemeyi olması gerektiği hale geirip, çalışmaya başlıyor. Ancak çorbanın içindeki parçacıkların sıcakken dibe çökmesi yüzünden, çorbaya jelatin eklenerek parçacıkların yüzeyde asılı kalması sağlanıyor.

Ürünle birlikte görüntülenecek aksesuarlar sanat yönetmeni tarafından stüdyo aşamasından önce saptanmış. Sanat yönetmeni, fotoğrafların çekimi sırasında fotoğrafçıyla yardımlaşmayı sürdürüyor.

 


SİNEMALARDAN

SMOKE

Erkan DEMİRKAN

 

(Yöneten : Wayne Wang , Oyuncular : Harvey Keitel, William Hurt, Forest Whitaker)

Bu hafta Brooklyn'de bir köşe başına yerleşmiş küçük bir tütün dükkanına uğrayalım mı? Aman, böyle bir yerde ilginç ne olabilir diye düşünmeyin sakın. Satıcı-alıcı ilişkisinden daha çok dostluklarla kaynaşmış bu samimi ortam sizi de içine almakta gecikmeyecektir. Dükkan sahibi Auggie (Harvey Keitel) devamlı müşterilerinden yazar Paul Benjamin (William Hurt) ve diğer müdavimler zaten kendi çaplarında birer filozoftur ve sohbetlerini dinlemek bile zevk kaynağıdır. Film ilerledikçe Auggie ve Paul'un geçmişlerindeki acılarını öğreniriz: Auggie'nin hayatı oldukça başarısız bir evlilikle altüst olmuş, Paul'un ise çok sevdiği eşi bir soygun esnasında kaza kurşunu ile gözlerinin önünde öldürülmüştür. Paul'u araba altında kalmaktan kurtararak çevrelerine dahil olan Rashid'in geçmişi de onlardan daha iyi değildir. Bir trafik kazasında eşinin ölümüne ve bir kolunun kaybına sebep olup, kendisini küçük yaşta terk eden babasını aramaktadır. Çünkü başı derttedir; bir soygunda ortada kalan 6 bin dolara el koymuş ama ne yapacağını bilememektedir.Auggie'yi terk eden karısının ortaya çıkarak evden kaçan kızını yola getirmek için yardım istemesi ile gelişen olaylar, finalde nefis bir noel hikayesiyle sona erer.

Olayları sıcak ve doğal bir anlatımla, fazla abartmadan ve idealize etmeden işleyen bu mütevazi filmden memnun kalma olasılığınız çok yüksek. Tavsiye edilir.

 

Ve tüm çalışmaların sonucu...

 


HABERLER

 

ÜNİVERSİTEMİZ, Cumhuriyetimizin 73. yıldönümünü Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in himayelerinde Vakıfbank, İnönü Vakfı ve UNESCO Milli Komisyonu ile birlikte 23-26 Ekim tarihlerinde düzenlediği bir dizi etkinlikle kutladı.

Cumhuriyet Haftası etkinlikleri 23 Ekim Çarşamba günü Anıtkabir ziyareti ile başladı. Aynı gün Anayasa Başkanı Yekta Güngör Özden'in başkanlık ettiği, Prof. Dr. Ahmet Mumcu ile Prof. Dr. Ülker Gürkan'ın konuşmacı olarak katıldığı "Kabulünün 70. Yılında Türk Medeni Kanunu" konulu seminer gerçekleştirildi. 24 Ekim Perşembe günü de "Lozan ve Montrö" konulu seminer yapıldı. Oturum Başkanlığını Emekli Büyükelçi Haluk Bayülken'in yaptığı seminere İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker, Emekli Büyükelçi Osman Olcay ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen konuşmacı olarak katıldı. Aynı gün öğleden sonra "Cumhuriyet Döneminde Klasik Batı Müziği" semineri yapıldı. Seminere Prof. Dr. Hikmet Şimşek başkanlık yaparken, Devlet Sanatçısı Prof. Dr. İlhan Usmanbaş ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Hasan Hüseyin Akbulut da konuşmacı olarak katıldı. Aynı gün öğleden sonra Hacattepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Büyük Senfoni Orkestrası şef Hikmet Şimşek yönetiminde bir konser verdi. 25 Ekim Cuma günü "Cumhuriyet Döneminde Sanat" konulu seminer gerçekleştirildi. Mimar Ali Artun'un oturum başkanlığı yaptığı seminere Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Hasan Bülent Kahraman, Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi öğretim üyesi Dr. Zeynep Yasa Yaman, Sanat Tarihçisi Necmi Sönmez konuşmacı olarak katıldılar. Aynı gün öğleden sonra Besteci, yazar Avni Anıl'ın oturum başkanlığını yürüttüğü, sanatçı Kutlu Payaslı ile sanatçı ve ODTÜ Öğretim Görevlisi Tahir Aydoğdu'nun konuşmacı olarak katıldığı "Cumhuriyet Döneminde Türk Müziği" konulu seminer yapıldı.

