ODTU'LULER BULTENI

ODTU MEZUNLARI DERNEGI AYLIK YAYINIDIR.

SAYI 43 HAZIRAN 1995


KUNYE BIZDEN SIZE
ODTU'luler Bulteni GRAFITTI si
Durum Degerlendirmesi - Sureyya Yucel Ozden
KENT VE KULTUR - IKI ULKE IKI DEVRIM Tulay Unluevcek
Haziran ayinda en cok satan on kitap
MEZUNLAR GUNU '95
SUBELERIMIZDEN
Yeni Fahri Uyeler ve Burs Fonuna Katkida Bulunanlar:
BURS FONUNA BAGISLAR...
KOCAELI'NDE SECIM.
ISTANBUL'DA TESIS ICIN ILK ADIM.
SMMM Tartismasina Cevap... Ali Ismet Tekin
OGRETIM ELEMANLARININ SIYASET YAPMALARINI ENGELLEYEN YASAKLARIN KALDIRILMASI UZERINE BASIN ACIKLAMASI
Sanayilesmis Ulkeler Cevreyi Yokediyor. Kubilay Dundar
BIR MEZUN = UC DIPLOMA Aydin Tiryaki *
ODTU Gunu Kutlandi.
Bir kardesimiz daha oldu: METU Network
DEVLET KONSERVATUVARINA ATATURK BUSTU BIR ODTU'LUDEN.
BODRUM TAXI.
LOKAL BAHCESI HIZMETE BASLADI.
N. CELIK OZGEN'I KAYBETTIK.
CUMARTESI SOYLESILERI - INTERNET



ODTU'luler Bulteni

ODTU MEZUNLARI DERNEGI YAYIN ORGANI

KUNYE

SAYI 43 ¥ HAZIRAN 1995

ODTU 'luler Bulteni

ODTU Mezunlari Dernegi

Aylik Yayin Organi

Sayi: 43 - Haziran 1995

Dernek Adina Sahibi

Ugur Tola

Yayin Sorumlusu

Ozcan Yalcinkaya

YAYIN KURULU

Sureyya Yucel Ozden (Ins. 64)

Tulay Unluevcek (Psi. 83)

Nesrin Gundogus (Bio. 89)

Kubilay Dundar (Sos. 92)

Elmas Arisoy (Cev. 89)

Fugen (Selcuk) Cetiner (Mim. 72)

Ayda bir yayinlanir ve

uyelere ucretsiz gonderilir.

Imzali yazilardaki gorus ve

dusunceler yazarlarina ait olup

Dernegi ve Bulten'i sorumlu kilmaz.

ODTU MEZUNLARI DERNEGI

YONETIM KURULU

Baskan

Ugur Tola (Ins. 69)

2. Baskan

Cihat Kilic (Ins. 71)

Genel Sekreter

Ahmet Sevuk (Mat. 77)

Sayman

Fehmi Uluc (Ins. 71)

Uyeler

Ozcan Yalcinkaya (Mad. 82)

Askin Kocacimen (Ins. 73)

DENETLEME KURULU

Ahmet Asena

Duran Dogan

Mehmet Yarimagan

Banka Hesap No

T. Is Bankasi Akay Subesi

4201 0498820

Posta Ceki No: 106130

Burs ve Yardimlar Fonu Hesap No

T. Is Bankasi ODTU Subesi

4229 0422059

Yayina Hazirlayan:

Promedya (440 67 04 - 08)

Baski: Sanem Matbaasi

Dernek Adresi

Serefli Sk. 35 Besevler 06580 Ankara

Tel: (312) 212 38 39 - 212 33 27

223 75 59 ¥ Fax: (312) 212 33 26

E-mail

odtumd@rorqual.cc.metu.edu.tr

INTERNET WWW Sayfalari

http://www.metu.edu.tr/÷wwwgrad/

BIZDEN SIZE

Y. K. Baskani Ugur Tola'nin Mezunlar Gunu'nde yaptigi konusma:

Sevgili ODTUÕluler,

Bir Mezunlar Gunu'nde daha sizlerle bulusmaktan mutluluk duyuyor ve hepinize sevgilerimi sunuyorum.

Orta Dogu Teknik Universitesi mezunlarini bir araya getirmek, aralarindaki dayanismayi guclendirmek, Universitemizle iliskilerini gelistirmek amaciyla duzenledigimiz bu gun, yillar gectikce geleneksellesiyor. Mezunlarimiz yilda bir kez genclik caglarinin en guzel gunlerini gecirdikleri bu yuvayi aileleri ile birlikte ziyaret etme firsatini buluyorlar.

Gectigimiz yil butun Dernek ve Subelerimizde hareketli bir donem yasadik, uye sayilarimizda onemli artislar oldu. Ankara'da 1994 Mayis ayinda 2.700 olan uye sayimiz, %35'lik bir artisla bu gun 3.600'ler civarinda. Yil sonuna kadar 5.000'lere ulasacagimizi tahmin ediyorum.

Yine gecen yil ilk kez buyuk olcekte ele aldigimiz burs kampanyalari mezunlarimizin buyuk ilgi ve destegini gordu. Bu katilimin onumuzdeki yillarda da artarak surecegine ve bir ODTU'lu gelenegi olarak yerlesecegine inaniyoruz.

Mezuniyetimizden sonra da Universitemizle iliskilerimizi sicak tutmak, onlara her alanda destek olmak durumundayiz. Mezunu olmaktan gurur duydugumuz Universitemizin de mezunlari ile gurur duyacagi bir ortami suratle gerceklestirmemiz gerekiyor.

Dernek yoneticileri olarak bu yilki hedefimiz mezunlarimiza ve ODTU'ye yakisacak tesisleri en kisa surede toplulugumuza kazandirmak. Gecen donem Universitemizin tahsis ettigi Visnelik bolgesindeki arazi uzerinde Sosyal Tesislerimizi gerceklestirmek icin yogun calismalarimiz suruyor. Onumuzdeki aylarda bu projeyi sizlere tanitmak ve desteginizi istemek uzere huzurlariniza cikmayi planliyoruz.

Bu yilki Mezunlar Gunu'nun ayri bir anlami daha var. Bu yil dernegimizin kurulusunun 30. Yildonumu. 1965 Yilinda dernegimize ilk harci koyan, gelisip bu gunlere gelmesinde emegi gecen herkese tum mezunlarimiz adina minnet ve sukranlarimi sunuyorum.

Sevgi ve Saygilarimla,

Ugur Tola

Yonetim Kurulu Baskani


ODTU'luler Bulteni GRAFITTI si

EMPTY MIND IS A SHOP FOR A DEVIL..

Durum Degerlendirmesi - Sureyya Yucel Ozden

"ODTU Mezunlar Bulteni" nin aylik olarak yayinlanmasi, Turkiye'deki olaylarin izlenip degerlendirilmesi acisindan zorluk yaratiyor. Ulkede o kadar cok olay oluyor ki, bazen hangisinin uzerinde durmak gerektigini ve okuyucuya aktarmak icin arastirmalar yapmayi dusunurken, yeni yeni olaylar birbirini izliyor... Boylece, her olusumu sizlere aktarabilmek icin, Bulten'in daha sik aralikla yayinlanmasini gonul istiyor, ama, bu su yillarda olanaksiz gorunuyor. Mevcut aylik yayin donemi ile yetinmek zorundayiz....