Cumhuriyet Haftası etkinlikleri 25 Ekim Cuma günü Resim Heykel Müzesi Operet Sahnesi'nde şef Uğur Bayrak yönetimindeki Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosunun konseri ve 26 Ekim Cumartesi günü yapılan "Pembe Köşk Gezisi" ile son buldu.

•••••

ODTÜ ULUSLARARASI GENÇLİK TOPLULUĞU (UGT) 2-6 Aralık 1996 tarihleri arasında Biyoloji Bölümü'nde bir KİTAP FUARI düzenliyor.Fuar süresince her tür kitap % 25 indirimli olarak satılacak. Topluluk, ayrıca 4 Aralık 1996 tarihinde, saat 18.30'da Mimarlık Amfisinde Zeynep ORAL'la SÖYLEŞİ VE İMZA GÜNÜ düzenliyor.

•••••

"40 YIL SONRA ODTÜ'LÜ OLMAK" adlı belgesel üç bölüm olarak 17 Kasım, 24 Kasım ve 1 Aralık 1996 tarihlerinde saat 20.00'de TRT-2'de yayınlanmak üzere hazırlandı.

Programın yönetmeni Z. Tülin Sertöz 1978 yılı ODTÜ Ekonomi Bölümü mezunu. Sinemaya geçisi bir American Association of University Women ve Northwestern Üniversitesi Tuition bursuyla olmuş. Ph. D.'si Northwestern Üniversitesi Sinema TV Bölümünden. Tülin Sertöz 1985 yılından beri TRT'de belgesel film yönetmenliği yapıyor. Evvelce de "Anadolu'da Bahar", "Tren Penceresinden Bu Diyar", "Adem ile Havva'dan Günümüze: Kadın ile Erkek", "Matematiğin Aydınlık Dünyası" adlı belgesel programları gerçekleştirdi.

"40 Yıl Sonra ODTÜ'lü Olmak" 3 Bölüm olarak hazırlandı. "Gecekondu Üniversitesi" adlı 1. Bölüm ODTÜ'nün kuruluşunu, ilk yıllarını ve ünlü ODTÜ ormanının oluşumunu anlatıyor. Konukları: Kemal Kurdaş, Uğur Ersoy, Fikret Görün, Vecdi Diker, Zafer Pamir, Cevat Erder, Uğur Zeydanlı, Hazım Kantarcı ve Fatih Orbay.

"40. Bahar" adlı 2. Bölümde bahar şenlikleri, geçen 40 yılda Türkiye'deki hızlı değişim, bu değişim Türkiye'de olup bitenlerin bir küçük aynası olan ODTÜ'deki yansıması ve ODTÜ kanalıyla Türkiye'ye giren kavramlar konu ediliyor. Bu bölümün konukları Suha Sevük, Mehmet Eroğlu, Tüzün Denli, Hazım Kantarcı, İsmail Işık ve Akın Öngör.

"Ufuklar" adını taşıyan 3. Bölümde ise ODTÜ'lü kimliği, yıllanmış mezunların eski okullarına bakışları, nasın insanlar amaçlandığı ve üniversitenin geleceğine dair fikirler yer alıyor. Bu bölümün konukları Suha Sevük, Mehmet Eroğlu, Ayşen Ergin, Uğur Ersoy, Hazım Kantarcı, İsmail Işık, Akın Öngör, Ali Cengizkan.

•••••

RÜŞTÜ YÜCE BASKETBOL OKULU her yıl olduğu gibi, ODTÜ Spor Kulübümüz Basketbol Branşı tarafından alt yapıya oyuncu kazandırmak amacıyla, bu yıl da 12 Ekim 1996 tarihinde başlamış olup kayıtlar devam etmektedir. 1981-86 doğumlu çocuklara yönelik olarak Cumartesi-Pazar günleri 9.00-12.00 saatleri arasında iki ayrı grup halinde üniversitemiz Baraka Spor Salonu'nda yapılacak olan basketbol okulu için kayıt ücreti 2.500.000 TL/Ay'dır. ODTÜ Mezunları Derneği üyeleri için aylık kayıt ücreti % 10 indirimli olarak 2.250.000 TL'dir. Rüştü Yüce Basketbol Okulu Haziran 1997 tarihine kadar devam edecektir.

(Bilgi için: ODTÜ Büyük Spor Salonu, 210 21 95-96)


İŞYERİ TEMSİLCİLERİ BİR KOKTEYLDE BİRARAYA GELDİ..

İşyeri Temsilcilerinin Dernek ve birbirleriyle daha sıcak ilişkiler kurması, çeşitli gelişmelerin konuşulması ve güzel bir sonbahar günün paylaşılması amacıyla 5 Ekim Cumartesi günü temsilciler onuruna Dernek Merkezimizde bir kokteyl düzenlendi.

Küçük küçük gruplarla başlayan sohbetler, kokteylin ilerleyen saatlerinde çok büyük bir grup sohbetine dönüştü.

 

Dernek bünyesinde kurulan Çevre Grubu (OMÇ) çalışmaları sürüyor. Grubun son toplantısında Çağdaş Toplum Plartformu (ÇTP) ile birlikte düzenleyeceği "Uyuşturucu" konferansının ön hazırlıkları görüşüldü. Görüşme sonucunda diğer toplum örgütleri ve kadın örgütleri ile bağlantı kurulması için görev dağılımı yapıldı.

 


DERNEK ÇALIŞMA GRUPLARI

 

TCDD'li İşyeri temsilcilerimiz Yüksel Yaşar (PHYS'87), Ahmet Erhan Yüksek (EE'88) ve Meral Sobutay (PHYS'76) işyerlerindeki ODTÜ'lü arkadaşlarımızı dernekte konuk etmemizi sağladılar. Yönetim Kurulu üyelerimizden Prof. Dr. Çetin Hoşten, Filiz Bal, Özcan Yalçınkaya ve İklil Kın'ın ev sahipliği yaptığı toplantıya, Derneğin işlevi, mezunların derneğe bakış açısı, Türkiye'nin geleceği konusunda mezunların daha duyarlı davranması gerektiği üzerinde konuşmalar yapıldı. Bu buluşmaya; Hamdi ÖDEMİŞ (MATH'88), Hasan EMİN (MATH'93), Cengiz ZEREY (PHYS'85), Osman Mithat ÇELİKBAŞ (PHYS'88), İbrahim GÖZGÖZ (PHYS'86), Feridun AKYÜZ (ARCH'71), Nevin DEDE (ME'91), Mukaddes KOCA (STAT'88), Nurten ERSOY (STAT '88), Zehra Tijen SÖNMEZ (ES'88), Günhan SELMAN (ARCH'84), Tülay MOCAN (STAT'88), Mennan ERSÖZ (STAT'88), Erdal AKGÜN (IE'88), Can CENGİZ (STAT'88), Leyla GÖKÇE (PHYS'85), Semen DOĞMUŞ (MATH'86), Nilgün BAŞKAN (MATH'86,) Özdemir AYDIN (ME'88), Selim TULUMTAŞ (CE'88), Hacer TULUMTAŞ (METE'88), Canan YENEL (CE'88), Nalan GÖRKEY (GEOE'80), Bahri ERDEN (CHE'78) katıldılar. Bu güzel toplantı için işyeri temsilcilerimize ve TCDD'li diğer ODTÜ'lü arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

 


TCDD'Lİ ODTÜ'LÜLER

 

MUSTAFA KEMAL ÇALIŞMA GRUBU (MK) etkinliklerini artırdı. Bu etkinliklerden başlıcaları:

- Cumhuriyet Bayramı Dernek Lokalinde verilen bir kokteyl ile kutlandı.

- ODTÜ'de ilk defa Derneğimiz desteğinde öğrenci grupları tarafından "1. Cumhuriyet Şenliği" gerçekleştirildi.