Turkiyemiz'de yasanan ve uzerinde dikkatle durulmasi gereken sosyal, siyasal, ekonomik ve diger nitelikteki olaylarin coklugu, zaman zaman, zihinlerde bir karmasikliga neden oluyor. Insan, bazen, "bu ulke nereye gidiyor?" veya "bu olanlarin sebebi veya anlami nedir?" gibi sorulara yanit bulmakta cok zorluk cekiyor. Boyle olunca da, insani bir umitsizlik, bir bunalim duygusu sariveriyor... Bu sozumuz, Ulkesinin sorunlariyla ilgilenen, yasamini duyarak, duygulariyla yogurarak surdurenler icin gecerli!

Turkiye'de, yasadigimiz su donemde, durum nedir? Bu soruya, bir "durum degerlendirmesi" yaparak yanit bulmaya calismakta yarar var. Dogal olarak, boyle bir degerlendirme yaparken, once Hukumetten baslamak iyi olacaktir.

1991 secimleri sonucu olarak Koalisyon Hukumeti ile yeniden karsilasan Ulkemiz, bir sure sonra da Cumhurbaskani ve Basbakan, dolayisiyla bir Hukumet degisikligi daha yasadi. Sayin Demirel'in onbir yil sonra tekrar Baskabakan olarak basladigi calisma donemi, belki ilginc degerlendirmelere konu edilmek uzere iken, o, bes yuz gunluk hesabini verdi ve sonra da Cumhurbaskanligi makamina cikma kaderiyle karsilasti. Ondan sonra Sayin Tansu Ciller'in Basbakanlik donemi basladi. Ancak, daha da sonra, Koalisyonun diger kanadi degiserek, CHP Genel Baskani Sayin Hikmet Cetin ve onun sectigi bakanlar goreve geldiler. Yani, koalisyonumuz, bir genel secim olmadan, olustugu 1991 yilindan beri, kendi kendine degisime ugramaktadir.

Bazi cevreler, bu Hukumetin yurumeyecegini, bu Koalisyonun tutmayacagini, iddia ettiler ama, gorunen odur ki, bu Hukumet, karislastigi tum zorluklara, yasadigi bir o kadar kritik olaylara ragmen, ulkeyi yonetmeye devam ediyor ve bu durum normal genel secimlere kadar surebilecek izlenimi veriyor.

Ancak, Ulkemiz'de onemli konularda darbogazlar var... Anayasamiz, bu yazinin hazirlandigi gunlerde, Turkiye Buyuk Millet Meclisi'nde degisiklik muzakeresine konu olmaktadir. Ne yazik ki, umulan degisiklikleri yapabilecek oy sayisi saglanmamiyor ve bir referandum zorunlulugu kendini gosteriyor. Boyle olursa, Ulkemiz tekrar bir bastan bir basa referandum yarisi ile calkalanacak.

Butun gayretlere ragmen, halen, teror olaylari tam durmadi. Diger taraftan, Avrupa'daki bazi cevrelere, kendimizi ve hakli sorunlarimizi anlatamiyoruz. Gumruk Birligi'ne katilmamiz, kesin mi degil mi belli degil.... Cumhuriyetimiz'in temel ilkelerini bozmak ve Ulkemizi parcalamak isteyenler, her turlu cabayi gosteriyorlar... Burokrasimizdeki cekingenlik devam ediyor ve onemli konulardaki kararlar gec aliniyor... Ekonomideki makro dengelerin iyilesmesi henuz halkin gunluk ynip degerlendirilmesi acisindan zorluk yaratiyor. Ulkede o kadar cok olay oluyor ki, bazen hangisinin uzerinde durmak gerektigini ve okuyucuya aktarmak icin arastirmalar yapmayi dusunurken, yeni yeni olaylar birbirini izliyor... Boylece, her olusumu sizlere aktarabilmek icin, Bulten'in daha sik aralikla yayinlanmasini gonul istiyor, ama, bu su yillarda olanaksiz gorunuyor. Mevcut aylik yayin donemi ile yetinmek zorundayiz....

Turkiyemiz'de yasanan ve uzerinde dikkatle durulmasi gereken sosyal, siyasal, ekonomik ve diger nitelikteki olaylarin coklugu, zaman zaman, zihinlerde bir karmasikliga neden oluyor. insan, bazen, "bu ulke nereye gidiyor?" veya "bu olanlarin sebebi veya anlami nedir?" gibi sorulara yanit bulmakta cok zorluk cekiyor. Boyle olunca da, insani bir umitsizlik, bir bunalim duygusu sariveriyor... Bu sozumuz, Ulkesinin sorunlariyla ilgilenen, yasamini duyarak, duygulariyla yogurarak surdurenler icin gecerli!

Ozetle, yurdumuzda, sosyal, siyasal, ekonomik sikintilar duzelme, iyilesme egilimi gostermiyor...

Ancak, Turkiyemiz'in iyi olan durumlari var. Sagduyusu kuvvetli bir halkimiz, gelismeye acik bir ozel sektorumuz, genc bir nufusumuz, demokrasi deneyimimiz var...

Butun bu olumlu ve olumsuz durumlarin varliginda, genelde toplumumuz bir bekleyis icine girmis gibi. Neyi bekliyor, bunu tam olarak soylemek olanakli degil. Acaba neyi dersiniz? Bir genel secim mi?

24 Haziran 1995


KENT VE KULTUR - IKI ULKE IKI DEVRIM Tulay Unluevcek

Butunu kavramak icin ayrintilarin uzerinde durmak gerekiyor. Ayrintilar onemlidir. Cogu unlu tablo olaganustulugunun belirlenebilmesi icin, kimi ayrintilarinin buyutulmus fotograflari ile tanitilir. Kadin gozu de, ayrintilari, butunden daha once gorur ve bunu ustaca kullandigi an basarili eserler yaratir. Bunu kadin yazarlarin bir ozelligi olarak bakabiliriz. Nevval Cizgen, ard arda yayinladigi iki kitabinda bu ozelligi vurgulamaktadir. Dil, Tarih ve Cografya Fakultesi'nin Antropoloji bolumu mezunu olan Cizgen'in iki guzel yapiti var. Kent ve Kultur ile Iki Ulke Iki Devrim: Turkiye - Iran. Sizlere bu ay bu iki kitabi tanitmaya calisacagim.


KENT VE KULTUR

Nevval Cizgen, insan-kultur, insan-cevre iliskilerinin incelenme bilimi olan antropoloji okumanin da yardimi ile, anlattigi sehirleri; insani, gecmisi ve bugunuyle tanimliyor. "Sehir canli bir organizmadir. Onun parcalari da tipki dokular gibi buyur ve olur. Butunun varligini surdurmesi, parcalarinin gelisme surecinden bagimsizdir. Gelisme ve bozulmanin dengeli olmadigi bir sehir, saglikli sayilmaz. Ayrica sehri ait oldugu ulke cercevesine yerlestirmek gerekir. Hic bir parcayi bagimsiz birimler olarak butunden soyutlayamayiz."