- Birinci ve ikinci Meclis ziyaretleri yapıldı. Bu ziyaretler önümüzdeki aylarda da tekrarlanacak.

- Burs Fonu ile ilgili olarak yeni kaynak arayışları sürüyor. Burs dağıtımında özellikle üniversitemizdeki Atatürkçü Düşünce Topluluğu üyeleri tercih ediliyor ve onlarla sürekli ilişki içinde bulunuluyor. Burs Fonuna katkıda bulunmak isteyenler, Derneğin İş Bankası ODTÜ Şubesinde bulunan 4229-0422059 nolu hesaba bağış yapabilecekleri gibi Dernek sekreterliğinden isteyecekleri formları geri fakslayarak Kredi Kartı ile de bağışta bulunabilirler.

- 10 Kasım tarihinde yapılan toplantı ve yürüyüşe ODTÜ'lüler çok geniş bir katılımla ve ilk defa DERNEK pankartı altında katıldılar. Yıllar sonra böyle bir dayanışma ve birliktelik herkese yeni bir heyacan verdi. Özellikle "Genciz, Güçlüyüz..." sloganları oldukça sık tekrarlandı.

 

MERSİN ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Beker (fotoğrafta soldan 4.) 15 Ekim 1996'da Derneğimizi ziyaret etti. Wine Hour Kokteylini de onurlandıran Beker'le, Dernek Yönetim Kurulumuz ve üyelerimiz çok sıcak bir sohbet ortamı yaşadılar. Orhan Beker, bu arada oldukça önemli bir olayın müjdesini verdi bize:

Mersin ODTÜ Mezunları Derneği öncülüğünde "ODTÜ Mezunları Mersin Eğitim Vakfı (ODTÜ-MEV)" kuruldu. 11 Ekim 1996 tarihinde resmen hayata geçen Vakfın hedefinin ilk adımı, Mersin'i çağdaş bir ilk ve orta öğretim kurumuna kavuşturmak. ODTÜ MEV'in geçici Yönetim Kurulu Üyeliklerine, Mersin ODTÜ Mezunları Derneği adına Zühal Karamehmet ile Nilgün Özçelik, Hüseyin Karabulut, Mehmet Ergür ve Veysel Ulaş getirildiler.

Kendilerine başarılar diliyor ve ODTÜ Mezunlarının kurduğu ilk Vakıf olmanın gururunu paylaşıyoruz.

 

KAYSERİ ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ'NİN Üniversitemizin 40. kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlendiği ODTÜ Türk Halk Bilimi Topluluğu halk oyunları ve halk müziği gösterisi 19 Ekim 1996 günü Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesinde gerçekleştirildi. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Şahin'in ve yaklaşık 350 davetlinin izlediği gösteride ODTÜ Mezunları Derneğini temsilen Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Hoşten, Yönetim Kurulu Üyesi İklil Kın ve Üniversitemizi temsilen Mezunlarla İletişim Müdürü Lale Kocaman hazır bulundular.

 

BURSA ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ İTÜ Vakfı ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi ile birlikte Cumhuriyetin 73. yılını bir dizi etkinlikle kutladı.

28 Ekim 1996 günü Atatürk heykeline çelenk koyarak saygı duruşunda bulunan Dernek yöneticileri, 29 Ekim 1996 günü Bursa yerel gazetesi ile birlikte "Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi"ni toplam 20 bin adet bastırarak dağıttı. Cumhuriyet Haftası boyunca şehrin 9 ayrı önemli yerine aşağıdaki sloganların yer aldığı bez afişlerin asılmasını sağladı.

73 YIL DEĞİL İLELEBET CUMHURİYET

UFKUMUZU CUMHURİYET GÜNEŞİ AYDINLATIYOR

CUMHURİYET'İN GERÇEK SAHİBİ HALKIN KENDİSİDİR

•••••

BURSA ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ 10. OLAĞAN GENEL KURULU 3 Kasım 1996 tarihinde yapıldı. Yeni Yönetim Kurulu aşağıda belirtildiği şekilde oluştu: Başkan Buğra KÜÇÜKKAYALAR (IE'81), Başkan Yardımcısı Erhan Y. ALPAY (IE'88), Sayman Erdoğan TUNABAY (CHEM'80), Sekreter Üye Emel DÜBEK (MATH'94), Organizatör Üye Mesut M. Cengiz (ME'90)

 

ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ KOCAELİ ŞUBESİ Genel Sekreteri Hasan Tan, Cumhuriyet Bayramı nedeniyle ODTÜ Mezunları Dernek ve Şubelerinin yapacağı etkinlikleri görüşmek amacıyla Derneğimizi ziyaret etti. (Fotoğrafta ortada)

 

ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ ANTALYA ŞUBESİ Cumhuriyet Balosu düzenledi. Çok başarılı bir organizasyon ile gerçekleşen bu Balo'nun haberini Aralık sayımızda size ileteceğiz.

 


İŞYERİ TEMSİLCİLERİ

 

1987 yılında faaliyete geçen YATIRIMBANK A.Ş., Türkiye'de kurulan ilk yatırım bankasıdır. İstanbul'daki merkeze ilave olarak Ankara'da şubesi bulunmakta, İzmir şubesinin ise kuruluş hazırlıkları devam etmektedir. Banka sermayesinin tamamı Bahreyn'de kurulu TAIB Bank E.C.'ye aittir.

Kalifiye hizmetleri ve 27 değişik sektöre yönelik hazırlanan geniş kapsamlı ve güncel araştırma faaliyetleri ile desteklenen kurumsal finansman, proje finansmanı, danışmanlık, hazine ürünleri ve yatırım yönetimi konularında geniş iş tecrübesine sahiptir.

Kurumsal finansman hizmetleri çerçevesinde müşterilerine özelleştirme, halka arzlar, uluslararası arzlar, şirket birleşmeleri ve devralmaları, değerleme, yeniden yapılandırma ve borç konularında danışmanlık ve destek hizmetleri sağlamaktadır. Halen üzerinde çalıştığı önemli projelerden birisi de, Emsan'ın yabancı bir yatırımcı grubu adına devralınarak rehabilite edilmesi faaliyetidir.

Banka, hisse alım-satım aracılığı, yatırım danışmanlığı ve portföy yönetiminde "uzun vadeli, değer yaratıcı" yatırım stratejisiyle hareket etmektedir. Araştırma bölümünden destek alan tecrübeli yatırım danışmanları ile yatırımcıların döviz, sabit getirili menkul kıymetler ve ortaklık yatırımı kararlarına danışmanlık yapmaktadır.

Tüm bu hizmetleri gerçekleştirirken Banka New York ve Londra'daki TAIB Securities aracılığı ile uluslararası piyasalar, TAIB Bank aracılığı ile Körfez bölgesindeki müşteriler, Hindistan-Banglore'daki bağlı ortaklığı TAIB Capital Corporation aracılığı ile Hindistan pazarıyla temas halinde çalışmaktadır.

Banka'nın Ankara şubesi ise Nisan 1995'de faaliyete geçmiştir. 15 personeliyle hizmet veren şubede, 8 uzman personelden 6 tanesi ODTÜ mezunudur, Ankara şubesinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seçkin Hekimoğlu (MAN 78), Müdür Yardımcısı Buket Yurdal (MAN 90), Müdür Yardımcısı Pınar Lembet (IE 88), Müdür Yardımcısı Hakan Adanalı (IE 85) ve Müdür Yardımcısı Rengin Çaka (MAN 91) yönetim kademelerinde görev almaktadır.

Bankanın işyeri temsilciliğini üstlenen Gamze Aydın, Derneğimizdeki çalışmalarını bir yıla yakın bir süredir aktif olarak sürdürmektedir.

ODTÜ Mezunları Derneği içindeki grup çalışmalarına katılan arkadaşımız, Dernek Çevre Grubunda yer almaktadır. Etkin ve aktif bir çevre için çalışan grupla Kasım ayı etkinliği olarak "uyuşturucu" konulu konferansı düzenlemiştir.

Yatırımbank içinde ise titiz bir k/ğıt toplama kampanyasını sürdüren Aydın, bu k/ğıtları ODTÜ'lü öğrencilere burs sağlamak için kullanan Dernek MK Grubuna iletmektedir. 6. ODTÜ Mezunları Günü organizasyonunda da çalışan Gamze Aydın, Bankanın Dernek faaliyetlerinden haberdar olması ve etkinliklere katılmasını sağlamaktadır.