Cizgen Izmir'de dogmus ve buyumus. Izmir'in eski gorunusu, kentde yasayan cesitli uluslardan insanlarin olusturdugu kulturu, renkli yasayisi tanimliyor. Izmir'i dunu ve bugunu ile anlatirken, Izmir sen ne guzelsin'de, bir sehir ovgusu oldugu kadar bir sehre agit olarak da okunabilir. Cunku "Izmir ve Istanbul bir kent siluetine sahip idi. Bugun Izmir icin artik bunu soyleyemem demektedir." Cizgen'in gozde sehirlerinden biri de "Ne yapilirsa yapilsin yine bir siluete sahip olan Istanbul'dur." Eski Istanbul'u cesitli yazarlardan tanidiklarla anlatirken, bugunku Istanbul'daki carpik yapilasmadan kimi ayrintilar vermeyi de savsaklamiyor. Mimar Sinan Universitesi bahcesi gibi ayrintilari, sehrin gozu onundeki cop olarak nitelerken, sehri once goz onundeki coplerden kurtarmayi oneriyor. Rio De Janerio, Hong Kong, Singapur, Buenos Aires gibi sehirler bizim sehirlerimiz icin oneri ornekleri getirdigi sehirler.

Kitabin icindeki kulturel orgutlenme bolumu, Izmir ilcelerindeki refah Partisi'nin basarisini, Bugune kadar denenmemis bir bakis acisi ile degerlendiren bu yaziyi, tum Sosyal Demokratlarin okumasini isterim.


IKI ULKE IKI DEVRIM: TURKIYE - IRAN

Iran, son yillarda Turkiye'li aydinlarin gundeminden eksilmiyor. Sahin devrilisinde, Turk soluna sevimli gorulen Iran Islam Devrimi, Iran'daki baskici yonetim dunyada artan koktendincilik ve Turkiye'deki Iran sempatizanlarinin artisiyla bir tehlike kimligi kazandi. Cizgen, bu kitabinda 1975 yilinda, Ankara'da ogrenci olan bir genc kizin, baskilardan bunalisi, Iran kulturu ve bir Iranliya duydugu yakinlik ile baslar. 1977'de evlenip Iran'a gidisiyle surer. Sonra, Iranda'ki yasayis Turkiye ile karsilastirilarak anlatilir.

Iran'daki uc donem anlatilmis. Sah donemi, Devrim donemi ve Devrimden sonraki bir yil. Bu donemler icinde kadinlarin zorla kapatilmasina karsi yuruyusleri de yasayip anlatan Cizgen, tanigi oldugu Iran hareketi gercegini, tarih ve insanbilime kucuk bir katki olarak tasarliyor. Bu anilar Turkiye icin ayri bir onem tasiyor. Cunku Iran devrimi bizim icin, bati icin tasidigi anlamdan daha farkli titresimlere sahip olmalidir. Cunku bu yuzden Iran devrimi, Rus ve Cin devrimlerinden sonra bir toplum tasarimi olarak ortaya cikan ucuncu devrimdir. Devrime karsi olma ya da yandasligi onemli degildir. Turkiye acisindan degerlendirmek gerekir. Cunku Ortadogu ve Japonya'ya kadar olan asya topraklarinda Kurtulus savasini 70 yil once gerceklestiren, ozgurluk ruzgarlarinin tasiyiciligini yapan Turkiye, son on yilda Islami tirmanisa sahne oldu. Buradaki bir gercekde Iran ve Turkiye'nin gerek yoneticiler gerekse genis sayilabilecek kesimler tarafindan birbiri icin "Oteki korkutucu model" olarak algilanmasidir.

Cizgen, kitabindaki anilarda yer alan kimi ayrintilar bugunu aciklamakta yardimci oluyor. Ornegin, 1977'de Iran Devrimi oncesi, evlendirme memurlarinin din adamlarinin tekelinde olusu, kadinin tanikliginin gecersizligi, uc kadinin bir erkek yerine tanik olabilecegi, Iran gizli polisi SAVAK'in calismalari, Iran iscisinin yasam kosullari. Cizgen, cesitli donemlerini yasadigi iki ulkeyi, Turkiye ve Iran'i, insanlarinin hayata bakisi, dini algilayisi bakimindan karsilastirmis. Turkiye ve Iran gibi cografyanin kardeslige zorladigi toplumlar arasinda daha siki bir kulturel iliski ve birbirini daha iyi anlama cabasini, bolgemizde yasanan ve yasanabilecek kanli catismalari onleyebilecek bir unsur olarak gormus. Bu bakis acisi, Turkiye'nin gelecegi acisindan Iran deneyimini yeniden gozden gecirmenin onem ve yararini azaltmiyor.


Haziran ayinda en cok satan on kitabin dokumu asagidaki sekildedir:

Kitap Adi Yazari

Sizin Memlekette Esek Yok Mu? Aziz Nesin

Yeni Hayat Orhan Pamuk

Nasil Musluman Olduk Aydin Erdogan

Dilber Muzaffer Izgu

Lutfen Beni Anla Ipek Ongun

%100 Dusunce Gucu Ensign Jack Addington

Hasretinden Prangalar Eskittim Ahmet Arif

Pop Cagi Atesi Can Kozanoglu

Atuan Mezarlari Ursula Legvin

Narla Incire Gazel Bilge Karasu


MEZUNLAR GUNU '95 TE ODTU'LULER

HASRET GIDERDI.

Hasretinden Amfiler Eskittim...

Haber: Kubilay DUNDAR

ODTU Mezunlar Gunu'nu kutladik. Hem de ne kutlama. Rektorlugun arkasiyla kutuphanenin yani arasindaki alan, Uclu Amfiye cikan merdivenlerin uzeri ve sarkinin sozlerindeki gibi "recently", daha gecenlerde gruplar halinde oturulan cimenlerin uzeri yine dopdoluydu...

Orada bulunanlar animsayacak, mezunlara yapilan cagri ve olusturulmaya calisilan atmosferin karakteri Dernek Baskanimiz Ugur Tola'nin konusmasinin satir aralarinda vardi. Bu acik bir cagriydi, ama konusmada bir cagridan daha fazlasi da vardi. Dogal olarak ortak bir dili konusanlar icin...

Biraz jazz, biraz halk muzigi ve folklor; hem olabildigince yerel renklere sahip, hem de sonuna kadar uluslararasi dostlugu kucaklayan, sevecen ve asi, yani eski dost, derimizin altindaki can, yani ODTU'lu.

Orada degisik muzik turleri calindi ve dinlendi, fakat siradan bir ortamda dinlenen ezgilerden farki, hangi muzik olursa olsun, hep ayni sarkiydi (eskisi gibi) birlikte soylenen; yani katilim vardi.

Dostlar coluk cocuga karisarak gelmislerdi. Hemde ikinci kusak kucuk ODTU'lulerle, coluk cocuklariyla gelmislerdi.

Ama bam telinin ses verdigi yer de iste burasiydi. Cunku katildigimiz grup sohbetlerinden su ozet cikiyordu: Ara sira hafif cakir, nostaljik sohbetlerde (J. Baez'ler, Bob Dylan'lar dinleyerek) "Biz 68 kusagiyiz, gecmiste sunlari yaptik" demek, bugune birsey birakmiyor.