 

YATIRIMBANK A.Ş.

 

YatırımBank'da çalışan ODTÜ'lüler bir arada

 

İşyeri Temsilcileri ile ilgili yazı dizimiz sürüyor. Bunun için, temsilcilerimizden yazılarını ve işyerlerindeki ODTÜ'lülerle çekilmiş fotoğraflarını bekliyoruz.

 

ODTÜ'LÜLER! SİZİ İŞYERİNİZİN TEMSİLCİSİ OLMAYA DAVET EDİYORUZ.

 

 

1996 ÖSY SINAVI

Matematik Türkiye Birincisi ve Fen Bilimleri Türkiye İkincisi

ODTÜ Elektrik Elektronik Öğrencisi Mustafa İSPİR'den

Lise 1-2-3 öğrencisine matematik dersi verilir

(Ders, öğrencilerin evlerinde verilecektir)

Başvuru

Mezunlarla İletişim Müdürü: Lale KOCAMAN

Tel: 210 34 40

Mustafa İSPİR • 6. Yurt 323 No'lu oda

 

 

ODTÜ'lüye ÖZLÜ SÖZLER

 

• HAYATIN ZORLUKLARI ÇEKİLMEYE DE/ERSE DO/RULARI BULMA UMUDU HER ZAMAN VAR OLDU/U İÇİNDİR.

 

• DÜŞ, YAŞAM YOLUNDA İNSANLARIN ELİNDEKİ PUSULADIR..

 

 

Cengiz KIRIŞTIO/LU (EE'89)' nu

KAYBETTİK

Ailesine başsağlığı dileriz

 

 

INTERNET'İN KAPILARINI AÇIYORUZ...

 

ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ile Derneğimiz arasında yapılan bir özel anlaşma gereği, arzu eden tüm üyelerimize INTERNET kapılarını açıyoruz.

Sizlere geçen sayımızda bildirdiğimiz Dial-up bağlantı fiyatlarında, TURNET'in fiyat ayarlaması sonucu önemli miktarda ucuzlama olmuştur.

Dial-up (telefon ve modem aracılığıyla) bağlantı için şu anda uygulanmakta olan KDV hariç standart fiyatlar aşağıdaki gibidir:

İlk başvuru: 20 $

Aylık: Sabit ücret 4 $ (5 saatlik kullanım dahil), sonraki her saat için 1 $.

Bu liste fiyatları üzerinden, TESİSE KATKI PAYI ÖDEYEN üyelerimize % 15, henüz ödememiş üyelerimize ise % 5 indirim olanağı sağlanmıştır.

ODTÜ'LÜ FİRMALAR, İNTERNETTE

Ayrıca, ODTÜ'lü firmaların Internet üzerinden tüm Dünya'ya etkin biçimde tanıtımı için bir kampanya düzenliyoruz. Bu hizmetin karşılığında talep ettiğimiz bedel, katılımcı firmalardan ilk yıl için 2500 $, müteakip yıllar için de 1300 $'dır. İlk yıl elde edilecek gelirin tümü, YENİ TESİS İNŞAATIMIZ'ın gerçekleştirilmesinde, müteakip yılların gelirleri ise tümüyle BURS fonuna gelir olarak kullanılacaktır.

 

Ayrıntılı bilgi için

Derneği arayınız.

 

 

 

SA/LIK

Aysel GÜZEY ŞIKMAN

Beslenme Uzmanı

 

Sessiz Katil Selülit

 

Selülit, kesin nedeni bilinmeyen, dolayısıyla kesin tedavisi olmayan bir doku hastalığıdır. Genellikle kadınlarda (% 90-98) görülür. Yağlanma ile karıştırılır, veya yağlanma ile selülit birbiri yerine kullanılır. Oysa selülit doku iltihabıdır, kendine özgü portakal kabuğu görünümüyle kolayca tanınır. Bilinenin aksine zayıf kişilerde de görülür.

Son yıllarda yapılan çalışmalar selülite yol açan bir çok neden ve fizyopatolojik süreç olduğunu düşündürmektedir.

Zayıflık-şişmanlık gibi selülitin de, sağlık ve beslenme açısından alışkanlıklar, ailesel ve yerel koşullardan etkilendiği söylenebilir.