Iste bu ikinci kusak ODTU'lulere, yani cocuklarimiza, benimsedigimiz degerleri aktarabildik mi?

Onlari (ilkmektepten universite'ye) ozel okullarda okutmak, herseyin en iyisini vermek icin cabalarken "yukselen degerlerin" hamburger kulturune mi terkettik?

Eger ettiysek, - insan da dahil hersey niye bu kadar enflasyona ugradi- diye, yakinmaya hakkimiz yok; cunku bunda bizim de payimiz var demektir.

Mezunlar Gunu'nde birbirini kisa sure icin (7-8 yil kadar) gormemis dostlarin hararetle kucaklasip, ikili uclu sohbetlere dalisi gorulmeye degerdi. (Okul zamani tanisma firsatini bulamamis, orada yeni tanisanlar da dahil)

Mezunlar Dernegi'nin rozetini alan bir grup, bir yandan yakalarina rozetleri ilistirirken, bir yandan da ODTU'ye sahip cikilmasi konusunda kulak misafiri oldugumuz, eski gunlerden ornekler veriyordu... "...eskiden oyle kuru lafla filan yetinmezdik hocam, bizim gibi dusunen uc arkadasimizi aldik mi yanimiza..." (neyse sonra onlara gore daha az kidemli mezun olarak bizi de aralarina alip, dinlemeye doyamadigimiz seyler de anlatti ya eski gunlere iliskin, burada yinelemeye gerek yok, bilen bilir...)

Bir ara, topluluklar barakasina girdigimizde cok eski sayilmayacak bir mezuna rastladik. Odada ondan baska kimse yoktu ve duvardaki afislere, panodaki yazilara bakiyordu; Ancak, halinden oralarin pek de yabancisi olmadigi belli oluyordu.

- Selam hocam.

- Merhaba, ben eski topluluk uyesiyim de, topluluk ne durumda diye Oda'ya bakiyorum. Biraz da hasret gidermek istedim...

Benim de topluluklarla bagi suren bir mezun, hele de Mezunlar Dernegi'nden oldugumu ogrenince ikimiz de gulmeye basladik. Cunku hocam, Istanbul Mezunlar Dernegi'nden bugun icin gelmis bir arkadasimdi.

Uzun bir sohbetten sonra, en kolay "Bulten ve Dernek" araciligiyla haberlesebilecegimizi kararlastirip, en kisa zamanda gorusmek uzere ayrildik.

Iste boyle, Mezunlar Gunu'nun anlami bize gore, yalniz belli bir sureyi birlikte gecirmis insanlarin toplanip nostaljik anlar yasamasi degildi.

Gecmiste, ayni seyleri duymus, dusunmus ve "eylemis"; Bu sureci belli bir dusunus bicimini kazanmak olarak degerlendirmis; Simdiyse, yasam bicimine donusturdugu bu degerlerin zedelenmesinden rahatsizlik duyan insanlarin biraraya gelmesi gereken bir gundu, ve oyle oldu. Senede bir gun degil, daha etkin bicimde dernek ve subeleri araciligiyla ulkenin her yerinde surmesini diliyoruz.

"Ey ODTU ruh'u dogdunsa artik bir tepki ver"

Dernegimiz kurucularindan S. Yucel Ozden torende Dernegimizin 30. kurulus yildonumu nedeniyle yaptigi konusmayi ozet olarak asagida sizlere veriyoruz:

"...Bugun 30. Yildonumunu yasadigimiz olayin anlamini iyi tanimlamamiz gerekir. Bu tanimlamayi yaparken, 30 yil onceki durumu biraz olsun bilmekte yarar vardir."

"...O donemde, bu binalar yoktu, ama biz ogrenciler, bazi yenilikleri gerceklestiriyorduk. Koylere gazete dagitimi, agac dikme bayramlari ile simdiki bu ormanin ilk fidanlarinin dikimi, cesitli sosyal etkinlikler yaparak, ODTU'nun kuruldugunun halkimiza duyurulmasi gibi... Ayrica Universitenin yerlesik duruma gelmesi icin 1960 yilinda, o zamanin, Hukumet yetkililerine sesimizi duyurmak amaciyla, bir haftalik eylem yapmamiz onemli bir olay olarak anilarimizda yer almistir."

"...O yillardaki ilk mezunlar olarak, kosullari ne kadar mutevazi olursa olsun, hatta bugune gore ne kadar ilkel olursa olsun, okulumuzu, universitemizi, burada kurdugumuz arkadasliklarimizi cok sevdik. Bu guzel gunlerin anilarini bir omur boyu yasatmak, o guzel birliktelikleri devam ettirmek, ayrica, henuz kurulmus Universitemizin gelismesine katkida bulunmak dusuncesiyle, 1965 yilinda ODTU Mezunlari Dernegi'ni kurduk. Bu girisimimizde, o zamaki Rektor Sayin Kemal KURDAS'in, "Bu universitenin gercek sahipleri, mezunlari olmalidir" anlamindaki gorusleri onemli etken olmustur. Universitemizin o yil bize verdigi 50.000 TL. ile Dernek ve Lokalimizi kurduk."

"...Aradan gecen otuz yilda, cok olaylar oldu. Universitemiz gelisti, buyudu, cesitli evreleri yasadi... Ama zaman zaman uzuntu verici olaylar da goruldu. Ancak, simdi, otuz yil sonrasini gormekten, yasamaktan cok mutluyuz... Diktigimiz fidanlar orman oldu, temelini attigimiz binadan, bir buyuk Universite dogdu, akademik yasamlarina genc asistanlar olarak baslayan arkadaslarimiz profosor oldular, kendi icinden yetisen ogrencileri, bu Universiteye Rektor olarak atandilar... Hatta bizim cocuklarimiz bu Universitede okuyup, mezun oldular... Universitemiz mezunlari, hem kamu sektorunde, hem de ozel sektorde basarili hizmetler verdiler ve vermeye devam ediyorlar... Bu otuz yil bize, calisinca neler yapilabileceginin en guzel ve somut ornegini gostermistir. Her yil sayisi artan ODTU Mezunlari olarak daha iyiye, daha guzele ulasmak icin gayretlerimizi surdurecegiz. ODTU'lu olmanin onuru ve heyecaniyla, hem Universitemize hem de Ulkemize hizmete devam edecegiz."

"...Bu guzel gunde aramizdan ayrilan ogretmenlerimizi, arkadaslarimizi saygi ile aniyor, universitemizin gelismesine katkida bulunanlara en icten tesekkurlerimizi sunarken, nice Otuz yil torenlerinde tekrar bulusmak dilegiyle hepinize en icten saygilarimi sunarim."


SUBELERIMIZDEN

Antalya'da Geleneksel Bahar Yemegi.

ODTU Mezunlari Dernegi Antalya Subesi'nin geleneksel Bahar yemegi 22 Nisan Cumartesi gunu Club Otel Sera'da yapildi. 150'ye yakin uye ve yakinin katildigi yemek, Yonetim Kurulu Baskani Sefa Gurman'in acilis konusmasiyla basladi. Gurman konusmasinda, ODTU mezunu olmayan ancak ODTU'lu olan bir cok kisininde yemekte bulundugunu, onemli olanin ODTU mezunu olmak degil, ODTU'luluk ruh ve heyecanini tasimak oldugunu belirtti. Ayrica, "Her ODTU'lu bir ODTU'lu yetistirmalidir." adli bir kampanya baslatildigini ve hedefin burs fonuna katkida bulunarak yeni ODTU'luler yetistirmek oldugunu soyledi. Bu kampanya cercevesinde, burs fonunda kullanilmak uzere 500.000.000 TL.'lik cek Baskanimiz Sefa Gurman tarafindan Rektorumuz Prof. Dr. Suha Sevuk'e verildi.

Prof. Dr. Suha Sevuk ise yaptigi konusmada, ODTU'nun Turkiye ve Dunyadaki son konumu hakkinda bilgi verdi; Mezunlar Dernekleri ile iliskilere ozel bir onem verdiklerini, "Her ODTU'lu bir ODTU'lu yetistirmelidir." kampanyasini desteklediklerini belirtti. Ayrica, Universitenin ogretim kalitesinin korunmasi icin hicbir fedakarliktan kacinilmadigini ve zaman zaman odeneklerin azaltilmasi, hukumetlerle ters dusulmesi pahasina ODTU standart ve ilkelerinden vazgecilmedigini soyledi.

Konusmalardan sonra Mezunlar Dernegine calismalarina katkilarindan dolayi Yonetim Kurulu tarafindan Fahri Uye yapilmalarina karar verilenler ile Burs fonuna katkida bulunan arkadaslarimiza Rektor Prof. Dr. Suha Sevuk, Rektor Yardimcisi Prof. Dr. Ural Akbulut ve Prof. Dr. Aybar Ertepinar tarafindan siltleri verildi.

Toren sona erdikten sonra, yemekler yenildi, ickiler icildi, danslar edildi, Rus Revu grubu seyredildi ve bu eglenceyi kaciran arkadaslarimiz icin hep birlikte uzulundu.


Yeni Fahri Uyeler ve Burs Fonuna Katkida Bulunanlar:

Yeni Fahri Uyeler

1. Mehmet AKKOC, Antalya Serbest Bolge Zir. Bank. Mud.

2. Fikri BAYHAN, NET Holding - Mali Koordinator

3. Hulya BILGIN, Merve Otel Sahibi

4. Fikret DEMIRTURK, Guris A.S. Santiye Sefi

5. Giray ERCENK, Akdeniz Universitesi - Ogretim Gorevlisi

6. Erol ISBILIR, TRT - Gazeteci

7. Mustafa KARAKUZEY, Antalya Serbest Bolge Muduru

8. Azize KOC, Serbest Muhasebeci

9. Ayla ONER, Serbest Bolge- Uzman

10. Savas OZTURK, Iber Otel Belpark - Teknik Mudur

11. Mustafa SANLI, Akdeniz Universitesi - Ogretim Gorevlisi

12. Ahmet TEZEL, Kalkinma Holding - Kontrol Muh.

Burs Fonuna Katkida Bulunanlar

1. Omer AYDINER, Aydiner Insaat ((ODTU)

2. Tuana AYDINER, Aydiner Insaat (ODTU)

3. Osman AYIK, Sampiyon Tatil Koyu (ODTU)

4. Ahmet BARUT, Hotel Acanthus

5. Haydar BARUT, Hemera Otel

6. Dogan BERMEK, Mimar - Ithalatci (ODTU Fahri Uye)

7. Gulterim BERMEK, Mimar - (ODTU Fahri Uye)

8. A. Onur BILGIN, Cevre Muhendislik (ODTU)

9. Mustafa CALIK, Elderodar Phasilis Tatil Koyu

10. Ali CELIK, Mac Dersanesi (ODTU)

11. Abdulrezzak KEPEZ, Insaat Muteahhidi (ODTU)

12. Polat KURT, Kurtlar Denizcilik ve Tic. AS. (ODTU)

13. Muammer SOYSAL, MET muhendislik (ODTU)

14. Cahit UGURLU, Atayurt Oteli Santiye Mud. (ODTU)

15. Emir YILDIRIM, Basak Ins. Turizm ve Tic. AS.(ODTU)


BURS FONUNA

BAGISLAR...

Seyhan Cengiz Turhan (36.000.000) ve SEDA Insaat (25.000.000) gectigimiz ayin en yuksek bagis yapan kisi ve kurulusu oldular.

Mehmet Nazif Gunal (MNG) ise

96 Milyonluk taahhudunu asarak

120.5 Milyona ulasti ve listede

zirveye gecti.

Dernegimizce baslatilan Burs Kampanyasina yapilan bagislar devam ediyor. Bu konuda tum uyelerimizi yeni donem icin burs sayisini artirici calismalar yapmaya, daha duyarli olmaya ve bu konuda fikir uretmeye cagiriyoruz. Dilegimiz rakamlarin daha da artarak ODTU'lulere yakisir duzeylere ulasmasidir. Kampanya ile ilgili gelismeleri ve bagislari sizlere Bulten araciligiyla aktarmaya devam ediyoruz. Asagida sizlere gectigimiz donemle ilgili yillik bagis taahhutlerinin listesini ve yanda da da tum bagislar icinde en yuksek bagislari veriyoruz. ..


MAYIS - HAZIRAN 1995 BAGISLARI

Seyhan Cengiz Turhan (36.000.000) SEDA Insaat (25.000.000) Rauf Mollaoglu (12.000.000) DILER Demir Celik End. A.S. (6.000.000) Mustafa Mac (3.500.000) Asim Sirel (3.000.000) M. Turgut Demirbilek (2.000.000) Enis Baric (1.200.000) Aydinel Altintas (1.000.000)

Seyhan Cengiz Turhan (36.000.000) SEDA Insaat (25.000.000) Rauf Mollaoglu (12.000.000) DILER Demir Celik End. A.S. (6.000.000) Mustafa Mac (3.500.000) Asim Sirel (3.000.000) M. Turgut Demirbilek (2.000.000) Enis Baric (1.200.000) Aydinel Altintas (1.000.000)

KOCAELI'NDE SECIM.

Orta Dogu Teknik Universitesi Mezunlari Dernegi Kocaeli Subesi'nin secimli ilk olagan kongresi 28 Mayis 1995 tarihinde yapildi. 150 uyesi bulunan Dernekte Kurullarin olusumu soyle:

Yonetim Kurulu: Hasan EKSI (Baskan), Harun AKSOY, Hasan TAN, Ramazan OZ, Nalan KIZILIRMAK, Tulin BAYSAL, Taner DOGAN

Denetim Kurulu: Askin EMIRLER (Baskan), Ferahi ATIK, Ali CALISKAN

Kendi arasindaki gorev dagilimini ilk toplantida yapacak olan ODTU Mezunlari Kocaeli Subesi'ne basarilar dileriz.


ISTANBUL'DA TESIS ICIN ILK ADIM.

ODTU Mezunlari Dernek ve Subelerinin yoneticilerinin bu yilki en buyuk hedeflerinden biri de mezunlarimiza ve ODTU'lulere yakisacak tesisleri en kisa surede toplulugumuza kazandirmak.