Bireysel yapı ile birlikte, besinlerin miktarı ve niteliği, hareketsiz yaşam, aynı giysilerin uzun süre kullanılması, iklim, ergenlik-gebelik-menopoz gibi iç salgı bezlerinin farklılık gösterdiği dönemler, ruhsal etkenler, doğum kontrol hapları vb. kimyasal ajanların kullanımı, vücudun su-tuz dengesi, bazı sistem hastalıklarının (boşaltım-dolaşım-sindirim) selülit oluşumu ve cinsi üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu notlardan hareketle, selülite yaklaşımın olabildiğince geniş açılı olması gerekmektedir.

Selülitin kökenindeki her etken gözönüne alınarak, etkilere yönelik tedavi ile nedenlere yönelik tedavi bir arada uygulanmalıdır.

Ancak hasta bütünlük içinde incelenip tedaviye alındığında selülit, kontrol altına alınabilir, önlenebilir, selülitli bölgeler kötü görünümden kurtarılabilir.

Başarılı bir sonuç için uygun metod;

Genel tedavi + Yerel tedavi + Beslenme programı olmalıdır. Ancak bu bütünlük ile iyileşmenin temeli, kan ve lenf dolaşımının rahatlaması ve lenf drenajıdır.

Gözönünde bulundurulması gereken diğer bir nokta ise; selülitin bir kaç gün içinde iyileşebilecek bir hastalık gibi ele alınamayacağıdır. Çünkü sağlık sorunu olan selülit, grip gibi bir saat içinde bulaşan ya da fiziki şartların ani değişimi sonucu ortaya çıkan bir hastalık değildir. Aylar ve yıllar boyu yinelenen hataların, yapısal yatkınlığın, vb. ayrıcalıkların ürünüdür. Her olguda nedenler ve etkiler farklıdır. Sonuçta bütün insanlar için katı bir selülit tedavi şeması uygulanamaz. Ancak etkin metod; Genel Tedavi + Yerel Tedavi + Uygun beslenme programı olup bu sağlık ve görünümü tehdit eden sorundan kurtulmak gerekmektedir.

Kişiye özel en etkin metod, yaklaşık 6 aydır, Ülkemizde de uygulanmaktadır. Bu konuda başarılı sonuçların alınmış olması, çağımızın hastalığı olan selülitten kalıcı olarak kurtulmanın müjdecisi olabilir.

Selülitte "kişiye özel en etkin tedavi sistemi"ni uzun süredir araştıran ve Ülkemizde uygulanmasına öncülük eden Esth. Ali İhsan TUZCU'nun tedavi sistemini içeren yazısıyla aynı sütunda buluşmak üzere....

 

 

ODTÜ'LÜ EŞLERE İNDİRİM

 

Derneğimize üye olan mezunlarımızın ODTÜ MEZUNU EŞLERİ, 31.12.1996 tarihine kadar üyelik başvurusu yaptıkları takdirde 2.000.000 TL giriş ve 2.000.000 TL aidat yerine, sadece kart karşılığı 250.000 TL ödeyecekler. Yönetim Kurulunca alınan karar gereği sonraki yıllarda, ODTÜ mezunu eşler o yılki aidatın % 50'sini ödeyecekler.

 

 

DERNE/İMİZ

Üyelik hizmetlerini Pazar günü hariç hergün 9.30-22.30 saatleri arasında (Tel: 221 38 39 - 212 33 27)

Lokal hizmetlerini, haftanın her günü 11.00-23.00 arasında

(Tel: 223 75 59) vermektedir.

 

 

SPECIAL FIX MENU

850.000

ÇOK ÖZEL LEZZET

 

ZENGİN ORDÖVR TABA/I

HIGH HONOUR PROJECT : TAVUK MAREŞAL

HIGH HONOUR GRADUATE : BİFTEK RULO

MASTER COURSE : BUT CURRY

LADIES FIRST : PÜRELİ KEBAP

ÇİN BÖRE/İ, SALATA, MEYVA, İÇKİ

 

MASANIZI ŞİMDİDEN AYIRTIN

REZERVASYON : 223 75 59 - 488 69 79

 

size özel: 1.250.000

 

GİTAR YA DA KEMAN EŞLİ/İNDE

KIŞ AKŞAMLARI KEYFİNİ BİRLİKTE YAŞAYALIM