Bunun somut bir ornegini gectigimiz gunlerde Istanbul Subemiz sergiledi. Bogaz sirtlarinda gerceklestirecekleri tesisin ilk adimini Baskanlari sevgili Ilhan CETINKAYA'nin onderliginde attilar.

Kendilerine basarilar diliyoruz.


SMMM Tartismasina Cevap... Ali Ismet Tekin*

Sayin Yilmaz Dervis'in 41. Sayidaki yazisini saskinlikla okudum. Neden sasirdim? Bir ODTU'lunun, sanirim Yilmaz arkadasim ODTU'lu, nasil olup da her isimi ben yaparim konusunda yazdigina sastim. Sanirim, giysilerini de kendi dikmekte, yargic karsisina kendi cikmakta, bina yaparsa projelerini kendi cizdigi gibi, ufak tefek, apandist, safra kesesi ameliyatlarinida kendi yapiyor.

Konuya onun ele alis sirasinda girersek, ayliklarin, kendi isinin basinda olanlara gore ne kadar sorunsuz oldugunu belirtmis ki, buna kim katilir acaba. Kendi isine sahip olmayi hangi aylikli hayal etmez ya da kendi isinin basinda olup da basarisiz olanlarin disinda kim aylikli calismayi hayal eder. Ve devamla, once kucucuk imkanli isten soz edip, sonra firmasinin Limited Sirket oldugunu belirtiyor. Simdi kucucuk islerin aylik muhasebeci ucreti ayda 500.000.-Tl.dir, agir gelmez, ama isinizi bir Limited Sirket unvani altinda yapiyor iseniz, artik size kucucuk demek yakisik almaz. Aylik 5.000.000.-TL. ucret uygulanan Limited Sirketin ozelliklerine bakalim; Alim-satim, imalat-insaat yapan, 10 ve daha fazla isci calistiran sirket. Demek ki arkadasimin kucucuk isini tanimlarsak: Ticaret, imalat ya da insaat yapiyor, en azindan 10 isci calistiriyor.

Peki bu ozellikleri olan bir firmanin Tek Duzen Hesap Planina gore kayitlarini SMMM olmayan biri tutabilir mi? Ozel zevkleri arasinda muhasebecilik olan yetenekli kisiler tabi, hele ODTU mezunu olduguna gore tutabilir. Ama bu ozel durumdaki kisileri korumak amaciyla kurulmaya calisilan vergide otokontrol sistemi delinmeli mi? Anayasa maddelerine siginarak haklilik kanitlamaya hic gerek yok. Devletin temel gorevlerinden biride gelirden esitlik ilkesine uygun vergi toplamaktir. Kullanilan yetki devlet yetkisi degil, devletin inceleme yetkisi sakli kalmak kaydi ile bir on kontrol mekanizmasidir.

Bizim kimseyi zorla musteri yapmaya niyetimiz yok. Biz bu ulkede yasayan her vatandasin devletin giderlerine geliri oraninda katkida bulunmasina hizmet ediyoruz. Yoksa devletin vergi toplayamamaktan getirdigi Hayat Standardi esasinin kalkmasi mumkun degil. Bu standart arkadasimi sirket kurmaya itmis olabilir. Devlet gercege uygun beyanlari bu otokontrol sistemi ile saglayarak, hayat standardi, ortalama kar haddi, asgari gayrisafi hasilat, gibi kafa vergisi uygulamalarini kaldirmayi, kacagi onleyememekten yukseltilmis vergi oranlarini asagiya cekiyor. Sirketler kurum, kurum stopaj, fonlar ve gecici vergi bir araya geldiginde %61.5 oraninda vergi oder. Peki %4 oraninda denetleme yapilan bir sistemde zarar etmesende zarar beyan ettigini dusunelim, her yil %4 incelenecek ve 5 yilda zaman asimina ugrayacagina gore denetlenme sansin en fazla %20. Sahis olup her yil hayat standardina gore vergimi odemeli, ya da sirket olup her yil zararmi beyan etmeli, ya da hem sirket olup zarar beyan etmeli ve hem de denetleme mekanizmasina siddetle karsi mi cikmali? Istanbul Barosunun Muhasebe ucreti odeyemez dedigi geliri dusuk avukatlarinin aylik odemesi gereken muhasebe ucreti ayda 600.000. TL. idi. Bu bedel havaya verilmiyor, her ay bir servis aliniyor ve vergi cezasi yeme riskine ortak olunuyor. Asil uzerimize ek sorumluluk yuklendigi halde ek ucret tarifesi uygulanmasina izin verilmeyen biz muhasebeci ve mali musavirler aglamaliyiz ama nedense meydani baskalalari bos birakmiyor ki bize sira gelsin.

SON SOZ: YETERLI GELIR OLMADIGINI ZORUNLU SMMM TESPIT EDIP, DOGRUDUR DIYE IMZALAYACAK YANI SMMM OLACAK, NOTER GIBI!

*Ali Ismet Tekin: SMMM, Izmir.

ODTU Ege Mezunlar Dernegi Denetleme Kurulu Baskani


OGRETIM ELEMANLARININ SIYASET YAPMALARINI ENGELLEYEN YASAKLARIN KALDIRILMASI UZERINE BASIN ACIKLAMASI

23 Haziran 1995 tarihinde bir basin aciklamasi yapan ODTU Ogretim Elamanlari, bildirilerinde ozetle su goruslere yer verdi:

... "Ogretim elemanlarina guvenmeyen bu kesimin gercekte kendilerinin guvene layik olmadigini dusunuyor ve bu kararlarin yeniden gozden gecirilmesini diliyoruz."

..."Kuskusuz universitenin ve universite ogretim elemanlarinin islevleri yalnizca universitedeki egitim ortami ile sinirli degildir. Toplumsal gelismede politik surece mudahale ve katilma bir luks olmayip tersine zorunluluktur. Ayrica universitelerin de bu zorunluluktan kacma sorumsuzlugunu gosterme haklari da bulunmamaktadir."

..."Universiteler ozerk olmalidir ve siyasi baski altinda tutulmamalidir. Ogretim elemanlarinin siyaset yapma ozgurlugunun olmamasi ise bizzat universitenin ne denli siyasi baski altinda tutuldugunun en onemli gostergesidir."


Sanayilesmis Ulkeler Cevreyi Yokediyor

Kubilay Dundar

TeknolojiÕnin ve SanayiÕnin urunlerine ve yasamimiza getirdigi kolayliklara bir yandan hayir diyemezken, ote yandan bugunumuze getirdigi gucluklere, yarinimizi yokedisine goz yumarak aldirmazlik edemiyoruz. Cunku cevreyi yani topragi, denizleri, havayi, kimyasal atiklariyla, fabrikalardan cikan gazlariyla, nukleer atiklariyla en cok kirleten sanayilesmis ulkeler. Ustelik giderek de uluslararasi anlasmalarin gerektirdigi cevreyi korumaya yonelik standartlara, maaliyeti dusurmek amaciyla uymayan yine bu gelismis ulkeler. Bu ulkelerin, son zamanlarda cevreyi koruma oranlarinda dusus kaydedildigi ve dolayisiyla cevre kalitesinin azaldigi ifade adiliyor.

Merkezi WashingtonÕda bulunan, Ekonomik Alternatifler icin Ulusal Merkez adli kurulusun yaptigi arastirmaya gore, kuzey yari kurenin sanayilesmis ulkelerindeki cevresel kalite, son 25 yilda buyuk oranda azaldi. En buyuk azalma ise Fransa ve KanadaÕda goruldu. FransaÕnin cevre kalitesi yuzde 41.2 oraninda duserken, KanadaÕnin cevre kalitesi de yuzde 38.1 oraninda azaldi. ABD ise yuzde 22.1 ile cevre kalitesinin bozuldugu sanayilesmis ulkeler icinde ucuncu sirada geliyor. ABDÕyi de yuzde 19.4 oraniyla Japonya izliyor. Cevre kalitesinin azaldigi diger sanayilesmis ulkeler ise yuzde 16.5 ile Almanya, yuzde 15.5 ile Isvec, yuzde 14.3 ile Ingiltere, yuzde 11.4 ile de Hollanda olarak siralaniyor.Sanayilesmis ulkeler arasinda cevre kalitesindeki azalmanin en dusuk oldugu ulke yuzde 10.6 ile Danimarka.

Rapora gore, gecen surede onde gelen sanayilesmis ulkelerin ekonomileri daha fazla buyume gosterseydi, cevresel kalite daha da kotulesecekti. Bu arada, cevre kalitesinin son 25 yilda daha da kotulesmesine ragmen sanayilesmis ulkeler, "sulfur oksidin azaltilmasi, hava kirliligi ve kanalizasyon" konularinda ilerleme kaydettiler. Bu verilerden de anlasildigi gibi Berlin konferansi sirasinda ortaya cikan gelismis ulkelerle, ucuncu dunya ulkeleri arasindaki tartismalarin ana temasi "cevreyi kirletme faturasini" kimin odeyecegi. Cunku cevreye en cok zarar veren sanayilesmis "zenginler" ve bu gelismis ulkeler cevre konusundaki kisitlamalara uymak istemiyor. Az gelismis "yoksullar" ise durumu kendi acilarindan degerlendirdiklerinde, zaten sanayi tesislerini yetersiz gorduklerinden bir de gelismelerinin onunde yeni engeller gormek istemiyorlar. Uretimi ucuza getirmek icin, hic bir standarda uymadan en fazla atigi yayarak, dunyayi en cok kirleten, Gelismis Ulkeler olduguna gore temizlemek de dogal olarak onlara duser; ancak buna pek istekli gorunmuyorlar.

Konunun diger yonuyse en azindan simdilik, bir tek dunya uzerinde yasiyoruz (aslinda uydu atiklariyla uzayi da kirlettik). Sigara icilen kapali bir ortamda nasil olsa ben icmiyorum demek sizi kurtarmaz. Kirliligin sonuclarindan, kirlenmede payi olsun veya olmasin, gelismis gerikalmis butun ulkelerin insanlari etkileniyor.Cevre konusu oyle bir konu ki, trafik kazasi gibi yuzde yuz hakli bile olsaniz yasaminizi yitirdikten sonra hakliliginizin bir onemi yok.

Nukleer santralimiz yok diye, Cernobil felaketinin sonuclarindan kacinmamiz mumkun olamadi. Guney Amerika'daki Yagmur Ormanlarinin yokolmasindan bize ne diyemiyoruz, nefes almak icin oksijen gerekiyor. Yani (kisisel veya ulke bazinda) Cevreye biz zarar vermiyoruz ki, demek yetmiyor. Bu dunyaya sahip de cikmak zorundasiniz.


BIR MEZUN = UC DIPLOMA Aydin Tiryaki *

Zorunlu Bir Duzeltme

ODTU'luler bulteninin gecen sayisinda bolumlerin mezun sayilarini ve ODTU Mezunlar Dernegi'ne uye olanlarin sayilarini iceren bir istatistik calismasi yayinlandi (1). ODTU Mezunlarinin ozellikle kendi bolumleri acisindan ilgisini cekebilecek bu calismayi ovguyle karsiladim. Bir cok mezunun yaptigini sandigim gibi ben de kendi bolumumun sayilarina baktigimda arastirmadaki hatayi ayrimsadim. 1994 yili basinda buna benzer bir calismayi Kimya Muhendisligi Bolumu icin yapmis (2) ve yil sonunda ayni calismayi guncellestirerek Kimya Muhendisligi Bolumu'ne sunmustum (3).

Yazinin basinda verilen sayilar BS Mezunlari olarak belirtilmis olsa da tablodaki mezunlar BS, MS ve PhD toplami olarak verildigi goruluyordu. Yani verilen sayilar lisans mezunlari sayilari degil bolumlerin verdigi toplam diploma sayilariydi. Bu hata en cok uyelerin mezunlara orani hesaplarini etkilemistir. Bunu bir ornekle anlatmaya calisacagim:

Yukarida sozedilen Ekim 1994 tarihli raporda Kimya Muhendisligi mezunlari 2556 kisi olarak verilmistir. Cetiner'in arastirmasinda ise 2563 kisi gorunmektedir. Iki sayi arasindaki fark 1994'un son aylarinda lisansustu diploma alanlar seklinde aciklanabilir.

Mezun Sayisi : 2556

BS : 2144

MS : 397

PhD : 15

MS veya PhD diplomasi alanlarin buyuk cogunlugunun lisans programindan oldugu gozlenmektedir. Ornegin 2556 sayisinda kendi adim 3 kez gecmektedir. 397 MS mezununun buyuk cogunlugu ve 15 PhD mezunun hemen hepsi icin ayni durum sozkonusudur. Ortak adlarin elenmesi ile gercek sayiyi bulmak olanaklidir, ancak ozellikle kimi bayan mezunlarin BS, MS ve PhD diplomalarindaki soyadi farkliliklari buna olanak vermemektedir. Yabanci mezunlarin buyuk bolumunun mezuniyet sonrasi ulkelerine gitmeleri nedeniyle mezunlar dernegine uye olmadiklari varsayimiyla, uye olabilecek mezunlarin sayisi daha da azalmaktadir. Kimya Muhendisligi Bolumu orneginde BS Mezunlarini dagilimi:

BS Mezunlari : 2144

TC Uyruklu : 1970

Yabanci uyruklu : 174

Mezunlar Dernegine uye olma yuzdelerini TC Uyruklu BS Mezunlari ozeline indirmekte yarar vardir. Buna gore Kimya Muhendisligi Mezunlari icin 677 G 1970* 100 = % 34 uye olundugu hesabi cikmaktadir. Bu durum goze alinmadan yapilan dergideki calismada bu % 26 dolayinda gorunmektedir. Noktadan sonra iki rakam ile sonuclari verilen bir calisma icin yaklasik dortte birden ucte bire degisim onemli bir hatadir.

Benzer sekilde Insaat Muhendisligi Bolumunun verdigi 5022 diplomanin 3936'si ve Makina Muhendisligi Bolumunun verdigi 4598 diplomanin 3715'i BS'dir.

Herseye karsin konuya yaklasimi ve iyiniyetli calismasi nedeniyle Sayin Cetiner'i kutluyorum. Sayilara dayanan bir calismalarin sanssizligi hatalarin kolay gorulebilmesidir. Bu yil sonunda benzer bir calismanin bu yazidaki uyarilari gozonune alarak yapilmasinda yarar vardir.

* ODTU Kimya Muhendisligi Bolumu, 1981 Mezunu

1. Cetiner, K. Fugen (Selcuk), "ODTU'LU: ODTU'LU =", ODTU'luler Bulteni, Sayi 42, 13-17 (Mayis 1995)

2. Tiryaki, A. "Ortadogu Teknik Universitesi - Kimya Muhendisligi Bolumu - Mezun Kimligi (1962-1993)", 114 sayfa, Subat 1994, Ankara

3. Tiryaki,A. "Ortadogu Teknik Universitesi - Kimya Muhendisligi Bolumu - Mezun Kimligi (1962-1994) - 1994 Eki", 22 sayfa. Ekim 1994, Ankara.


ODTU Gunu Kutlandi.

Her yil kutlanan ODTU'nun kurulus yildonumu geleneksel torenle kutlandi. Bu yil Universite Senatosu kararlari dogrultusunda ODTU Onur Doktorasi ve Takdir Odulleri dagitildi.

Bu yilki odulleri alanlar soyle:

ODTU Onur Doktorasi : Hayrettin Karaca

Takdir Odulleri : Osman Ozer Ozkan

: Omer Demiray

: Aydin Demiray

: Sefa Gurman

Odul alanlari kutluyor ODTU'ye hizmetlerinin ve basarilarinin devamini diliyoruz.


Bir kardesimiz daha oldu: METU Network

..."Nihayet nur topu gibi bir Network bebemiz oldu" basligi ile gelen bir fax mesajindan Avustralya ODTU Mezunlari Derneginin "METU Network" adiyla aylik haber bulteni cikarmaya basladigini ogrendik. Avustralya'da buyuk bir basari ile calismalarini surduren arkadaslarimizi bu girisimlerinden dolayi kutluyoruz.


DEVLET KONSERVATUVARINA ATATURK BUSTU

BIR ODTU'LUDEN.

1936 yilinda Ataturk tarafindan kurulan ve 1984 yilinda Besevler'deki bugunku binasina tasinan Devlet Konservatuvari'nin yeni binasina tasinmasindan 11 yil sonra girisine Ataturk bustunun tesisi Dernek uyemiz Ethem Atinc tarafindan gerceklestirilmistir.


Arkadasimizi bu guzel girisiminden dolayi kutluyoruz.

BODRUM TAXI.

Aileleri Bodrum'da tatil yapmakta olan mezunlarimizdan hafta sonlari arabalari ile Bodrum'a gitmek isteyenleri birbirleri ile bulusturmak ve yol arkadasi organizasyonu saglamak amaciyla sekreterligimiz hizmet vermektedir. Konu ile ilgilenenlerin sekreterlige basvurmalari rica olunur.


LOKAL BAHCESI HIZMETE BASLADI.

Dernek Lokalimizin bahcesi acildi. Ozellikle sicak yaz aksamlarinda uyelerimizin yogun ilgisini ceken bahcemiz gectigimiz ay acildi. Eskisine oranla biraz daha genisletilen bahce yeni bir menu ve hizmet anlayisiyla yine ODTU'lulerin vazgecilmez yeri olacak.


N. CELIK OZGEN'I KAYBETTIK.

ODTU Maden Bolumu 1967 mezunu ve Dernek uyemiz N. Celik Ozgen 'i kaybettik. Ailesine ve tum ODTU'lulere bassagligi dileriz.


INTERNET

3 HAZIRAN 1995 Cumartesi gunu yapilan "Cumartesi Soylesileri"nin konugu Dr. Atilla Ozgit INTERNET konusunda konustu.

Haber ve Yorum: Aydin Tiryaki

ODTU Bilgisayar Dairesi Baskani Dr. Atilla Ozgit

3 Haziran 1995 Cumartesi gunu ODTU Mezunlar Dernegi Lokalinde Internet konusunda bir soylesi sundu.

Saat 14.00 siralarinda Mezunlar Dernegi Lokali'nin ust kati bu toplanti icin hazirlaniyordu. Toplantida hem konusma hem de bir bilgisayar gosterisi oldugu icin bir turlu yerlesim duzenine karar verilemiyordu. Sonunda yerlesim ayarlandi, bilgisayar ve telefonla modem baglantilari yapildi. Salonu dolduran merakli topluluk soylesi icin hazirdi. Saat 14:15 dolayinda Ozcan Yalcinkaya'nin sunusuyla Dr. Ozgit konusmasina basladi. Internet konusuna genel bir giristen sonra dinleyicilerin sorulariyla yonlendirilen bir soylesi izledik.

Internet konusunda her duzeyde bilgi sahibi dinleyicilerin olmasi ve cok cesitli konularda ve duzeylerde soru sorulmasiyla konusma, izleyiciler icin ilginc bir duruma geldi. Kimi dinleyiciler nasil Internet kullanicisi olabilecekleri konusundaki meraklarini giderirlerken, kimi kullanicilar da bu konudaki sorunlarini dile getirdiler. Internet konusundaki teknik sorunlardan, yatirimlara, ucretlendirmeden PTT'nin Internet politikasina, PTT'nin T'sinin ozellestirilmesinin etkilerinden, kullanicilara hizmetin ozellesmesine, kutuphane arastirmalarinin nasil olacagina kadar bir cok konuda soruyu doyurucu bir sekilde yanitladi. Onumuzdeki gunlerde bu konularda ne gibi degisiklikler ve gelismeler olacagini anlatti.

INTERNET kullanicisi olmak isteyenlerin TUBITAK'a basvurarak kullanici kodu alabileceklerini soyledi. (*)

Toplantinin sonunda bilgisayarla Internet araciligiyla baglantilar yaparak bir gosteri sunuldu. Bu sirada dinleyiciler kendi aralarinda konusarak, bu konularda kendilerinden daha ileri duzeyde bilgi sahibi olanlardan bilgi edindiler.

Dr. Ozgit'in Internet soylesisi iki saatten uzun surdu.

Dinleyiciler gerek tartismaya katilimlarinda, gerekse toplanti sonunda bilgisayar basindaki sohbetlerinde toplantidan cok yararlandiklari izlenimini verdiler, Dr. Ozgit'in sunumundan guzel tadlar alarak ve bilgi sahibi olarak toplantidan ayrildilar.

Toplanti sonunda konuya ilgi duyan uyeler arasinda bir INTERNET CALISMA GRUBU olusturulmasina karar verildi. Bu konudaki calismalara Dernek'te baslandi.

* TUBITAK'tan ogrendigimize gore kurulus ucreti $50 ve aylik kira ise $4 olarak uygulanmaktadir. Bunun karsiliginda ayda 5 saat kullanim saglanmakta ve ek her saat icin $2 alinmaktadir.


Orta Dogu Teknik Universitesi Mezunlari Dernegi Aylik Yayini olan ODTU'luler Bulteni Ozcan Yalcinkaya tarafindan hazirlanmistir. Bultenin HTML'e donusumu ve WWW ortamina yerlestirilmesi Aydin Tiryaki tarafindan yapilmistir.